| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 123 |
| Tarih: | 08.08.2026 |
MHP GRUBU ADINA MUSTAFA KALAYCI (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 289 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin tümü üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. Sizleri ve aziz milletimizi hürmetle selamlıyorum.
Kanun teklifi şehitlerimizin ve gazilerimizin ana ve babaları ile vazife ve harp malullerine tanınan hakların iyileştirilmesini, terörle mücadelede ve 15 Temmuzda yaralanmakla birlikte malul sayılmayan kahramanlarımıza aylık ve haklar verilmesini içermektedir.
Şehit aileleri, gaziler ve gazi ailelerine devletimiz tarafından verilen haklar uzun yıllar boyunca farklı tarihlerde yürürlüğe giren çeşitli kanunlarla düzenlenmiştir. Bu durum uygulamada bazı ihtilaflara ve farklı değerlendirmelere de yol açmıştır. Bundan dolayı şehit aileleri, gaziler ve gazi ailelerinden haklı talepler sıkça gündeme gelmektedir. Esasen, konuyu köklü bir şekilde çözüme kavuşturmak için şehitlik ve gazilik kavramlarını da kapsayan bütüncül ve müstakil bir düzenleme yapılması ihtiyacı bulunmaktadır. Bu konuda Millî Savunma Komisyonu Başkanımız Sayın Hulusi Akar ile Komisyon üyemiz Sayın Mehmet Ali Çelebi'nin öncülüğünde uzun süredir çalışma yapıldığını biliyoruz; bu kanun teklifi de yapılan çalışmanın bir parçası olup Sayın Komisyon Başkanımıza, milletvekilimize ve emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Bizim temennimiz, şehit aileleri, gaziler ve gazi ailelerine yönelik tüm konuları kapsayacak, hakkaniyeti gözetecek bütüncül bir düzenleme yapılmasına dair çalışmaların hızla tamamlanması ve önümüzdeki dönemde gündeme gelmesidir.
Türk milleti hem gaziliğin hem de şehadetin yuvasıdır; Türk vatanı şehit ve gazilerimizin kutlu bir emanetidir. Şehitlerimiz ve gazilerimiz, milletimizin asırlarca dimdik ayakta durmasının yegâne dayanakları ve ikamesi olmayan güçleridir. Elbette "Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır." Nice nice şehadetlerle, nice cesaret ve feragat örnekleriyle vatanın ve milletin bekası asırlarca korunmuştur. Vatan topraklarının her karışı, eski hâkimiyet havzalarımızın her köşesi şehit kanlarıyla sulanmış, Türk milletinin hatıralarıyla süslenmiştir. Türk milleti, yerin üstünde yaşayanlar kadar yerin altında sere serpe uzanıp sıra dağlar gibi duranların kutlu toplamıdır. Her şehit gönle düşen nar, toprağa düşen nurdur. Aziz şehitlerimiz, vatanımızın semalarında dolaşan ebedî muhafızlarımızdır. Şehitler ölmez, ölmemiştir, yalnızca bizler göremeyiz. Biliriz ki her şehit Yüce Allah'ın gufranıyla mükafatlandırılmıştır.
Anadolu coğrafyasından dört bir yana başımızı çevirip baktığımızda buram buram tüten Türk destanlarını görür, şühedanın aziz anılarını duyarız. Türk milleti gazi bir millettir, Türk devleti gazi bir devlettir. Türk tarihinin her dönemi isimli isimsiz nice gazimizin feragatleriyle bezenmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi de 2 defa gazilik beratını hak eden muhteşem bir millet eseridir. Merhum şairimiz Orhan Şaik Gökyay'ın da ifade ettiği üzere, nehirlerimiz bile gazi, dağlarımız bile kahramandır. Gazilik, haklı ve şerefli bir mücadelenin paha biçilemez mükafatı, vatan ve millet sevgisinin emsalsiz müdafaasıdır. Gazilik, düşmana meydan okuyan, korkuya savaş açan, inanmış bir yüreğin simgesidir. Gaziliğin bir adım sonrası şehadettir. Şehitlerimiz ve gazilerimiz Türk milletine emanet edilmiş manevi değerler olarak her zaman var olacaklardır. Şehidini ve gazisini tanımayan, tarihini bilmeyen ve millî kimliğini terk eden bir milletin bağımsız ve şerefli bir hayatı olduğuna tarih henüz tanıklık etmemiştir. Gazilerimize ve şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlamak devlet ve millet olarak vazifemizdir. Anayasa'mızın 61'inci maddesinde de "Devlet harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malul ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar." amir hükmü bulunmaktadır.
Şehitlerimize ve gazilerimize çok şey borçluyuz. Şehitlerimizin ailelerine ve gazilerimize ne versek azdır. Verilen haklar konusunda asla bütçe hesabı yapılmaz, yapılamaz. Büyük devletler şehidi ve gazisi için vereceklerinin hesabını düşünmezler çünkü şehitler ve gaziler, ülkesi için vereceklerini hiç düşünülmeden vermişlerdir.
Türk milletinin yaşaması için canını feda eden aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyor, cennetiyle, cemaliyle onları şereflendirmesini niyaz ediyorum. Kahraman gazilerimizi minnet ve şükran hislerimle anıyorum.
Değerli milletvekilleri, kanun teklifiyle şehitlerimizin ve vazife malullerinin tümünün ana ve babalarına bağlanacak toplam aylık tutarının asgari ücretin net tutarından az olmaması sağlanmaktadır. Böylelikle bugün itibarıyla 7 bin ila 9 bin lira alan bazı ana ve babaların maaşları da 14.037 liraya yükselecektir, sadece biri hayattaysa 28.075 lira alacaktır.
Şehitlerimizi ve gazilerimizi yetiştiren ana ve babalar başımızın tacıdır. Milliyetçi Hareket Partisi şehitlerimizin ve gazilerimizin ana ve babalarına her bir ana ve baba için en az net asgari ücret tutarında aylık bağlanmasını hep savunmuş ve seçim beyannamelerinde de taahhüt etmiştir. Şehit ve gazilerin ana ve babalarına bağlanan aylığın Cumhurbaşkanımız tarafından kanunda verilen yüzde 200 artırma yetkisi kullanılarak her biri için en az net asgari ücret tutarına yükseltilmesi beklentimizdir.
Kanun teklifiyle, bakıma muhtaç gazi ve malullere bağlanan aylıklara ilave olarak yapılan ödeme net asgari ücretin 2 katından 2,5 katına çıkarılmaktadır. Kollarını, ayaklarını, vücudunun bir kısmını kaybetmiş, bakıma muhtaç 660 malul ve gazimiz bulunmaktadır. Bu gazilerimize yapılan ödemenin en azından 3 katına çıkarılması uygun olacaktır.
Kanun teklifiyle, vazife ve harp malulü er ve erbaşların yeniden muayene yaşı 41'den 55'e çıkarılmaktadır.
Kanun teklifiyle, Terörle Mücadele Kanunu kapsamında vazife malulü olan erbaş ve erler ile güvenlik korucuları, öğrenciler ve sivillerin aylıklarında artış yapılması düzenlenmektedir. Buna göre, vazife malulü olan erbaş ve erlerin aylığının hesabına dair mevcut hüküm kapsamına güvenlik korucuları, öğrenciler ve sivillerin aylık hesabı da alınmakta ve bunların derece yükselmelerinde yükseköğrenim mezunu gibi işlem yapılması, 4'üncü dereceye yükselenler için 2100, 3'üncü dereceye yükselenler için 2200, 2'nci dereceye yükselenler için 3000, 1'inci dereceye yükselenler için ise 3600 ek gösterge rakamının esas alınması ve bağlanacak aylığın 35.398 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutardan az olmayacağı hükme bağlanmaktadır. Buna göre, gazilerin aylıkları, derecelerine göre 64 bin lira ile 86 bin lira düzeyine yükselmektedir.
Kanun teklifiyle, 15 Temmuz hain darbe ve işgal teşebbüsüne karşı mücadelede yaralanan ancak malul sayılmayan ve ilgili nizamname hükümlerine göre derece tespiti yapılamayan sivil kişiler ile kamu görevlilerine 17.135 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık bağlanması ve yüzde 4 ek ödeme yapılması düzenlenmektedir. Buna göre bağlanacak aylık bugün itibarıyla yüzde 4 ek ödemeyle birlikte 28.076 lira olup net asgari ücret tutarına karşılık gelmektedir.
Değerli milletvekilleri, kanun teklifiyle terörle mücadelede yaralanmış olmakla birlikte malul sayılmayanlardan ilgili nizamname hükümlerine göre derece tespiti yapılanlara bağlanan aylıklara dair gösterge rakamları artırılmakta, bunların muharip gazilerle ilgili mevzuatta sağlanan diğer haklardan yararlandırılmaları düzenlenmektedir. Buna göre, mevcut aylıklar yaklaşık yüzde 21,9 oranında artırılmakta, ayrıca muharip gazilerin haklarından yararlandırılmaları öngörülmektedir.
Yine, terörle mücadelede görevlerinin ifası sırasında yararlanmakla birlikte malul sayılmayan ve ilgili nizamname hükümlerine göre derece tespiti yapılamayanlardan Adli Tıp Kurumunun ölçütlerine göre hafif nitelikte olmayan yararlanmaya maruz kaldığı tıbbi kayıtlarla tespit edilen Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet ve MİT personeli ile güvenlik korucularına 17135 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık bağlanması öngörülmektedir. Buna göre, bağlanacak aylık bugün itibarıyla yüzde 4 ek ödemeyle birlikte 28.076 lira olup net asgari ücret tutarına karşılık gelmektedir. Ayrıca, bunların muharip gazilere sağlanan diğer haklardan yararlandırılmaları düzenlenmektedir.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak terörle mücadelede malul sayılmayacak derecede yaralanan ve derece tespiti yapılamayan kahramanlarımıza bu teklifle ilk defa aylık bağlanmasını ve haklar verilmesini canıgönülden destekliyoruz. Bununla birlikte, aynı durumdaki er ve erbaşlar ile kamu görevlileri ve sivillere de bu hakların tanınması, kahramanlarımıza gazilik ünvanının mutlaka verilmesi, yaralanma derecesine yönelik kısıtlama getirilmemesi görüşündeyiz.
Ayrıca, Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ve Cumhurbaşkanlığı tezkereleri doğrultusunda sınır ötesi harekât, barışı destekleme veya askeri iş birliği misyonlarında bulunup görev ifası sırasında yaralananların da kapsama alınması konusunda talepler bulunmaktadır. Terörle mücadelede yaralanmakla birlikte malul sayılmayanlara 1005 sayılı Kanun kapsamındakilere sağlanan hakların tanınması gaziler arasında karmaşaya yol açabilecektir. Bilindiği üzere, İstiklal Harbi ile Kore ve Kıbrıs'ta savaşa katılan muharip gazilerimiz ayrı, terörle mücadele gazilerimiz ayrı mevzuata tabidir. Bu nedenle, terörle mücadelede yaralanmakla birlikte malul sayılmayanlara kendi mevzuatında verilen hakların tanınması doğru olacaktır.
Milliyetçi Hareket Partisi gazi sayılmayan kardeşlerimizin hep yanında olmuştur. Gazi sayılmayan kahramanlarımıza "gazilik" ünvanının ve haklarının verilmesi konusunda, başta Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli tarafından olmak üzere defalarca çağrı yapılmış, gerek 2018 gerekse 2023 seçim beyannamelerimizde de taahhüt edilmiştir.
Millî birliğimizi, millî güvenliğimizi, millî bekamızı muhafaza için gerek yurt içinde gerekse de yurt dışında cesaretle mücadele edip vücudunun herhangi bir yerinden küçük veya büyük yara alan her gazimiz başımızın tacı, bağımsızlığımızın temel taşıdır. Vücudunda mermi veya şarapnel parçasıyla gezen kahramanlara aylık bağlanması ve haklar verilmesi çok değerli olmakla birlikte, "gazilik" ünvanının çok görülmesi izahını yapamayacağımız bir çelişkidir.
Ayrıca, 15 Temmuz gazilerimiz ile terörle mücadele gazilerimiz arasında örtülü ayırımın hakkaniyetli olmadığı da açıktır. Gazi sayılmayan mağdur kardeşlerimizin manen kazandıkları gazilik ünvanını resmen tanımalı ve onurla taşıyacakları, çocuklarına gururla anlatacakları gazilik beratını vermeliyiz.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak, bu hususların şehit aileleri, gaziler ve gazi ailelerine yönelik olarak çalışmaları devam eden bütüncül ve müstakil düzenlemede dikkate alınacağına ve farklı uygulamaların giderileceğine inanıyoruz.
Ayrıca, bu çalışmada şu hususların da dikkate alınmasında yarar görüyoruz: Kamu idarelerinde istihdam edilen gaziler ile şehit ve gazi yakınları için en uygun çalışma koşullarının sağlanmasına, hizmetli kadrolarına atananların büro hizmetlerinde görevlendirilmesine azami özen gösterilmesi hususunda 2018 yılında Başbakanlık genelgesi yayımlanmıştır. Bu genelgeye uyulmadığına dair şikâyetler bulunmaktadır. Konu yeniden ele alınmalı, yardımcı hizmetlerde çalışanlar genel idari hizmetler kadrolarına atanmalı, gerekirse kanuni düzenleme yapılmalıdır. 3713 sayılı Kanun'a göre, şehitlerin birden fazla çocuğu varsa sadece birine istihdam hakkı tanınmaktadır. Aziz şehitlerimizin tüm çocuklarının devlet kurumlarında istihdam edilmesi sağlanmalıdır. ÖTV'siz araç alma imkânından gazilerimiz de yararlanmak istemekte ve ilave istihdam hakkı talep etmektedir. Muharip gazilerimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafından Millî Mücadele Madalyası verilenlere Türkiye Cumhuriyeti tarafından da madalya verilmesini istemektedir. 5434 sayılı Kanun'un mülga 45'inci maddesi kapsamındaki ordu ve polis vazife malulleri aylıklarının artırılmasını ve memur olarak atandıklarında aylıklarının kesilmemesini talep etmektedir. Bugün, şehit aileleriyle ve gazilerimizle ilgili birçok dernek, vakıf, sendika, platform gibi kuruluşlar bulunmaktadır; bu durumu disiplin altına alacak bir düzenleme yapılması da gerekmektedir.
Değerli milletvekilleri, Türk tarihi birbiriyle eklemlenen kutlu zaferlerin ihtişamıyla süslenmiş, muazzam ve muzaffer bir millet ruhunun itibarıyla güçlenmiş ve yükselmiştir. Ağustos ayı Türk milletinin zafer dualarının kabul olduğu, meydanlarda kabaran iman ve iradesinin zulüm ve zilleti yendiği bir aydır. Malazgirt'ten Otlukbeli'ne, Mercidabık'tan Mohaç'a, Büyük Taarruz'dan Dumlupınar'a kadar Türk milleti muhteşem atılımların ve zaferlerin övüncüyle yoğrulmuştur. Bunlardan her biri tarihe mühür vurmuş, hepsi de birbirini tamamlamıştır. Bilhassa dokuz yüz elli beş yıl önce kazanılan Malazgirt Zaferi Anadolu'yu vatan yapan, zalimlerin hesabını bozan diriliş ve doğruluk şahikasıdır. Üzerinde yaşadığımız topraklar bin yıldır vatandır, bin yıldır Türk milletinindir. Dokuz yüz elli beş yıl önce üzerinde yaşadığımız topraklara kardeşliğin ve kader ortaklığının tohumları saçılmış, asırlar içinde de kökleşmiştir. Çok şükür kökümüz sağlam, önümüz aydınlıktır. Bin yıldır adımız, anımız ve acımız bir olmuş, birlikte gülüp birlikte ağlamanın asalet ve hissiyatı büyük Türk milletiyle vücut bulmuştur. Bilinmelidir ki vatanın bedeli şehadet ve gazilikle ödenmiştir. "Ölürsem şehit, kalırsam gaziyim." diyen soylu bir iradeyi yenecek, teslim alacak muhasım bir güce henüz dünya üzerinde tesadüf edilmemiş, bundan sonra da edilemeyecektir; aziz milletimiz işte böyle bir iradenin övüncüdür.
Türk tarihinin her döneminde millî bekamızın muhafazası için emsalsiz sorumluluklar üstlenmiş, en çetin imtihanları sabır ve vatanseverlikle geçmiş aziz ecdadımızı, büyük hakanımız Sultan Alparslan'ı, kahraman neferlerini, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, ülkü arkadaşlarını ve muhterem şehitlerimizi şükranla, hürmetle ve rahmetle yâd ediyorum. Allah hepsinden razı olsun, vatanımız sonsuza kadar var olsun.
Bu düşüncelerle Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak kabul oyu vereceğimiz kanun teklifinin ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini niyaz ediyor, konuşmamı İstiklal Şairi'miz Mehmet Akif Ersoy'un "Ordunun Duası" şiirinin şu mısralarıyla tamamlıyorum:
"Yılmam ölümden, yaradan, askerim;
Orduma 'Gazi' dedi Peygamberi'm.
Bir dileğim var, ölürüm isterim:
Yurduma tek düşman ayak basmasın!
'Amin' desin hep birden yiğitler,
'Allahuekber!' Gökten şehitler.
Amin! Amin! Allahuekber!"
Sizlere ve aziz Türk milletine saygılarımı sunuyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)