GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:121
Tarih:06.08.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugüne dikensiz gül bahçelerinden geçerek değil darbelerle, sürgünlerle, zindanlarla sınanarak, gün yüzü görmeden gelmiş; darbe dönemlerinin baskısını bugünün yani sözde sivil dönemin sözde özgürlüklerine tercih eder hâlde olduğuna göre görüp görebildiği ferahlığı bugüne kadar düşünün işte. Dünden bugüne böyle direne direne, dövülse de sövülse de öldürülse de hatta tam da Uğur Mumcu'nun dediği gibi her parçasından yeni ve toplumla yaptığı sözleşmeden başka güç tanımayan kalem savaşçıları doğurmuş Türk basını kendisine yönelen zulmün şiddeti ne olursa olsun hep var olacak, hep haber yapacak; o haberler de hep toplumun gözü, kulağı, vicdanı olmaya devam edecektir. Keza ben çok güvenirim Anadolu'nun o kadim dayanıklılığına, zulmünüz artsın ki tez zeval bulasınız. Çeyrek asırdır kâh "Ananı al git." diye, kâh "Sus, nankörlük yapma." diye, kâh "Çapulcular." diye susturulmaya çalışılan Türk milleti Silivri'de defaatle yıktı, Saraçhane'de yıktı, en son Ankara'da Tandoğan'da yıktığı korku duvarlarını 16 Ağustosta da Kuvva'nın beşiğinde, Balıkesir'de ve ilk seçim sandığında da egemenlerin bir daha asla yeniden inşa etmeye cüret edemeyeceği şekilde yıkacaktır. Bütün bunlardan hiç şüphem yok da "ifade özgürlüğü" deyince ne anlaşıldığından hayli şüpheliyim çünkü kurucumuz Atatürk'e hakaretin hiçbir maliyetinin olmadığı, rejimin temel niteliklerine saldırının hiçbir maliyetinin olmadığı, cumhuriyete "zulüm rejimi" demenin mesela serbest olduğu, en ağır insanlık suçlarını övmenin, onlara kutsiyet atfetmenin serbest olduğu, en azılı suçluları, katilleri, canileri övmenin serbest olduğu bir düzende ifade özgürlüğü olmadığını söylemek güç, fazla bile var. Bu ülkede ifade değil, gerçek yasağı var aslında, doğru yasağı var. Truman Show'a benzetiyorum çoğu kere, erişim engelleriyle bir gecede ülkeyi 1 trilyondan fazla zarara uğratmak pahasına kurgulanan bu halüsinatif düzenin duvarlarını yıkıp narkozlanan kitleleri gerçekle buluşturacak şeyleri söylemek yasak sadece bu ülkede. İnsanların sorgulamasını sağlayacak işaretler bırakmak yasak hafızaya. Zaten basında bu yüzden hedef tahtasında, yüzleştirmesin diye ve fakat atlanan küçücük bir detay var. Gelinen ahval ve şerait öyle ki, hanidir tekrarlıyorum bunu, Artık göstermemek yetmez, konuşturmamak yetmez hâli pürmelalimizi yok saydırabilmeye.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

SELCAN TAŞCI (Devamla) - Konuşulmayınca yok olmayacak kadar derin çünkü yoksulluk artık; okulda baygınlık geçiren çocukların boş midelerinde. Konuşulmayınca yok olmayacak kadar derinde adaletsizlik; Gülseren Çalık'ın yüreğinde, Yasemin Minguzzi'nin, Güvenpark'taki gazilerimizin yüreğinde. Söküp atabilir misiniz yürekleri de?

Değerli milletvekilleri, biz bu önergeyi destekliyoruz ve bu önergenin binlerce insanın haksız ve hukuksuz şekilde operasyona uğramaya devam ettiği bir ülkeye demokrasinin bir terör örgütüne imtiyazla geleceği sanrısından uyanmasına vesile olmasını da temenni ediyoruz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)