| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 123 |
| Tarih: | 08.08.2026 |
ONUR DÜŞÜNMEZ (Hakkâri) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bugün sevgili Aram Tigran'ın ölüm yıl dönümü. Kendisi "Bir daha dünyaya gelirsem bütün silahları eritip saz, cümbüş ve zurna yaparım." demişti ve barış türkülerini söylemeyi ahdetmişti, barışı görmeden bu topraklardan göçüp gitti. Biz, bugün, yine 8 Ağustos günü Meclis Adalet Komisyonunda barış için hukukun ilk adımını attık. Bu, sevgili Aram Tigran'ın ölüm yıl dönümüne ve barış için mücadele eden nicelerinin ölüm yıl dönümüne denk gelmişti. Biz de buradan sözümüzü yineleyelim: Barışa özlem duyan ve bu yönüyle dünyadan göçüp giden bütün canlılara söz veriyoruz, size o onurlu barışı mutlaka armağan edeceğiz ve mutlaka o silahları eritip saz, cümbüş ve zurna yapacağız diyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bizler suça sürüklenen çocukların kök nedeninin araştırılması için bir Meclis inceleme komisyonu kurmuştuk ve iyi de çalışmalar yaptı. Bu Meclis çalışma komisyonu bir sürü sosyal çalışmacı, akademisyen, yerel yönetici, psikolog ve alanlarında uzman kişileri dinledi; cezaevi ziyaretleri yaptık, yerel yönetim ziyaretleri yaptık, kaymakamlıklara gittik ve orada "Suça sürüklenmenin önüne nasıl geçebiliriz?"i tartıştık. Verimli bir Komisyondu ancak Komisyon raporu ve geldiğimiz aşamaya baktığımızda, maalesef ki bu çalışmaların tamamı gölgelenmiş oldu. Şöyle ki bizler orada çalışma yaparken benim en umut duyduğum an şuydu: Eğer biz çocukları suçtan uzaklaştırabilirsek, eğer onlara sosyal donatı yapabilirsek, eğer onlara yeterli çalışma olanakları sağlayabilirsek, eğer onlara spor aktiviteleri ve çeşitli aktiviteler kurgulayabilirsek çocuklar daha az düzeyde suça bulaşmış oluyorlar. Tekrar suç işlemede de bunun başarısını bize yerel yöneticiler göstermiş yani AK PARTİ sürekli söylüyor: "Siz niye bizim yaptıklarımızı takdir etmiyorsunuz?" Evet, o gün takdir ettik. Örneğin, Gaziosmanpaşa Kaymakamlığında Kaymakam ve orada çalışan arkadaşların o sunumuna baktığımızda umut dolduk. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanının sosyal donatılar yaptığını ve çocuklar için bir şeyler yaptığında sonuç aldığını görünce umut dolduk ama bugün geldiğimiz nokta o umudu tamamen ortadan kaldırmış durumda. Bizler suça sürüklenmenin nedeninin toplum olduğunu açıklamaya çalışırken, "Onları suça biz ulaştırdık, bizler bulaştırıyoruz, büyükler olarak bu sorumluluk hepimizin." derken maalesef ki Komisyon raporunda şunu söyledi: "Biz eğer ailelerine ceza verirsek, kendi yükümlülüğümüzü ailelere yüklersek, kendi üzerimize düşenleri yapmayıp aileyi sorumlu tutarsak biz yol alırız." dedi ve böyle bir deneme girişiminde bulundu.
Sayın arkadaşlar, eğer bir toplumda çocuklar suça bulaştırılıyorsa o toplumun tamamı bu suçtan sorumludur. Bunun için orada "suça sürüklenme" tabiri var ama bizler kendi yükümlülüğümüzü yerine getirmiyoruz, kendimizi sorumlu hissetmiyoruz; "Biz çocuklara cezayı arttıralım, onları daha fazla cezaevine tıkalım, bunu daha fazla kapatmayla sağlayalım ve sonuç alalım." diyoruz. Bu kabul edilir bir düzen değil; nitekim bizim Komisyonda dinlediğimiz tarafların tamamına yakını da bu minvalde bize aktarmalar, sunumlar yapmıştı.
Değerli milletvekilleri, umut dolduk dedik ama raporla maalesef o umudumuz, Komisyonun başlangıç evresinde yerleştirdiği o bariyerlerin aşılamaması bir tedirginliğe yol açtı.
Sizler çocukları kollukla daha fazla yüz yüze getirmeye çalışacak bir çalışmayı organize etmiştiniz ama kolluğun kendisi de dedi ki: "Biz çocuklardan ifade alamayız." Sizler cezaevini, oradaki eğitim destek evlerini onlara tatil beldesi olarak lanse etmiştiniz; biz gittiğimizde yeterli hijyen olanakları, nefes alabilecekleri yeterli havalandırma sistemleri yoktu. Bunları görünce geri adım atmadınız.
Ama buradan bir söz veriyoruz. Önce bir özür diliyoruz, bu kanundan etkilenen çocuklardan özür diliyoruz çünkü sorumlusu biziz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ONUR DÜŞÜNMEZ (Devamla) - Ama biz söz veriyoruz; bundan etkilenecek olan çocuklara suçtan daha uzak olacakları, suça bulaşmanın önüne geçecek politikaları hep birlikte hayata geçireceğimiz, barış ve özgürlük dolu eşit bir geleceği kurgulayacağımız politikaları hayata geçirmek için bütün mücadelemizi bu alana sevk edeceğimizin sözünü veriyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)