| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 124 |
| Tarih: | 09.08.2026 |
RIDVAN UZ (Çanakkale) - Kıymetli milletvekilleri, İYİ Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum. Gazi Meclisimizi ve yüce Türk milletini saygıyla selamlıyorum.
Konuşmama başlamadan önce, ben de bu kürsü dokunulmazlığı noktasında Sayın Turan Çömez'le ilgili Adalet Bakanlığının izniyle başlaltmış olan soruşturmayı kınadığımı ifade ediyorum. Dünyanın herhangi bir devletinde, bir Avrupa devletininde bu olsa orada Adalet Bakanını, atanmış bir Adalet Bakanını seçilmişlere karşı bu yaptığından dolayı o koltuğunda bir gün bile oturamayacağını buradan beyan etmiş olalım.
Teklifin geneli üzerinde dün bir konuşma yapmıştım, bugün aynı cümlelerle tekrara düşmek istemiyorum. 4'üncü maddeyle ilgili bu maddenin ne dediğini hep birlikte bakalım. "Terör eylemleri nedeniyle yaralanmış ancak malul sayılmamış bazı vatandaşlarımızın aylık göstergelerinin yükseltilmesi" diyor, 1'inci dereceye 27 bin, 6'ncı dereceye de 17 bin 820 lira öngörüyorsunuz yani terörle mücadelede bedel ödeyen insanlarımızı yine 6 ayrı dereceye bölüyorsunuz. Ardından bazı sosyal haklarını 1005 sayılı Kanun'a atıfla düzenliyorsunuz. Dün, bu atfın hukuki sakıncasını anlattım, bugün de siyaseten ne anlama geldiğini anlatmaya çalışacağım. Aynı siyasi iklimde ayrı bir çerçeve yasa tartışmasında DEM PARTİ Eş Genel Başkanı çıkıyor "Kategorik ayrım yapılmamalı." diyor, yetmiyor, "Yönetici şuraya bulaşmış, buraya bulaşmış, bulaşmamış ayrımı yapılmamalıdır." diyor. "Gelmek isteyen hiç kimse dışarıda bırakılmamalıdır." diyor. DEM PARTİ Grup Başkan Vekili de silah bırakanların, sürgündekilerin dönebileceği, cezaevindekilerin çıkabileceği ve demokratik siyasete katılabileceği bir hukuki düzenleme için teşekkür ediyor. Şimdi, iktidar çoğunluğuna yani sizlere soruyorum: "Terör örgütü mensupları için kategorik ayrım olmasın." talebi bu Mecliste tartışılabiliyor da PKK'nın ve diğer terör örgütlerinin saldırılarından bedeninden parça bırakmış gazimizin önüne neden 6 dereceli cetvel koruyorsunuz, bunu da neden tartışmıyorsunuz? Bir tarafta "Kimse dışarıda kalmasın." öbür tarafta gaziye "Sen birinci derecesin, üçüncü derecesin." Bu nasıl bir adalet terazisidir? Bakın, ben iki ayrı kanunu birbiriyle karıştırmıyorum, tam tersine, iki ayrı hukuk tartışmasının ortaya çıkardığı vicdan farkını gösteriyorum. Terörle mücadelede bedel ödeyen kahramanlarımızın hukukunda hâlâ derece, gösterge ve statü hesabı yapıyorsunuz, bir de 1005 meselesini ortaya koyuyorsunuz. İstiklal madalyası ve şeref aylığı var, 3713 sayılı Kanun başlığında ise terörle mücadele var. Aslında kanunların isimleri bile size doğru yolu gösteriyor. İstiklal Harbi'nin, Kore'nin, Kıbrıs tarihî hukukunu kendi yerinde tutun, terör gazimizin hakkını da kendi hukuki zemininde düzenleyin. Devletin yalnız sınır namusu olmaz arkadaşlar, devletin kavram namusu da olur. Kanunda kim, kimdir, hangi statü neyi ifade eder, tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde düzenlenmelidir.
Bakın, milliyetçilik yalnız kürsüde söylenen sözlerden ibaret değildir. Devletin tarihini, hukukunu ve kavramlarını yerli yerine koymak da en önemli milliyetçiliktir. 3713 önümüzde, 2330 önümüzde, yetmiyorsa gelin hep birlikte tek ve müstakil bir şehitlik, gazilik kanunu çıkaralım ama gazimizin hakkını kanun kanun dolaştırmayalım. Komisyonda Gazi Erdem Çerçioğlu bir cümle söyledi: "Biz, insan yerine konulmak istiyoruz." Bu söz Meclisin duvarlarına çarpıp geri dönmemelidir, bir gazi devlete "Beni insan yerine koy." diyorsa burada yalnız mevzuat eksikliği yoktur, burada vefa eksikliği de vardır. 4'üncü maddeyi yeniden düzenleyin, gazinin hakkını artırın, bu fedakârlığı sınıflandırmayın.
Terör örgütü mensuplarının affı için "Ayırım yapmayalım." denilen bir ülkede, gazinin fedakârlığı için de bir derece ölçütlemeyin. Vatan için verilen bedelin derecesi olmaz. Şimdi, şahadetin tarifesi, gazinin cetveli, vefanın derecesi olmaz. Bu ülkede Genelkurmay Başkanlığı yapmış, şimdi de Millî Savunma Komisyonunun başında olan bir kişinin görmeden PKK affını imzaladığı yasa varken bu ülkenin milletinin bunu takdirine sunuyor, Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum. (İYİ PARTİ, Yeni Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)