GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:122
Tarih:07.08.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Aslında, Genel Kurulun çok aşina olduğu bir konu üzerine grubum adına söz aldım. Bugün uyuşturucuyu ve toplumda ulaştığı boyutları konuşmak üzere bir aradayız. Uzun zamandır bu meseleyi konuşuyoruz, ısrarla, üzerinde durarak bu meseleye dair aslında söylenmedik hiçbir söz de kalmadı; politik olarak, ekonomik olarak, sosyolojik olarak psikolojik boyutlarıyla gençleri, kadınları, çocukları nasıl hedef aldığına yönelik bütünlüklü bir konuşmalar, siyasetler silsilesi geçiyor buralardan fakat bir türlü iktidarı bu konuda bütünlüklü bir mekanizma oluşturmaya, uyuşturucuyla mücadele mekanizmalarını araştıracak bir komisyon kurmaya ne yazık ki ikna edemiyoruz. İkna edemediğimiz için bugün daha acı bir hakikatle yüzleşmek durumundayız çünkü Meclisin görev ve sorumluluk almadığı ve yapıp edemedikleri sebebiyle bugün uyuşturucu kullanım yaşı her geçen yıldan daha düşük seviyelere ulaşmış durumda, çocuklara kadar inmiş durumda ve ne yazık ki bu çarpıcı gerçek bize şunu ifade ediyor: Türkiye'de artık çocuklar da ne yazık ki uyuşturucu bağımlısı. Bu parlak ambalajların altında sürekli yapılan operasyonların ardından ne yazık ki büyük büyük rakamlar açıklansa da her gün "drone" görüntüleri paylaşılsa da Bakanlık, videoların arkasına müzikler ekleyerek ne kadar büyük narkotik operasyonlar, uyuşturucuyla mücadele operasyonları yaptığını ifade etse de ne yazık ki bunu bir kenara bıraktığımızda, uyuşturucu kullanımının satışının ve erişiminin tarihin en vahim boyutlarında olduğu gerçeğiyle karşı karşıya kalıyoruz. Çünkü bu hakikatin arkasında şöyle bir gerçek var ki: Türkiye küresel uyuşturucu trafiğinde artık sadece bir transit ülke değil, kilit bir pazar ve âdeta narkomerkez hâline gelmiş durumda. Bilindiği ama bilinmezden gelindiği üzere bağımlılık, sadece bir halk sağlığı sorunu değil, bugün bütün toplumsal krizlerin de en ağır sonuçlarından biridir. Altını çizerek ifade etmek istiyoruz ki bu mesele yalnızca güvenlik bürokrasisine ve adli süreçlere de sıkıştırılamaz çünkü emniyette, adliyede nedenler değil, sonuçlar konuşulur oysa politikacının işi sonuçlarla değil, nedenlerin araştırılmasındadır. Her gün övünülen büyük operasyonlarla eş zamanlı olarak bağımlılık yaygınlaşıyor, kullanım yaşı düşüyor, uyuşturucuya erişim daha da kolaylaşıyor. Ortada hakiki bir mücadele değil, sonuçları idare eden bir anlayış görüyoruz ne yazık ki. Sebep-sonuç ilişkisini görmezden gelerek yapılan hiçbir politika başarıya ulaşmaz. Mesele ciddiyetle ele alınsaydı eğer "Şu kadar kişiyi gözaltına aldık." demeden evvel ülkenin dört bir yanında nitelikli AMATEM'lere, ÇEMATEM'lere ve onların sayısına bakmak gerekirdi ama biz baktığımızda karşımızda vahim bir tablo görüyoruz. Verilere göre, kullanım yaşı düşmüyor oysa Diyarbakır Barosunun raporlarından biliyoruz ki uyuşturucu kullanım yaşı 12'ye kadar düştü. SAMER diyor ki: "5 yaşındaki bir çocuk bugün uyuşturucuya erişebiliyor." Peki, buna karşın Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu bize ne söylüyor? Diyor ki: Sadece 8 tane yataklı ÇEMATEM'im var, 8 tane de ayakta tedavi eden ÇEMATEM'im var, tedavi ve koruma mekanizmalarım bu kadar. Peki, bu korkunç tablo karşısındaki AMATEM'lerin ve ÇEMATEM'lerin mevcut durumunu, sayısını, yataklı merkez sayısını bize hangi ciddiyetle açıklayacaksınız merak ediyoruz çünkü biz karşımızda uyuşturucuyla mücadele etmek istemeyen bir iktidar görüyoruz eğer gerçek böyle olmamış olsaydı Sağlık Bakanlığı tedavi merkezleri olan AMATEM ve ÇEMATEM'lerin sayısını, bölgesel eşitsizliği dengeleyecek çalışmalar yapardı ama ne yazık ki bundan da oldukça uzak. Gençler insanca bir yaşama erişemezken, geleceğe korku ve endişeyle bakarken, çocuklar çok boyutlu ihmalin cenderesinde büyümeye çalışırken ne yazık ki bağımlılık bitirilemez çünkü bağımlılık tam da bu zeminlerde büyür, bu zeminlerde kendini var eder.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın.

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Devamla) - Türkiye'nin ihtiyacı olan daha fazla gösterişli operasyonlar değil, bilimsel verilere dayanan, koruyucu, önleyici ve onarıcı, iyileştirici, tedavi edici sosyal politikalardır. Yoksulluğu azaltan, gençlere gelecek kuran, çocukları kamusal hizmetlerle buluşturan, rehabilitasyonu güçlendiren ve toplumun bütün kesimlerini sürece dâhil eden bütüncül bir mücadele programına ihtiyaç vardır. Bugün bu Meclisin üzerine düşen de gereken görevi ve sorumluluğu yapıp uyuşturucuyla mücadeleyi merkeze alan teklif önerimizi kabul etmek ve bunun gerekliliklerini yerine getirmektir diyeyim. Eğer bu olmazsa ısrarla bu konuyu konuşmaya devam edeceğiz, bu konuda atmadığımız her bir adımın bir çocuğu, bir genci ve toplumun tamamını tehdit etmeye devam ettiği gerçeğini de her gün her fırsatta hatırlatmaya devam edeceğimizi söylüyorum.

Bütün Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)