GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:123
Tarih:08.08.2026

FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri ve ekranları başında bizleri takip eden yüce Türk milleti; dün, Mekke'de atılan imzalar haber bültenlerinde öylesine alt yazı olarak geçiştirilecek, birkaç yorumcunun üstünkörü konuşup kapatacağı bir konu değildir bize göre. Ortada sadece bir metin yok çünkü, daha fazlası...

Hatırlayın, daha birkaç yıl önce sınır hattımızda krizler patlak verdiğinde bölge ülkeleri çoğu zaman birbirinden habersizdi, hatta birbirine şüpheyle bakarak hareket ediyordu. Sınır ötesinden atılan füzeler Kilis'e, Reyhanlı'ya düştüğünde, terör örgütleri sınırımızda cirit attığında muhatap bulamıyorduk. İstihbarat kopuklukları yüzünden az mı bedel ödedik? İşte, bu anlaşmanın temelindeki kolektif caydırıcılık kavramı tam da bu zafiyeti bitiriyor. Sınırın hemen ötesinde konuşlanan örgütlere karşı artık çok daha entegre bir mücadele yürütülecek, öyle günler süren bürokratik yazışmalar beklenmeyecek. Güvenlik ve istihbarat kurumlarımız arasındaki eşgüdüm en üst seviyeye çıkarılacak. Bunun sahaya yansıması doğrudan operasyonel hız demektir.

Bu anlaşmanın elbette tek başına Orta Doğu'nun bütün dertlerini bugünden yarına çözeceğini söylemek gerçekçi olmaz. Yılların birikmiş, kök salmış sorunları da var ve ortada; hepimiz için malum ancak bölgesel güvenlik anlayışında çok ciddi bir eşik atlandığı da bir gerçek. Haritaya bakınca bunu açıkça görüyoruz.

Yıllardır binlerce kilometre öteden gelip buralara nizam vermeye kalkanların rahatı bozuldu hem de ciddi anlamda bozuldu çünkü artık bu coğrafyanın gerçek sahipleri olan ve yıllardır büyük bedeller ödeyenler söz sahibi olmaya başladılar. Başkasıyla değil, komşularımızla kurulan bu ortak yapı dışarıdan gelen müdahalelere karşı da çekilmiş net bir settir. Irak'ta, Suriye'de masa başında harita çizenler artık karşılarında ortak hareket eden, ne istediğini bilen bir irade bulacaktır.

Bizim devlet aklımız meselelere sadece günlük çıkarlar, anlık kâr zarar hesapları üzerinden bakmaz. Orta Doğu'da, Afrika'da, ata yurdumuz Türkistan'da gelişmeler yaşanırken biz buraları salt petrol varili veya pazar payı olarak göremeyiz; gönül coğrafyamız oralardadır. Kerkük'te olan biten de bizim derdimizdir, Gazze'deki insanlık dramı da Doğu Türkistan'daki feryat da. Bu mesele çok çok önemlidir bizim için, gerçekten çok önemlidir çünkü Türkiye'nin zalime karşı durup mazlumun elinden tutması dönemsel bir politikası değildir; konjonktür değişir ama bu tarihî mecburiyet asla değişemez.

Şimdi, önümüzde çok kritik bir başlık var, hepimizin malumu, bugünlerde de Meclisimizde gündemde olan terörsüz Türkiye. Devletimizin güvenlik bürokrasisi bütünüyle bu hedefe odaklanmış durumda. Bugün eğer biz kendi içimizde ekonomik kalkınmayı, sosyal refahı, adaleti konuşacaksak önce sınırlarımızı tam manasıyla güven altına almak zorundayız, almak zorundayız. Enerjimizi, gencecik evlatlarımızı ve millî servetimizi yıllarca sömüren bu bataklıktan tam anlamıyla kurtulduğumuzda tüm gücünü üretime ayırmış bambaşka bir Türkiye konuşuyor olacağız. Bu bir hayal değil, şu an ilmek ilmek işleyen, işlenen bir süreçtir. Milliyetçi ülkücü hareketin pusulası bu süreçte hiç şaşmadı; rotamız, Kızılelma'dır. Tabii, bu kavramı sadece tarihî bir nostalji zannedenler var; elbette değil. Kızılelma, bugün savunma sanayisinde yüzde 100 yerlilik demektir, teknolojik üstünlük demektir, sınırlarında tam bağımsız karar alabilmek, kimseye boyun eğmemek demektir. Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonu da ancak bu sayede yani kararlı bir duruşla ete kemiğe bürünebilir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun devam edin.

FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Dışarıdan telkin bekleyen, başkasının aklıyla hareket eden bir anlayışla bu hedeflere asla ve asla varılamaz.

Türkiye, bugün kendi göbeğini kendi kesiyor, hiç kimsenin icazetini beklemeden, doğru bildiği yolda ilerlemeye devam ediyor. İnşallah, bundan sonrasında da çizdiğimiz bu istikamet doğrultusunda Türk ve Türkiye Yüzyılı'nda dünyanın en güçlü milletlerinden, devletlerinden biri olma yolculuğumuza kararlılıkla devam edeceğiz diyor, bu duygu ve düşüncelerle Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla bir kez daha selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (MHP sıralarından alkışlar)