| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 122 |
| Tarih: | 07.08.2026 |
SIRRI SAKİK (Ağrı) - Sayın Başkan, sevgili arkadaşlar; hepinize iyi akşamlar. "..."(*)
Ben bu akşam yeni fezlekeler ve dokunulmazlıklarla ilgili geçmişten bugüne kadar yaşanan sürecin tanığı olarak söylüyorum: Yıl 1994, dokunulmazlıklar kaldırılıyor. Savcılar ağzımızı açtığımız an hakkımızda fezlekeler düzenliyor ve gönderiyorlar. Fezlekeler bütün bizim konuşmalarımızdan. Ve sonrası karma komisyon toplanıyor, 3 kez benim için "Dokunulmazlığının kaldırılmasına gerek yok." dedi karma komisyon ama ilahlar emretmişti o dönem, Millî Güvenlik Kurulu bizim dokunulmazlıklarımızın kaldırılmasını istiyordu. Hatta ben komisyondan çıkarken birçok üye gözündeki yaşları siliyordu, "Böyle bir zulüm olmaz." diyordu. Şimdi, geldiğimiz noktada, yeniden fezlekeler var ve dokunulmazlıkların kaldırılmasını istiyorlar. Buradan çağrımdır bütün Parlamentoya: Halkın iradesine saygı gösterin, öyle elinizdeki gücü halka karşı kullanmayın. Milletvekilleri eğer dokunulmazlıkları varsa milletvekillerinin işlediği suçlar hiçbir dönem zaman aşımına uğramaz. Eğer bir günah işlemişse onları seçenler onlardan hesap sormalıdır ama bunların hiçbiri yapılmıyor. Bakın, benim dokunulmazlığım kaldırılırken sadece bir tek açıklamam var: "Ben demokratik siyasete inanıyorum. Kürt sorunu demokrasiyle çözülür, hukukla çözülür." dediğimiz için bizi tutuklayıp alıp götürdüler. Sonrası acı dolu yıllar başladı ve şu kürsüye çıkıp savunma yaparken aynen şunu söyledim: Size ilahlar emretmiş, siz el kaldıracaksınız ama biz çok haklı bir mücadelenin birer neferleriyiz, er geç döneceğiz ve bu kürsüye geleceğiz ve siz tarihin çöplüğünde olacaksınız. Bakın, biz bugün buradayız. Buradan dokunulmazlıkları kaldırılıp gidenler çok güçlü döndüler. Sevgili Selahattin Demirtaş'ın dokunulmazlığını kaldırdınız, ne oldu? Anadolu tabiriyle, başı dara düşen ta Edirne Cezaevinin kapısına kadar gidiyor. Onun için, halkın iradesine saygı gösterin.
Dünyanın her yerinde birçok hukukçu arkadaşım var; genelde delilden tutuklamaya gidilir ama benim ülkemde ilk önce tutuklarlar, sonra delil oluşturmaya çalışırlar. Bizi de alıp götürdüler, hiçbir delil yok. Sonra o dönem DGM savcıları, altlarında helikopterler, devletin bütün imkânlarıyla -DEP davasının bütün vekilleriyle ilgili- gittiler, devletin gücünü kullandılar bölgede, itirafçılar buldular. Hiçbir şey yokken bizim hesaplarımıza el koydular, "Bu paralar şuraya ait." çünkü hiçbir delil yoktu. Şimdi, diyorum ki Sevgili arkadaşlar, siz eğer Türkiye'de toplumsal barıştan bahsediyorsanız -özellikle iktidara sesleniyorum- Türkiye'nin ihtiyacı var, siz Türkiye'nin bir kesimiyle barışıp bir kesimini dövemezsiniz, yargılayamazsınız, barış hepimiz için geçerlidir. Siz her gün muhalif olan belediye başkanlarını alıp tutukluyorsunuz ama sizin belediyelerde hiçbir şey olmuyor mu, sizlerde hiçbir günah yok mudur? Belediye Başkanlığı görevinde bulunmuş biri olarak söylüyorum, her seferinde Ağrı'dan onlarca kez... İçişleri Bakanlığına sesleniyorum: Bakın, şuralarda yolsuzluklar yapıldı, İçişleri Bakanlığı müfettişler gönderiyorlardı, benim görevi aldığım günden bulunduğum güne kadar soruşturma. Ya, kardeşim, gelin beni soruşturun ama sizin belediye başkanlarınız birçok yolsuzluklarla iç içe. Bugün sadece size muhalif olanları alıyorsunuz, operasyonlar yapıyorsunuz, onun için ne dokunulmazlıkların ne de belediye başkanlarını bu şekilde yargılamanın Türkiye'ye hiçbir yararı yoktur. Türkiye eğer büyük bir barışı sağlayacaksa vallahi toplumun bütün kesimleriyle barışmak zorundayız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
SIRRI SAKİK (Devamla) - Çok teşekkürler Başkan.
Onun için diyorum ki sevgili arkadaşlar, bu Parlamento "Şu partiden, biz onlara karşı efendim, sessiz kalalım." Siz demokrasiye, hukuka karşı sessiz kalamazsınız. Demokrasi hepimiz için geçerlidir. Siz demokrasiyi Parlamentodan halka sunacaksınız, halkın sizden beklentisi de budur. Bunu yapabilirseniz bu Parlamentonun toplumda saygınlığı olur, bu Parlamentonun uluslararası arenada saygısı olur. Eğer bu Parlamento AİHM'in kararlarına, bu Parlamento Anayasa Mahkemesinin kararlarına saygılı olursa ülkemiz de saygın bir ülke olur. Onun için diyorum, geçmişte yaşanan ve hiçbir çare olmayan...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SIRRI SAKİK (Devamla) - Ben canlı tanığıyım, tam otuz iki yıl önce dokunulmazlığım kaldırıldı ve ben buradayım. O gün söyledik: "Biz geleceğiz, siz tarihin çöplüğünde olacaksınız." Eğer bugün yaparsanız dokunulmazlığı kaldırılan arkadaşlar er geç buraya gelecek diyorum.
Teşekkürler, sağ olun. (DEM PARTİ ve Yeni Parti sıralarından alkışlar)