| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 124 |
| Tarih: | 09.08.2026 |
ŞENOL SUNAT (Manisa) - Sayın milletvekilleri, bu teklif şehit yakınları, gaziler ve vazife malullerinin yıllardır çözüm bekleyen bazı sorunlarına pansuman tedbirler sunuyor. Aylıklarda artış yapılıyor, geçmişte malul sayılmadığı için haklardan yararlanamayan bazı gazilerimize yeni haklar tanınıyor. Bunlar olumlu ancak çok yetersiz adımlar, yıllardır biriken sorunlar bütüncül biçimde maalesef çözülmüyor çünkü bu düzenleme gazilerimiz ve şehit aileleri arasındaki statü ve aylık farklılıklarını ortadan kaldırmıyor. Aynı vatan için aynı bedeli ödeyen insanlar arasında yeni ayrımlar üretiyor. Gazilerimizin haklarını kalıcı ve eşit bir statüye bağlamak yerine geçici maddelerle, tarihlerle ve kategorilerle sınırlandırıyor. Bu mudur gazilerimize reva görülen vefa? İktidara soruyorum, gaziliğin birinci sınıfı-ikinci sınıfı olur mu?
Gelelim 5'inci maddeye: Bu maddeyle terörle mücadele sırasında mermi, şarapnel, mayın saldırıları sonucu yaralanan ancak mevzuata göre malul sayılmayan bazı kahramanlarımıza aylık bağlanıyor ve birtakım sosyal haklar tanınıyor. Ancak bu madde bir mağduriyeti giderirken yeni mağduriyetlerin de kapısını açıyor çünkü düzenleme geçici sayın milletvekilleri. Kanunun yürürlüğe girmesinden önce yaralanan kapsama giriyor, yürürlüğe girdikten sonra aynı şekilde yaralanan kapsam dışında kalıyor. Üstelik başvuru hakkı da bir yılla sınırlandırılıyor.
Sayın milletvekilleri, bu teklifin yalnızca içeriği değil, Genel Kurula getirildiği tarih de başlı başına bir siyasi ibret vesikasıdır. Yıllardır gazilerimizin ve şehit ailelerimizin sesini duymayanlar, Güvenpark'ta hak arayan er gazilerimizin ve şehit ailelerimizin feryadına kulaklarını tıkayanlar, PKK ve KCK mensuplarına özel af getiren ihanet yasasının bir gün öncesi bu teklifi Genel Kurula getirmekten hiç utanmadılar, hiç gocunmadılar. Sormayacak mıyız; şehit analarının, şehit yakınlarının acısını bir nebze dindirmek için, gazilerin feryatlarını bitirmek için neden aylardır, yıllardır çalışmadınız; neden bugün diye soruyorum. Bu bir tesadüf değil. Bu, iktidarın alışık olduğu, aynen başka konularda da olduğu gibi, akıllarınca siyasi rüşvet.
Sayın milletvekilleri, gazilerimiz PKK'lı teröristlere yönelik af düzenlemelerinizin toplumsal tepkisini azaltmak için kullanılacak bir vicdan örtüsü değildir. Sizde vicdan kaldı mı; vallahi, hiç zannetmiyorum sayın vekiller. Şehit ailelerimiz iktidarın siyasi hesaplarının dekoru değildir. Gazilerimiz ve şehitlerimiz pazarlık masalarının denge unsuru değildir. Kirli pazarlıklarınızı gazilerimizin, şehitlerimizin fedakârlığı üzerinden aklayamazsınız. Şehitlerimiz ve gazilerimiz sizin siyasi günahlarınıza hiç kefaret değildir.
Daha evvelki gün Adalet Komisyonunda ağababalarınızın isteği üzerine İmralı canisinin onayıyla hazırlanan, PKK'lı hainlere af yolunu açan kanunun teklifi için o aceleciliğinizi, o telaşınızı tüm Türkiye gördü.
Sayın milletvekilleri, gazilik ve şehitlik bir sosyal yardım kategorisi içinde değerlendirilemez. Er gaziler ve er şehit aileleri neden Millî Savunma Bakanlığına bağlı değil -biraz önce Sayın Akar'a sordum da cevap alamadım- niye Aile Bakanlığına bağlı? İlk önce ayrım buradan başlıyor. Bu nedenle, çağırımız açıktır: Gazilerimizi sınıflandırmayın, haklarını geçici maddelere hapsetmeyin, dağdaki teröristlere ve Meclisteki siyasal uzantılarına ihtimam göstereceğinize bu ülkenin bekası için canını ortaya koymuş kahramanlara ve ay yıldızlı al bayrak için mücadele etmiş vatan evlatlarına vefa gösterin. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)