GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:120
Tarih:05.08.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA CEMALETTİN KANİ TORUN (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Şüphesiz bizler bu coğrafyada yaşanan her acının ve her sevincin ortağıyız. Katliamlar, sürgünler, soykırımlar insan olmanın gereği olarak karşı durmamız gereken insanlık suçlarıdır. Kendilerini İslam'ın temsilcisi olarak gösteren IŞİD çeteleri ülkemizde de kanlı eylemler gerçekleştirdiler. 2015 yılında Diyarbakır'da, Suruç'ta, Ankara Garı'nda, Sultanahmet'te, 2016 yılında Atatürk Havalimanı'nda ve Gaziantep'te gerçekleştirilen saldırılarda yüzlerce vatandaşımızı kaybettik, binlerce insanımız yaralandı. Toplumsal huzurumuzu, birlikte yaşama irademizi hedef aldılar. Şengal'de yaşananlar da bu sadist zihniyetin kendini en çıplak hâliyle gösterdiği şeklidir. Tam on iki yıl önce, 3 Ağustos 2014'te, Irak'ın Şengal bölgesinde Ezidi halkına yönelik tarihin en ağır insanlık suçlarından biri işlendi. Bu saldırıların amacı yalnızca bir bölgenin ele geçirilmesi olarak asla okunamaz; bir inancı, bir kültürü ve bir halkı yeryüzünden silmeyi hedefleyen saldırılardı. 5 binden fazla Ezidi katledildi, yüz binlerce insan evini, köyünü ve toprağını terk etmek zorunda kaldı. En ağır bedeli ise kadınlar ve çocuklar ödedi, on binlerce kadın ve çocuk kaçırıldı; köle olarak kullanıldılar, tecavüze uğradılar. Küçük kız çocukları köle pazarlarında satıldı, erkek çocukları ailelerinden koparıldı ve kimliklerinden uzaklaştırıldı; bunlar planlı, sistematik ve canice işlenmiş insanlık suçlarıdır. Nitekim, Avrupa Parlamentosu, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi ve aralarında ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Kanada ve Hollanda'nın da bulunduğu çok sayıda ülke Ezidilere yönelik bu saldırıları soykırım olarak nitelendirmiştir çünkü burada yaşananlar Bosna'da ve Ruanda'da gördüğümüz sistematik yok etme politikalarının farklı bir coğrafyadaki yansımalarıdır. Bu büyük felaketin ardından çok sayıda Ezidi güvenlik gerekçesiyle ülkemize sığındı. Savaştan kaçmış olmak başlı başına güven içinde olmak anlamına gelmiyor. Burada ailelerini, çocuklarını kaybetmiş insanlardan bahsediyoruz; maddi ve manevi büyük yaralar alınmış bu insanların psikososyal desteğe ihtiyaçları vardır. İnsan ticareti mağdurlarının korunması, kayıp kadın ve çocukların akıbetinin araştırılması, faillerin uluslararası hukuk önünde hesap vermesi ve devletlerin uluslararası yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi Türkiye olarak bizim de içinde bulunduğumuz uluslararası kamuoyunun ortak sorumluluğudur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

CEMALETTİN KANİ TORUN (Devamla) - Bugün hâlâ binlerce Ezidi evine dönememektedir, hâlâ kayıp yakınlarını arayan aileler, esaretten kurtarılmayı bekleyen kadınlar vardır; işte, bu nedenle, Şengal'i yalnızca geçmişte yaşanmış bir trajedi olarak göremeyiz. Geçmişte hesabı sorulmayan tüm katliamların tekrar edildiğini hep birlikte gördük. Adaletin tesisi ve bu katliamların unutulmaması için çaba sarf etmeliyiz.

Ben tekrar Şengal'de katledilen kadınları, çocukları ve tüm insanlarımızı saygıyla yâd ediyorum. İnsanlık suçlarının, ayrımcılığın, temel hak ve hürriyetlerin korunduğu bir dünya için Meclisimizin sorumluluk almasını temenni ediyor, heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)