GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:122
Tarih:07.08.2026

FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri ve ekranları başında bizleri takip eden yüce Türk milleti; yüz yıllardır aslında hep aynı filmi izliyoruz, sahneler değişse de yıllar geçse de ana senaryo hiç değişmiyor. Kurmuş olduğumuz o büyük devletler ne zaman başını kaldıracak olsa, ne zaman bölgesinde kendi sözünü söylemeye kalksa bir şekilde dikkati dağıtılıp kendi içine döndürülüyor. 1980'lerden, 1990'lardan bu yana enerjimizi nereye harcadığımıza şöyle bir geriye dönüp bakalım: Hep içerideki gerilimlerle, toplumsal fay hatlarımızdaki sarsıntılarla uğraşmak zorunda bırakıldık. Oysa devlet aklının ve binlerce yıllık o tecrübemizin bize fısıldadığı çok net, çok basit bir gerçek var: Sivrisineklerle oyalanarak, sürekli günü kurtaran hamleler yaparak vakit kaybetmek yerine o sinekleri üreten küresel bataklığı kökünden kurutmamız gerekiyor. Coğrafyamızı on yıllardır bir kan gölüne çevirenler bizi kendi içimizde meşgul etmek için akla hayale gelmedik tuzaklar kurdular; hedefleri başından beri belliydi, Anadolu kalesinde bir gedik açmak ve Türkiye'nin etrafına, özellikle de sınır ötesindeki güç oyunlarına müdahil olmasını engellemek fakat hesap edemedikleri bir şey var, bu millet Çanakkale'de yedi düvele karşı direnirken de Sakarya'da, Dumlupınar'da küllerinden doğarken de asıl kudretini silahından ziyade doğulusuyla, batılısıyla omuz omuza vermesinden almıştı. Son günlerde bütün konuşmalarımda bu hususu özellikle belirtiyorum, altını özellikle çiziyorum. İşte, bugün kavgamızın asıl muhatabı bizi kendi içimizde yormaya çalışan o küresel oyun kuruculardır. Etrafımıza şöyle bir dikkatlice bakalım, okyanus ötesinden bölgemize nizam vermeye kalkanlarla, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi üzerinden bizi Akdeniz'in bir kısmına hapsetmeye çalışanlarla yüzleşiyoruz. Hele ki Gazze'yi yaşanmaz hâle getirip o arzımevut hayaliyle gözünü adım adım bizim topraklarımıza diken siyonist akılla doğrudan doğruya karşı karşıyayız. Doğu Akdeniz'de kurdukları o enerji forumlarını, Türkiye'ye karşı imzaladıkları savunma anlaşmalarını sayın milletvekillerim, bir düşünün, bir aklınıza getirin. Neden bu kadar telaşlılar, neden sürekli dördüncü, beşinci ülkeleri de yanlarına çekip Türkiye'ye karşı cepheyi genişletmeye çalışıyorlar? Sayın milletvekilleri, çünkü en büyük korkuları kendi iç meselelerini tamamen çözmüş, bin yıllık kardeşlik hukukunu yeniden güçlü bir şekilde tesis etmiş bir Türkiye'dir. Çok iyi biliyorlar ki silahların tamamen devreden çıktığı, sorunların konuşarak kardeşçe çözüldüğü ve gönüllülerin birleştiği bir ülkeyi dışarıdan hiçbir güç yıkamaz.

Yunanistan eski Maliye Bakanı Yanis Varoufakis, ülkesinin İsrail'den milyarlarca euroluk "Aşil Kalkanı" hava savunma sistemi almasına tepki göstererek bu hamlenin gerilimi tırmandırdığını, "Türk füzelerinin yarısını düşünürseniz bile Ankara 2 katını fırlatır." diyerek bütçenin silaha değil, halka harcanması gerektiğini savunurken aslında ülkemizin kudretini ve bu şer ittifakının tek umudunun bizim içeride birbirimize düşmemizden ibaret olduğunu çok net bir şekilde ortaya koymakta. Bunları iyi okumamız gerekiyor, bunları çok iyi takip etmemiz gerekiyor.

İşte, Milliyetçi Hareket Partisinin ve Cumhur İttifakı'nın bugün sahaya sürdüğü bu muazzam iradenin kalbinde yapılmak istenen şey son derece berrak, son derece açık: Yabancı başkentlerin elindeki en büyük kozu, o suni ayrılıklar üzerinden bizi içeriden kilitleme fırsatını onlardan ebediyen almak. Bazılarının gündelik siyasi polemiklerle anlamakta zorlandığı bu tarihî kucaklaşma dışarıya karşı "Benim sizin o kirli, karanlık senaryolarınıza harcayacak tek bir saniyem bile yok." diyen büyük bir devletin kudret beyanın da ta kendisidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Bizim için terörsüz Türkiye hedefi sadece bir güvenlik meselesi değildir. Asıl mesele yabancı istihbarat servislerinin, İsrail'in veya küresel sömürü düzeninin bu topraklarda müdahale aracı olarak kullanılabileceği tek bir zayıf noktanın bile kalmaması demektir. İç cepheyi öyle sağlamlaştıracağız, öyle bir tahkim edeceğiz ki dışarıdan bırakın operasyon çekmeyi kimse bu milletin arasına nifak sokmaya cüret bile edemeyecek. İçeride safları sıkılaştırdığımızda dışarıda dengelerin nasıl altüst olacağını aslında hepimiz çok iyi biliyoruz. Düne kadar bizim iç meselelerimizle meşgul olmamızdan cesaret alıp Doğu Akdeniz'de ve Ege'de bize karşı efelenenler karşılarında etle tırnak gibi kenetlenmiş, tek ses olmuş bir millet bulduklarında ne yapacaklar?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - O sırtlarını dayadıkları siyonist ağları onları kurtarabilecek mi? Elbette panikleyecekler, etekleri tutuşacak, masadaki bütün kuşatma planları bir anda çöpe gidecek. Artık ufkumuzu genişletme ve vites büyütme zamanıdır değerli milletvekilleri. İçerideki tüm engellerinden kurtulan Türkiye'nin bir sonraki ve kaçınılmaz adımı terörsüz bölge vizyonunu tam anlamıyla hayata geçirmektir. Kendi içindeki meselelerle kucaklaşarak, kardeşlik hukukuyla çözen bu devlet, sınır ötesindeki dış müdahale zeminlerini de ortadan kaldıracak, Suriye'de, Irak'ta, Doğu Akdeniz'de adalet ve istikrarın yegâne garantörü olacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Bize dışarıdan örülmeye çalışılan o husumet çemberini çelikleşmiş iç birlikteliklerimizle paramparça edip atacağız.

Değerli milletvekilleri, uzun lafın kısası, başkalarının yazdığı, başrollerini emperyalistlerin oynadığı oyunlarda bu milletin enerjisini harcama dönemi sonsuza dek artık kapanmıştır. Türkiye'ye dışarıdan zincir vurmaya kalkanlar karşılarında kendi içinde yorgun düşmüş bir ülke değil, kızıl elma ufkuna kilitli kilitlenmiş, tam bağımsız ve bölgesinde kendi kurallarını koyan güçlü bir devlet bulacaktır. Kardeşlik kazanacak, dış güçlerin beslendiği müdahale bataklığı ne pahasına olursa olsun kurutulacak ve emperyalizmin tüm kirli hesapları tarihin o karanlık sayfalarına sonsuza dek gömülecektir diyor, Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygılarımla selamlıyorum.