GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:124
Tarih:09.08.2026

UĞUR POYRAZ (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; YENİ YOL Partisi Grup Başkanı Sayın Mehmet Emin Ekmen'e bu Parlamentonun şahsiyetine ve ruhuna uygun tutumu için, bir parlamenter sorumluluğu ortaya koyduğu için önce hepinizin huzurunda ayağa kalkarak kendisine teşekkür ediyorum.

Bu Parlamentonun şerefine, namusuna ve haysiyetine dönük her türlü davranış ve eylemi, bunun içerisinde yargının da haddini aşarak yaptığı eylemleri, söylemleri ve davranışları da yine ayağa kalkarak bu Parlamentoya olan saygımla dile getirmek istiyorum.

Bu elimizdeki Anayasa. Başkanım, 83'üncü madde diyor ki: "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar." Yasama dokunulmazlığı dediğiniz şey.

Bu kürsü, milletin kürsüsü. Dolayısıyla, bu kürsüde millete ilişkin kaygılarımız, duyumlarımız, tespitlerimiz, çözüm önerilerimiz muhalefet tarafından dile getirilir, iktidar tarafından da bu kürsüde muhalefetin dile getirdikleri dikkate alınarak ya da alınmayarak icraatlar dile getirilir ama bu Parlamento uzun zamandır ve toplum uzun zamandır "mış" gibi yaşıyor, Türkiye'ymiş gibi davranıyoruz. Dikkat edin, eczaneye gidiyorsunuz, eczacı yok, Suriyeli bir kalfa eczacıymış gibi davranıyor; bir restoranda yemek yiyorsunuz, artık garson yok, orada bir hizmet eden arkadaşımız var, "mış" gibi davranıyor. Türkiye uzun zamandır "mış" gibi davranıyor ve bunun sonucunda Parlamento da uzun zamandır "mış" gibi davranıyor. Yargı çok uzun zamandır "mış" gibi davranıyor, bizler yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı varmış gibi davranıyoruz. Bütün her şeyi "mış"laya "mış"laya "mış"laya "mış"laya memleketin geldiği nokta işte bu. Benim Grup Başkan Vekilim buradan bir konuşma yapıyor, bir konuyla ilgili kendisine gelen bir duyumu aktarıyor, gecenin bir saatinde Ankara Başsavcılığı -herhâlde yemiyor, içmiyor, bütün gün televizyon seyrediyor kimse ona bu durumu bildiren- hemen bununla ilgili soruşturma açıyor. Bu bir Parlamenter, bir Grup Başkan Vekili; peki, normal vatandaş ne halt yesin? Herkes korkuyor ya, herkes korkuyor! Yahu, biz neyden korkuyoruz ya? Mensubu olduğumuz devletten vatandaş korkar mı? Devletin kurumlarından vatandaş korkar mı? Terörist korkmuyor ya! Terörist korkmuyor çünkü on yılda bir terörün adı değişiyor; on yılda bir kahramanlar hain, hainler kahraman oluyor ve bu yirmi beş yılın sorumlusu iktidar hiçbir şey yokmuş gibi davranıyor. Çünkü onlara göre yargı tarafsız ve bağımsız, onlara göre Türkiye'de ekonomi muazzam, onlara göre Türkiye'de hiçbir sorun yok. İşte "mış" gibi Türkiye'sini yaratan, o "mış" gibi Türkiye'de yaşayan... İddia ediyorlar ki bizimle aynı Türkiye'de yaşıyorlar. Bizimle aynı Türkiye'de yaşıyorsunuz ama bizimle aynı Türkiye'yi yaşamıyorsunuz. Aynı Türkiye'yi yaşasanız zırhlı araçlarınızda, güvenlikli villalarınızda ya da apartmanlarınızda ya da sitelerinizde 8-10 bin tane teröristin serbest bırakılmasına tepki verirdiniz. Düşünce suçluları -amenna, saddakna- o da burada yazıyor "ifade özgürlüğü" yazıyor, "toplantı ve gösteri hakkı" yazıyor. Bunlarla ilgili, Anayasa'da ifade hürriyeti, düşünce hürriyeti, inanç hürriyeti olmasına rağmen, yine işgüzar uygulamacıların uygulamalarıyla insanlar cezaevinde. Elhak doğrudur, bunlarla ilgili Parlamento gereğini yapmalıdır ama eline silah almışla ilgili, bunu ideolojik bir amaçla almış için ya da kişisel amaçla almış için -ikisi de benim için fark etmiyor- birinin canını, bir devletin hükmi şahsiyetini hedef alan hiç kimse için bu Parlamento müsamaha aracı olamaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin.

UĞUR POYRAZ (Antalya) - Sizler olamazsınız, sizler olamazsınız, bizler de olamayız.

MUSA KÜÇÜK (Gümüşhane) - Konuşma be!

UĞUR POYRAZ (Antalya) - Konuşayım ağabey.

MUSA KÜÇÜK (Gümüşhane) - Bakma bana, bana bakma!

UĞUR POYRAZ (Antalya) - Ya, konuşayım. Niye bakmayayım? Sen benim gözlerime bak!

MUSA KÜÇÜK (Gümüşhane) - Allah Allah!

BAŞKAN - Karşılıklı konuşmayalım lütfen.

UĞUR POYRAZ (Antalya) - Dolayısıyla, parlamenter olarak da bu cumhuriyetin yurttaşları olarak da hassasiyetimizi ve önceliğimizi bu memleketin 86 milyon yurttaşı için kullanmak zorundayız. İster sağdan gel, ister soldan gel; Alevi ol, Sünni ol; Türk ol, Kürt ol; ülkücü ol, muhafazakâr ol; sosyal demokrat ol, fark etmiyor; hepimizi birleştiren çatı "cumhuriyet." İşte, o cumhuriyet için ve bu cumhuriyetin yurttaşları için buradayız.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)