GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:121
Tarih:06.08.2026

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ne yazık ki adı ayıbımız olan bir yasa görüşüyoruz. "Suça sürüklenen çocuklar" kimin çocukları? Bu aziz milletin çocukları. Bilelim ki çocuklar bir toplumun ürünüdür. Ne yazık ki, yirmi beş yıldır iktidarda olan, millî görüş kökeniyle geldiğini söyleyenlerin kültür politikalarının, eğitim politikalarının, sosyal politikalarının, ekonomi politikalarının bir neticesi olarak bugün suç makinası hâline gelmiş olan çocukların durumunu görüşüyoruz. Daha acısı şu: Burada pek çok derinlemesine tartışma konusu olduğu hâlde, tek çözüm olarak "Cezaları artıralım, iş çözülsün." deniyor. Zaten Komisyondan bile belli; aileyle ilgili, sosyal yönle ilgili komisyon değil, Adalet Komisyonunun sorunu çözmeye çalışmasından zaten nasıl yaklaşıldığı ortada.

Ben, sadece bir şeyi arz edeyim. 3'üncü maddenin kaldırılması talebimiz. Öyle bir yasa ki, alelacele 14 Temmuzda getirildi, hemen aynı gün, yangından mal kaçırırcasına, atlı kovalıyor, bir an önce Komisyon, ardından Genel Kurula geldi. Madem bu kadar önemli bir konuydu, aylardan beri neredeydiniz? Ne yazık ki, paydaşların, akademisyenlerin, uzmanların, sivil toplum örgütlerinin, mağdurların yeterince dinlenmediği, apar topar bir ceza yasasıyla karşı karşıyayız. Daha acısı ise şu: Hatırlarsınız, 12 Eylül ihtilali yaş büyüterek idam kararı vermişti. AK PARTİ iktidarı ise, yaş büyüterek ceza veriyor. 12-15 yaş aralığını 15-18'e çıkarıyor. İşin özü bu ne yazık ki. Ve daha acısı şu ki, mantık yoksunu bir yasa. Bir taraftan "Çocuk büyüktür." diyeceği için sorumlu tutacaksın, bir taraftan da diyeceksin ki: "Yok, bu çocuktur, ebeveynleri de beraber sorumludur." Çünkü bu yasa -ne kadar iyi niyet taşır bilmiyoruz ama- bir kaprisin, bir inadın sonucu mu ortaya çıktı; o da tartışmaya açık bir soru.

Evet, yasada şunu görüyoruz: Az önce iktidar kanadı maddeyle ilgili ek önerge talebinde bulundu. Daha getirdiğiniz yasa Genel Kurul aşamasında lekeli olduğu için bir taraftan önergeyle düzeltme peşindesiniz. 2'nci maddede ek önerge, 3'üncü maddede önerge, 4'üncü maddede önerge... 1'inci madde hariç 2,3,4; maddelerin hepsinde de AK PARTİ yeniden düzeltme veriyor çünkü bir iş yapacaklar. Evet, yasada gördüğümüz şey şu; yasanın bir ana hedefi var: Ceza vermek; tali hedefi var: Islah etmek.

Bakın, bu Komisyonun kurulmasını AK PARTİ istemedi. YENİ YOL Grubu olarak bizim verdiğimiz önergeyle tuşa geldiniz, istemeye istemeye kabul ettiniz, Komisyon çalıştı. Şimdi, müessif olaylar yaşandı; Şanlıurfa ve Kahramanmaraş... Bununla ilgili de Komisyon kuruldu, aynı amaçla ilgili komisyon... Madem samimi bir ürün ortaya koymak derdindeydiniz, o 2'nci komisyon da çalışmalarını tamamlar, raporunu ortaya koyar, ikisi birlikte hareket ederdi.

MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Katillere madalya mı takalım, ne istiyorsunuz?

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Buyurun Tuba Hanım.

MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Madalya mı takalım katillere ne istiyorsunuz?

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Evet, anlayamadım ama problem değil.

BAŞKAN - Sayın Çalışkan...

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Başkanım...

BAŞKAN - Siz Genel Kurula hitap edin.

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Teşekkür ederim. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)

Dolayısıyla, burada bir kamu zararı var, kamu zararı şu: Madem bu ikinci Komisyona gerek yok, birinci Komisyon her şeyi bitirdi, öyleyse Şanlıurfa-Kahramanmaraş Komisyonunu derhâl feshedelim, kamu zararı var ortada ve Mecliste âdeta alay edilircesine bir yaklaşım söz konusu.

MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - El insaf!

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Bakın, baştan sona birçok... Evet, güzel yönleri muhakkak ki var ama...

MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - El insaf!

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Efendim?

MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - El İnsaf!

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Teşekkür ederim. "İnsaf" Evet, insaf, ben de zaten sizi insafa davet ediyorum. (YENİ YOL, Yeni Parti, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) 5 Ağustos gününde şu Meclisin...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Bu Meclisten aziz milletimizin...

BAŞKAN - Sayın Çalışkan...

Sayın Çalışkan, zaman zaman sözünüz kesildiği için size iki dakika veriyorum.

Buyurun. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Teşekkür ederim Başkanım.

Bu Meclis, bu demokrat, özgürlükçü kişiliğinizi hiç unutmayacak.

BAHADIR NAHİT YENİŞEHİRLİOĞLU (Manisa) - Başkana bir alkış. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Başkanım, Bahadır Bey, gerçekten bugün bizi çok mahcup ediyor. Centilmenliğiyle gerçekten hep siz kalın.

Değerli milletvekilleri, evet, yasanın içerisinde güzel maddeler muhakkak ki var, özünde köküne karşı olduğumuz bir durum yok. Hepimiz bu ülkenin iyiliğini isteriz ama bilelim ki bu işleri çözmek sadece cezayla olacak şey değil. Bakın, basit bir hadise, bıçak satışıyla ilgili pazarcı esnafa diyorsun ki: Senin bıçak satman yasak ama o bıçağın mafya dizilerinde, televizyon ekranlarında teşhir edilmesine hiçbir engelin yok. Sen burada RTÜK'le ilgili, okul idaresiyle ilgili, kamu yöneticileriyle ilgili, kendi sorumluluklarınla ilgili hiçbir tedbir, çözüm almamışsın sadece diyorsun ki, "Ben hapis cezası vereceğim, öylece olay bitecek." İşte hadise burada. (YENİ YOL sıralarından alkışlar) Bakın, başlangıçta iyi niyetle kurulan gözlem kurulu da artık yan sanayi mahkeme hâline geldi. Oluşturulan o âdeta iyi veya kötü niyetler -hepsini suçlamak istemiyorum- ama gözlem kurulu sanki hüküm almış tutukluya yeniden ceza veriyor. İşinize gelen kimselere lehte, kimisine aleyhte ceza veriyor. Evet, bugün, bir çerçeve yasası gündemde, bütün cezaevlerinde, bütün mahkûm yakınları pek çok davada -ki onlarca kez burada söyledik- hep düzeltme bekliyor ama bunların hiçbiri yok, sadece "Çocuklara ceza verelim." 12 Eylül taklitçiliği yaparak iş düzeltmeye çalışılıyor, yetersizdir, tekrar düzeltme yapılmalıdır, bir de yasadan bu madde çıkarılmalıdır. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)