| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 122 |
| Tarih: | 07.08.2026 |
TURAN YALDIR (Aksaray) - Değerli milletvekilleri, İYİ Parti Grubum adına söz almış bulunuyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu kanun teklifiyle, Türkiye'nin en ağır güvenlik meselelerinden biriyle yüzleşiyoruz. Çocuk yaşta defalarca suça bulaşan failler ve onları kullanan sokak çeteleri; 14-17 yaşındaki çocuklar önce madde bağımlısı hâline getiriliyor, sonra ellerine silah verilip masum insanlara karşı kurşun sıktırılıyor. Bu habis örgütler çocuğun yaşını ceza kalkanı gibi kullanıyor. Çocukların yaşı küçüldükçe suç örgütlerinin iştahı büyüyor. Eskiden çeteler aynı yolun yolcularına bulaşırlardı, bugün ise Telegram ve dijital mecralardan iş tutup masum insanlara salça oluyorlar. Uyuşturucu ve sanal bahis bataklığıyla çocukları tetikçi yapıyorlar. Oysaki bir çocuk kalem tutacağı ya da sanat öğreneceği yaşta silah tutup uyuşturucu kullanıyorsa burada çok büyük bir sorun vardır. İktidar bu konuya yıllarca seyirci kaldı. Kanunlarda insana karşı suç işleyenler için caydırıcılık neredeyse sıfıra indi. Suç işleyen çocukmuş, yetişkinmiş ayırt etmeden can yakanın canı kanunla öyle bir yanmalı ki suça meyli olanlar suç işlemeyi aklından dahi geçirmemeli. Daha önce bu kürsüden El Salvador örneğini vermiş ve sokakların temizlenmesi önerisinden bahsetmiştim. El Salvador daha önce cinayetin başkenti, uyuşturucu baronlarının ve suç örgütlerinin hâkim olduğu bir ülke iken üç yıl süren kararlı bir mücadele ülkeyi huzurlu ve güvenli bir hâle getirdi. Biz ise sokaklarımızda sayısı her geçen gün artan suç makinalarının başını ezme konusunda aynı kararlılığı neden göstermiyoruz? Ucu nereye dayanıyor ki bu çetelere bu kadar uzun süre göz yumuldu, yıllarca göstermelik operasyonlarla mücadele ediliyormuş gibi yaptınız, olan çocuklarımıza ve masum insanlarımıza oldu. Kanunun sustuğu noktada suç makinesi konuşur, cezasızlığın hüküm sürdüğü noktada vatandaşımız sokağa inmeye korkar, velhasıl çocukları tetikçi hâline getirip silahlandıran çeteler en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Sizlere daha radikal bir öneride bulunmak istiyorum: Hırsızlık, uyuşturucu, tehdit, tecavüz ve cinayet gibi suçlara defalarca bulaşmış ve sadece ıslah olmayan faillerin gönderileceği, cezalarını da en ağır şekilde çekeceği Suriye'de bir cezaevi inşa edelim. Böylelikle sokaklarımız temizlenmiş olur ve insanımız korkusuzca yaşayabilir.
Sayın milletvekilleri, ülkemizde ne yazık ki her yeni güne başka bir çürümüşlükle uyanıyoruz. Yalnızca son birkaç yılda ortaya çıkan rezilliğe gelin hep birlikte bakalım: "Ver parayı, al Türk vatandaşlığını." diyen vatandaşlık çetesi, yoğun bakım ünitelerini ticarethaneye çeviren yenidoğan çetesi, Gülistan Doku davasındaki kamu görevlilerinin alçaklıkları, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul katliamları, Kartalkaya Otel faciasındaki hukuk garabeti, Türk futbolunu bahis baronlarının oyuncağına çeviren suç şebekeleri, uyuşturucu ve sanal bahis çeteleri, sokak çeteleri tarafından katledilen Ahmet Minguzzi, Atlas, Hakan Çakır, Alperen Ömer Toprak cinayetleri ve Cem Küçük, Rasim Ozan Kütahyalı, Haluk Levent gibi ardı arkası kesilmeyen, her gün yeni kepazelikler...
Türk vatandaşlığını sahte raporlarla, milletimizin bağışlarını bahis hesaplarıyla, gazeteciliği şantaj iddialarıyla, kamu otoritesini ise örtbas iddialarıyla anıyorsak ne yazık ki topyekûn bir çürüme vardır.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)