| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 122 |
| Tarih: | 07.08.2026 |
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, Ege Üniversitesinde Anayasa’nın askıya alındığını görüyoruz. Vereceğim örnek Ege Üniversitesinden de aslında tüm üniversiteler benzer uygulamaları maalesef gösteriyor. 24 Temmuz 2026'da Rektörlük kararıyla gösteri, yürüyüş ve basın açıklaması benzeri etkinlikler önceden izne bağlandı. Bilmediğimiz bir durum mu var, sıkıyönetim mi var; ben merak ediyorum. Anayasa 34 çok net: "Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir." Ama buna rağmen, ne yazık ki Ege Üniversitesi böyle bir uygulama, böyle bir davranış gösteriyor.
Şimdi, daha acı bir durum var, 1995-2000 arası üniversitelerde okurken -ki "28 Şubat süreci" diyerek o gün alınan kararları çok sert bir şekilde eleştirdiniz, bazı eleştirilerinizde hakkınız da vardı ama- o gün belediye başkanı olan Cumhurbaşkanı bizim okula gelip söyleşi yapabiliyordu, bazı belediye başkanları derse gelebiliyordu, milletvekilleri gelip okulda konuşma yapabiliyordu. Şimdi, birçok üniversitede okula öğrenci kulüpleri bizi davet ettiği zaman "Hay hay!" diyoruz, bir saat sonra "Rektörlük size izin vermiyor." diyor. Ülke bu karanlık iklimi, bu baskıyı hak etmiyor, üniversiteler hak etmiyor. 90'lı yıllarda eleştirdiğiniz o süreçten çok daha geride bir demokrasiyi getirdiniz ülkeye. Neden öğrencilerin yürüyüş hakkını, toplantı hakkını, gösteri hakkını bir rektör Anayasa'ya rağmen alabiliyor? Bu gösteri yapılırsa orada alınması gereken öğrenciler mi yoksa bu kararı veren rektör mü? O rektör o koltukta oturmamalı. Ülke bu durumu gerçekten hak etmiyor.
Şimdi, salı günü çalışmaya başladık, önümüzdeki salıya kadar kesintisiz olarak çalışacağız. Ben her konuşmamda olduğu gibi bugün yine ülkenin ekonomik ve sosyal sorunlarını gündeme getirmeye devam edeceğim. Bakın, "Kazan, kazan, kazan." dediniz ama emeklinin işçinin maaşı taban taban yaptı. Bugün, üzülerek söylüyorum, en düşük emekli maaşı alan 5,5 milyon insan var, 5,5 milyon aile en düşük emekli maaşı alıyor, 7 milyonun üzerinde aile 25 bin liranın altında emekli maaşı alıyor yani 12 milyon 500 bin aile, insan bu ülkede üzülerek söylüyorum ki açlık sınırının çok altında maaş alıyor. Beyler, salıdan salıya yedi gün çalışacağız, hiç emeklinin "e"si aklınıza geliyor mu? Eğer bir ülkede 12 milyon 500 bin aile açlık sınırı 37 bin lirayken 25 bin liranın altında maaş alıyorsa bu Meclisin en büyük problemi budur, ülkenin en büyük problemi budur; bundan utanmalıyız, bundan sıkılmalıyız, bunu konuşmalıyız, bununla ilgili karar almalıyız. Bunu söylemekten dilimizde tüy bitti ama kulaklarınızı tıkadınız. Bugün nereden bakarsanız bakın, hangi ölçekten bakarsanız bakın, açlık sınırı kimine göre 35 bin lira, kimine göre 37 bin lira, kimine göre 36 bin lira ama 25 bin liranın çok üstünde. Bunu hep beraber düşünelim. Meclis kapanmadan önce bununla ilgili, en azından bir komisyon kurulsun, bir rapor hazırlasın, bu gerçeği Beştepe'ye bir yollasın. Meclisin asli görevidir bu.
Şimdi, ekonomi diyorum. Gerçekten akaryakıt fiyatları sinir bozucu bir hâl aldı artık. Dün 3,97 indirim bekleniyordu, ÖTV'ye gitti; 4,35'lik bir indirim daha gelecek, o da ÖTV'ye gidecek çünkü Eşel Mobil Sistemi önce, savaştan dolayı -çok doğru bir uygulamaydı- gelen zamların yüzde 75'ini ÖTV'den karşıladı, bu daha sonra yüzde 50'ye düştü, daha sonra yüzde 25'e düştü, şimdi, ekim ayında bu kalkacak. Peki, kalktığı zaman gelen zamlarla mazot 100 lirayı görecek.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Bakın, bu, bir felakettir; hem bu ülkede çalışanlar için, aileler için, şirketler için, tarım için, çiftçi için bir felakettir. Herhâlde hiçbiriniz hayal ve murat etmiyordunuz mazotun, 1 litre mazotun 100 lira olacağını. "1 litre mazot -yıllar önce- 1 dolar olacak." diyenleri yargıladınız, "Yalan bilgi yayıyorsunuz." dediniz. Şimdi 2 doların üzerine çıkıyor, bakın; 2 euroya doğru gidiyor, bakın. O yüzden, ekim ayı gelmeden önce bu zamlarla ilgili ÖTV'yi, eşelmobil sistemini tekrar değerlendirip, tekrar bir uygulama getirmelisiniz. Eğer akaryakıt fiyatlarının önünü alamazsınız, ülke bir felakete gider. Zaten büyük bir felaketin içerisindeyiz, çok daha büyük bir felaketi görürüz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Şimdi, günlerdir konuşuluyor, Akdeniz, mikro plastikle kaplanmış durumda. Nedir bu? Plastik artıkların sahilden, derelerden denizle buluşması ve denizi bir anlamda yok etmesi. Akdeniz'de, Mersin'de, Antalya'da, Konyaaltı'nda yurttaşlarımız mikro plastik atıklar içerisinde yüzmek zorunda kalıyor. Hem doğayı hem çevreyi hem insan sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Bakın, günlerdir bunu konuşuyoruz, günlerdir bu anlatılıyor ve maalesef ki bu birden olmuyor. Ama her konuda olduğu gibi, çevreye duyarsız olduğunuz gibi, bu ülkenin yaylalarına, meralarına, ormanlarına, denizine gözünüzü kapattığınız gibi bugün Antalya böyle bir tehlikeyle karşı karşıya, Mersin böyle bir tehlikeyle karşı karşıya.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Bitiriyorum Başkanım.
BAŞKAN - Devam edin.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) -
Çevre, bu ülke, denizlerimiz, dağlarımız, yaylalarımız hepimizin, bu milletin. Onu korumak iktidarın ve Meclisin en önemli görevi. Hepinizi duyarlı olmaya davet ediyorum.
Teşekkür ediyorum.