GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:121
Tarih:06.08.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA BURAK DALGIN (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, bizim hiç yaşamadığımız tip bir ekonomik buhranın ortasındayız. Bizim Türk krizinin parametresi bellidir; V tipidir, böyle vurur, aynı senede geri gelir. Hatırlayalım, 1994 böyleydi, 2001 böyleydi, daha sonraki krizler hep böyleydi. Şimdi, içinde yaşadığımız buhran L tipi, bu aşağı indi, böyle uzun bir kuyrukla devam ediyor, altı senedir, yedi senedir, sekiz senedir devam ediyor. Bunun neticesinde biz hem ekonomik olarak hem toplumsal olarak çürüyoruz. Neticede de geçen hafta 4K dediğim yani kolay para, kayıt dışı para, kara para ve kredi batağı denen 4K'lik bir tuzağa düşmüş durumdayız. Bu araştırma önergesi vesilesiyle bu kredi batağına bir bakalım: Şimdi 2023 senesinde bu Meclis toplandığında 28'inci Dönem başladığında Türkiye'deki kredi kartı borcu 1 trilyona varmıştı, varmak üzereydi. Şimdi trilyon tabii çok büyük bir para; 1'in yanında 12 tane sıfır, milyon kere milyon, hepimiz şaşırmıştık o zaman, bugün 3 trilyon liradayız. İhtiyaç kredisi benzer bir seviyedeydi, bugün 2,5 trilyon liradayız. Ben şimdi size soruyorum: Son üç senede geliri üçe katlanan orta direk vatandaş var mı bu ülkede, yok mu? Borç zaten tam da bunu finanse ediyor. Kredi kartı takibine düşen 900 bin vatandaşımız vardı bu Meclis başladığında, bu dönem başladığında. Bugün bunun 2 katındayız, 1,8 milyondayız, 1 milyon 800 bin kişideyiz; Balıkesir nüfusunun neredeyse 1,5 katı kadar insandan bahsediyoruz. İktidar 25'inci yaşına geliyor, 25'inci yaşını 25 milyon icra dosyasıyla kutluyor, her gün icra dairelerine 8.500 dosya geliyor. Şimdi, bütün bu rakamların arkasında bir insan var, bir aile var, bunlar sayı falan değil yani, borç kamçısıyla boynu bükülen insanlar var, o açmazla iş yerinde mobbinge, uzun süreli çalışmaya boyun bükmek zorunda kalan insanlar var, aydan aya hatta günden güne çalışmak zorunda olan, geçinmek zorunda olan insanlar var.

Şimdi, tabii "Borç artıyor." demek önemli ama eksik bir yaklaşım çünkü eskiden bu borç iki anahtar için alınırdı: Bir ev ve bir araba. Bugün bu borç günü geçirmek için alınıyor yani mutlu yarınlar için değil de günü kurtarmak için alınıyor. Şimdi, tablo ortada; 2022'den bugüne kadar kredi kartı borcu 7 kat artmış, ihtiyaç kredisi 3,5 kat artmış, ev kredisi 2 kat artmış. İnsanlar mutlu yarınlarını değil de günlerini finanse etmek için karşı karşıyalar bu borçlarla. Ekonomi yönetiminden arkadaşlarımız da ne diyorlar? "Vatandaş kredi kartı borcunu kessin." diyorlar; oldu paşam! Arkadaşlar, bu vatandaş, bu kredi kartıyla havyar falan almıyor; bu vatandaş bu kredi kartıyla evine peynir alıyor, çocuğuna defter alıyor, onu bir bilelim.

Şimdi, ülkemizde borcun millî gelire oranı görece düşük, OECD'ye göre çok düşük ama ciddi bir borç baskısı var. Neden? Buna bakmadan meseleyi çözemeyiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BURAK DALGIN (Devamla) - Toparlıyorum Başkanım.

BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.

BURAK DALGIN (Devamla) - Bu borç stresinin sebebi Türkiye'de faizin yüksek olması, vadenin kısa olması, reel gelirlerin artmaması. Bütün bunların neticesinde biz bu borç krizini yaşıyoruz. Neden bu böyle? Uyguladığınız ekonomi politikası sebebiyle böyle. Yani biz bir finans kriziyle falan karşı karşıya değiliz, biz refah mesesiyle karşı karşıyayız; o bakımdan biz bu önergeyi destekliyoruz. Türkiye'nin refaha ulaşması için bu borçla yüzleşmesi şart.

Sözlerimi şunu söyleyerek bitireyim: Değerli arkadaşlar, bu tablo "ekonomi programı" denen, "talep baskılama" denen iflas ettiği artık tamamen tescilli yani aslında milleti fakirleştirme odaklı ekonomik programın doğal sonucudur. Biz, bunun yerine arzı artıran, lobileri ve KOBİ'leri önceleyen, Londra bankerlerini değil orta direği öne alan, bolluk, bereket ekonomisi programıyla, inşallah, buradan çıkacağız.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)