GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:121
Tarih:06.08.2026

YENİ PARTİ GRUBU ADINA SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP, iktidara gelmeden önce Türkiye'deki mahpus sayısı 59.429 iken bugün 421.583 olmuştur. Bugün 304.390 kapasiteli hapishanelerde 421.583 mahpus vardır. Kısaca, hapishanelerde kapasite üstü 117.193 mahpus bulunmaktadır. Üstelik 2028 yılına kadar 50 cezaevi daha açmayı hedeflemektesiniz. Yeni cezaevi açmakla hiç uğraşmayın, ülkeyi zaten açık cezaevi hâline getirdiniz. Cezaevlerinde kapasite üstü 117.193 mahpus varken cezaevlerinden her gün kötü muamele, yatacak yatak bulamama, hijyen, ağır tecrit, sağlık hakkına ulaşamama, ailelerinden uzak cezaevlerine gönderilme gibi mahpus haberlerinin ve şikâyetlerinin gelmesi şaşırtıcı değildir. Anayasa’nın 17'nci maddesi açıktır: "Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz." Buna rağmen İnsan Hakları Derneği 2025 yılına ilişkin raporunda cezaevlerinde 24 bini aşkın hak ihlali tespit etmiştir. Türkiye Barolar Birliğinin, baroların, insan hakları kuruluşlarının, Meclis cezaevi izleme komisyonunun raporlarında da cezaevlerindeki hak ihlalleri vurgulanmıştır. Buna rağmen iktidar ihlalleri ortadan kaldırmak için ciddi ve kalıcı çözümler üretmemektedir. Cezaevlerindeki kadın mahpus sayısı 20.298, suça sürüklenen çocuk sayısı ise 4.666'dır. Cezaevlerindeki hukuka aykırı uygulamalardan en çok etkilenenler kadınlar ve çocuklardır. Kamuoyunda kuyu tipi olarak bilinen S ve Y tipi yüksek güvenlikli cezaevleri insan hak ve özgürlüklerini ortadan kaldıran yapılardır. Neden belirtmeden, talep olmadan ailelerinden yüzlerce kilometre uzağa yapılan rıza dışı sevkler sadece mahpusu değil aileyi de cezalandırmaktadır. Bu uygulama nedeniyle görüşme hakkı kâğıt üzerinde kalmakta, cezalandırma aileye de yansımaktadır. Bunun son örneklerini geçtiğimiz günlerde Üsküdar Belediye Başkanımız Sayın Sinem Dedetaş'ın Silivri'ye sevk edilecekken ailesine ve avukatlarına haber vermeden Tekirdağ Cezaevine nakledilmesinde de gördük. Çiğdem Mater ve Mine Özer'den de ailesinin ve avukatlarının bilgisi olmaksızın başka cezaevine sevk edildi. Artık sevkler, kötü muamele ve işkence hâline gelmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

SİBEL SUİÇMEZ (Devamla) - İdari gözlem kurulları soyut gerekçelerle "İyi hâlli olduğuna kanaat getirmedik." diyerek koşullu salıvermeleri engelleyebilmektedirler. Kısaca, infaz süresi artık mahkeme kararlarına göre değil, idarenin kanaatine göre belirlenmektedir.

Türkiye son yıllarda çok ağır bir adalet krizi içindedir. Cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri de bu büyük adalet krizinin bir parçasıdır. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı, iddianamelerin aylarca, yıllarca hazırlanmadığı, tutukluluğun tedbir olmaktan çıkıp için cezaya dönüştüğü, muhalefet belediye başkanlarının, gazetecilerin, avukatların, sanatçıların, öğrencilerin cezaevlerinde olduğu bir Türkiye'de ceza infaz sistemine ilişkin günden güne artan hak ihlali iddiaları ciddiye alınmalıdır. Bu nedenle, verilen önergenin kabul edilmesini talep ediyoruz. (Yeni Parti, DEM PARTİ, CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)