| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 124 |
| Tarih: | 09.08.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA UĞUR POYRAZ (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Evet, hafta sonu on sekiz, yirmi saat süren bir Adalet Komisyonu süreci yaşadık. Adalet Komisyonunda normal bir komisyon odasında hem komisyon üyeleri hem de birçok milletvekili, aşırı sıcak, hepimiz yorulduk. Söylenecek her şeyi söyledik, bütün ikazlarımızı yaptık, bütün çabalarımızı verdik, vermeye de devam edeceğiz. Oradaki konuşmalardan, bu Genel Kuruldaki konuşmalardan aklımda kalan, aklınızda kalan, kamuoyunun aklında kalan, aslında tekrar edildikçe bir slogan hâline gelen, tekrar edildikçe o sloganla birlikte, aslında büyük bir haksızlık oluşturan, terör ile Kürtleri bir arada değerlendirme ve herkesin bir mazeret olarak konuşmasının ya başında ya sonunda ya da ortasında "Kürt sorunu" diye tarif ettikleri bir durum var.
Bundan on dokuz ay önce "Terörsüz Türkiye" diye bir kampanya başlatıldı ama geldiğimiz noktada KCK terör örgütü ve PKK terör örgütü kurucu, yönetici ve mensuplarına has bir kanun teklifi Adalet Komisyonuna geldi ve devamında da Parlamentoya indiriliyor. O zaman bunun adına terörsüz Türkiye demeyeceğiz, bunun adına KCK terör örgütü, PKK terör örgütü yöneticileri, üyeleri ve kurucularına ilişkin süreç yönetimi diyeceğiz çünkü terörsüz Türkiye derseniz diğer tüm terör örgütlerine ilişkin de ve bunun sosyolojik altyapısına ilişkin de bunun ekonomik altyapısına ilişkin de bir çözüm getirmeniz gerekiyor; bir çözüm yok.
Bu Komisyon raporu hazırlanırken bu Komisyona mensup olan tüm partiler, o partilerin de üyeleri, milletvekilleri, her biri ayrıca bu Komisyon raporu yazılmadan önce kendi raporlarını yazdılar. "Demokrasi" dediler, "tutuksuz yargılama" dediler, "adil yargılama" dediler, "tarafsız ve bağımsız mahkemeler" dediler, diğer hassasiyetlerini dile getirdiler, ekonomik ve sosyolojik toplumdaki patlama noktasını anlattılar ama gel gör ki bu raporda o yazdıkları sayfalarca metinden hiçbir kelam yok ama buna rağmen bu raporu imzaladılar. Buna rağmen imzalanmış bir raporla bir kanun hazırlandı, bu kanunu geçen hafta da burada sorduk, dile getirdik. Bu Komisyondaki üyelerin haberi yok, o üyeleri o Komisyona veren partilerin genel başkanlarının haberi yok, sözcülerinin, yetkililerinin haberi yok. O gelen kanunla ilgili Adalet Komisyonunda birkaç ufak itirazla, ufak diyerek küçümsemek istemiyorum aslında... Hepiniz de mazur görün yani kızgınım ama Cumhuriyet adına mahcubum, bir cumhuriyet yurttaşı olarak mahcubum, bu süreci engelleyemediğim için mahcubum. Bu işten, bu yürütülen süreçten cumhuriyeti, üniter yapımızı, millî kimliğimizi sakınamadığım için mahcubum ama yolculuğum bitmedi, kavgamız bitmedi. Sayımız az, çok daha kalabalık burası ama inanın, inancımız, kararlılığımız ve bu cumhuriyete olan bağlılığımız, milletimize olan bağlılığımız, milletimizi koruma refleksimiz ve buna ilişkin hayallerimiz ve ülkümüz capcanlı. (İYİ Parti sıralarından alkışlar) O yüzden, hepinizden, yaşça büyükler varsa kardeşi olarak, yaşıtlarım varsa dostu olarak, bu Parlamentonun sizler gibi şerefli bir parlamenteri olarak... Bu gelen yasa dayanışma değil, bu gelen yasa toplumsal bütünleşme de değil. Hepinizle hayatımın sonuna kadar bütünleşirim ama bu ülkeyi bölmeyi, yıkmayı hedeflemiş, bunun için bir örgüte mensup olmuş, eline dişine kan değmiş kimseyle ne milletimi ne kendimi ne ailemi bütünleştiremem.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
UĞUR POYRAZ (Devamla) - Teşekkür ederim.
Ortada bir nedamet yok, ortada bir pişmanlık yok. İlk açılımda hatırlayın ne diyorlardı? "Silahlarını alacaklar, gidecekler." Yeni gelen süreçte "Silahlarını bırakıp gelecekler." Nereye gelecekler? Kanla, gözyaşıyla kurulmuş bu vatana, ilan edilmiş bu cumhuriyete ve sizlerin mebus olarak milletine, vatandaşına hizmet etmek için mücadele verdiğiniz bu ülkeye gelecekler. Kim gelecek? Terör örgütü mensupları. Neyle gelecek? Pişmanlık ve nedamet şartı bile yok, pişmanlık ve nedamet şartı bile yok. Elinizi vicdanınıza koyun, arkanıza yaslanın, gözünüzü kapatın, eşlerinizle, çocuklarınızla konuşun, ne olur doğrudan ayrılmayın, cumhuriyetten ayrılmayın.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)