GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:121
Tarih:06.08.2026

TURAN TAŞKIN ÖZER (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

"Suça sürüklenen çocuk" ifadesi şekli bir ifadenin çok ötesindedir. Bu nedenle çocuklara ilişkin değerlendirmelerde yalnızca cezaya konu olan eylemlerin ceza hukuku bakımından ele alınması, asıl meseleyi yani çocuğu suça iten ve bu koşulları üreten düzeni gözden kaçırmaya neden olacaktır. Ancak ne yazık ki kanunlarla ihtilafa düşen çocuklarla ilgili ülkemizin yasaları, devlet kurumları, yürütme sorumluları sınıfta kalmıştır ki önümüzdeki kanun teklifi de bunun en açık örneği. Teklifin tamamı çocuk adalet sisteminin koruyucu ve onarıcı anlayışından uzaktır. Çocuklara yetişkin ceza hukuku uygulanmasının önünü açmaktadır. Teklifte çocuklar bakımından uygulanan ceza indirimleri iddia edildiği gibi bir imtiyaz veya bağışlama mekanizması da değildir. Bir çocuğun iradesini ve kusur yeteneğini yetişkinlerle aynı ölçüde değerlendirmek ne hukuka uygundur ne de bilimsel verilere uygundur. Ayrıca, teklifle hâkime verilen takdir yetkisi nesnel ölçütlerden uzak ve cezaların alt-üst sınırlarını muğlak bir aralığa terk ediyor. Oysa çocuk adaleti anlamında en deneyimli hâkimlerin bile bu konuda yeterli uzmanlaşmaya sahip olmadığı Komisyonda çok tartışıldı, çok konuşuldu. Çocuk adaleti gibi özel uzmanlık gerektiren bir alanda yeterli uzmanlığı bulunmayan hâkimin takdirine bırakılan kararlar yarın telafisi güç sonuçlar doğurur, ki doğuracaktır. Türk Ceza Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu'na egemen olan çocuğun üstün yararı ile özgürlükten yoksun bırakmanın son çare olması ilkelerini imajınız uğruna ihlal ediyorsunuz. Ceza hukuku doktrini ceza miktarlarının artırılmasının ve hürriyeti bağlayıcı cezaların süre itibarıyla uzatılmasının suçu önlemede tek başına caydırıcı bir etki doğurmadığını açık olarak göstermekte. 18 yaş altı çocuklar sistemden dışlanıp damgalanmamalı. Sosyal inceleme raporları zorunlu ve etkili olmalı. Çocuk hakları konusunda uzmanlaşmış yargı ve kolluk mensupları görev almalıdır. Ceza ehliyeti yaşı bilimsel veriler ve uluslararası standartlara göre değerlendirilmelidir. Yapısal sorunlara odaklanılmadan sadece cezasızlık algısını kırmak elbette yetmez. Bakın, Avrupa'da başarılı örnekler bunu gösteriyor. İspanya'da uzman çocuk mahkemeleri ve disiplinler arası ekiplerle tekrar suç işlememe oranı yüzde 74'e çıkıyor. Almanya'da eğitim düşüncesi ilkesiyle fail-mağdur uzlaşması, sosyal eğitim kursları ve 21 yaşa kadar genişletilmiş çocuk hukuku uygulanıyor, minimum müdahale ve rehabilitasyon öncelikli.

Sayın vekiller, bu teklifte iktidar âdeta sorumsuzluğunu ilan etmektedir. Çocuğa ve ebeveynlere ceza yükünü yükleyerek işin içinden sıyrılma çabası peşindedir. Özellikle bu kanuna imza atan, bu Komisyonun başkanlığını yapan sizler iktidarın, devletin sorumluluğunu nereye koyuyorsunuz? Çocukların gündelik hayatında sürekli ve yeniden üretilen sosyal eşitsizlik, buna eşlik eden değersizlik, utanç, öfke gibi duygular suça yönelim riskini artırırken bu sorunlara karşı devletin sorumluluğu nerede? Kent çeperlerinde yaşayan çocuklar için eğitim, sağlık, ulaşım gibi kamusal imkânlara erişimin sınırlı hatta bazen olmaması kimin sorumluluğu? Bunların tartışılması gerekir. Uyuşturucu, silah gibi yasa dışı gelir kaynaklarının mahalle ölçeğinde kolay erişebilir hâle gelmesinin sorumlusu sadece çocuklar mı, devletin burada hiçbir sorumluluğu yok mu? Çocuklar ve gençler suç ekonomisi içinde en kolay devşirilen, kullanılan ve gerektiğinde en hızlı gözden çıkarılan kesim olarak görülürken bu sorunlu yapının çözümü çocuklara verilen cezaların artırılmasında mı saklı? Yani biz cezaları artıracağız ve bu sorunların tamamı çözülecek. Bu kanun teklifinde devletin sorumluluğu nerede? Bakıyoruz, bakıyoruz, biz devletin sorumluluğu göremiyoruz çünkü yok. Peki, öyleyse şimdi tüm vekillere soruyorum: Bizler, yasama mensupları olarak bizler bu çocukları bu sistemden kurtarmayı mı hedefliyoruz, yoksa zaten gözden çıkarılmış çocukları bu teklifi kabul ederek biz de mi gözden çıkaracağız?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TURAN TAŞKIN ÖZER (Devamla) - Başkanım, tamamlıyorum.

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

TURAN TAŞKIN ÖZER (Devamla) - Tekrar ediyorum, bizler, buradaki milletvekilleri yani yasama mensupları olarak bizler bu çocukları bu sistemden kurtarmayı mı hedefliyoruz, yoksa zaten çoktan gözden çıkarılmış bu çocukları bu teklifi kabul ederek biz de mi gözden çıkaracağız? Yeni Parti olarak biz burada tabii ki yokuz, biz çocukları gözden çıkarmayacağız ve sorumluluğunuzun bedelini -burada birçok milletvekili arkadaşımız bahsetti- iktidar olarak sorumluluğunuzun bedelini çocuklara ödetmenize elbette izin vermeyeceğiz diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)