| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 124 |
| Tarih: | 09.08.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Türkiye'nin uzun yıllardır ağır bir çatışmanın ardından aslında barışa ve demokratik topluma geçişin hukuki zeminini inşa ettiğimiz tarihsel bir eşikteyiz ve yarın da bu Meclis, bu tarihe hep beraber eşlik edecek ya da hep beraber bu tarihe tanıklık edeceğiz.
Önümüzdeki düzenleme elbette eksiksiz değil. Biz de eksikliklerini hem Komisyonda hem kamuoyunda açıkça ifade ettik. Ancak eksiklikleri söylemekle tarihsel bir eşiğin önemini teslim etmek birbirinin zıddı değildir. Bu teklif, bütün eksikliklerine rağmen çatışmanın sonrası ilk kez bir hukuk çerçevesi içerisinde düzenleme öneriyor, içeriyor. Geçmişte bu meseleye ilişkin düzenlemeler güvenlik, ceza, teslimiyet ve pişmanlık ekseninde tartışılıp şekilleniyordu. Bugün ise silahların bırakılması ile hukuk ve demokratik siyaset arasında bir geçiş zemini kuruluyor; bu tarihsel önemini görmemiz gerekiyor. Toplumun çok farklı kesimleri bunun farkında aslında. Siyasi mahpuslar da bu kesimlerin başında geliyor. Bunu hâlen hapishanede bulunan önceki dönem Eş Genel Başkanımız Figen Yüksekdağ'ın sözleriyle de ifade etmek isterim. Kendisi şöyle söylüyor: "Çerçeve yasa teklifinde de barış teklifinde de barış sürecinde de en başından beri yaşanan ne kadar eksik varsa bu demokratik siyasetin, bizlerin, hepimizin eksiğidir, mücadelenin eksiğidir." diyor. Bu, önemli bir tespittir çünkü barış, yalnızca birilerinin hazırlayıp toplumun izleyeceği bir süreç değildir. Barış, hepimizin sorumluluğudur. Eksiklikleri gidermek, demokratik zemini genişletmek ve süreci daha kapsayıcı hâle getirmek de hepimizin görevi ve sorumluluğudur. Bugün, hapishanelerde bulunan siyasi tutsakların ortaya koyduğu barış iradesini de özellikle vurgulamak istiyorum ki az önce Selahattin Başkan ile Sayın Selçuk Mızraklı'nın mesajını da burada okumuştuk. Yıllardır özgürlüklerinden mahrum bırakılan insanların kendi özgürlüklerinden önce Türkiye'nin geleceğinde barışın kurulmasını savunması son derece değerlidir. Figen Yüksekdağ'ın bir başka sözü de bugün hepimiz için yol gösterici olmalıdır: "Eleştirdiğimiz kadar bu sürece müdahil olmalı, sorumluluk almalı ve çaba göstermeliyiz, göstermelisiniz." diyor. Bizim Meclisteki tutumumuz tam da budur, bu yasayı eksikliklerini görerek, eleştirilerimizi saklamadan, bununla birlikte, barış iradesini büyüterek ele alıyoruz çünkü bu yasa 86 milyon yurttaşın, Kürt'ün, Türk'ün, Arap'ın, Laz'ın, Çerkez'in ve adını sayamadığım bütün halkların ve inançların; kadınların, gençlerin, emekçilerin, bütün toplumsal kesimlerin ortak geleceğini ilgilendiriyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Teşekkür ederim.
Bu nedenle, bu ilk hukuki adımın ardından yapılması gerekenler de açıktır, demokratik siyasetin önündeki engeller temizlenmeli, kaldırılmalıdır, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmalı, kayyum uygulamasına son verilmeli, ifade, örgütlenme ve siyaset yapma özgürlüğü güvence altına alınmalı, yerel demokrasi güçlendirilmeli, başta kadınlar olmak üzere, toplumun bütün kesimlerinin sürece etkin katılım mekanizmaları oluşturulmalıdır. Biz bu yasayı bir son olarak değil bir başlangıç olarak görüyoruz. Tarihî bir hukuki başlangıç yapılmıştır. Bundan sonraki görev, bu zemini barışı kalıcı kılacak hukuki, siyasi, toplumsal ve ekonomik adımlarla güçlendirmek, demokratikleşmeyi derinleştirmek, çatışmasızlığın önüne geçerek eşit, özgür ve demokratik bir toplumu inşa etmektir diyorum. Meclisten sokağa herkes barışın arkasındadır.
Teşekkür ederim. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)