GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:120
Tarih:05.08.2026

YENİ PARTİ GRUBU ADINA KAYIHAN PALA (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, burada bir milletvekili Kürtçe bir konuşma yapsa mikrofonun sesi kapatılıyor ve Meclis tutanaklarına "bilinmeyen dil" olarak geçiyor. Aynı şey Lazca, Çerkezce, Gürcüce gibi bu ülkede konuşulan 30'dan fazla dil için de geçerli. Kürtçe bu topraklarda bilimsel araştırma sonuçlarına göre bin yıldan uzun zamandır konuşuluyor ama burada bir milletvekili konuştuğunda "bilinmeyen dil" olarak tutanaklara geçiyor.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Resmî dil Türkçe!

KAYIHAN PALA (Devamla) - Bir an bizi izleyen bir Kürt yurttaşın nasıl bir duygulanım içinde olduğunu anlamaya çalışalım.

Şimdi, değerli dostlar, Kürt sorunu uzun zamandır Türkiye'nin gündeminde ama ana akım partiler bunu bir türlü gündeme getirmeyi çok da istekli bir şekilde sağlayamamışlardı. Geçen yıldan itibaren ana akım partiler de hem Kürt sorununu kabul eden hem de nasıl çözülmesi gerektiğine ilişkin bir yol haritasını ortaya koymaya çalışan bir komisyon kurma konusunda büyük ölçüde anlaştılar ve bir komisyon kuruldu. Elimde bu Komisyon raporu var. Buradan yurttaşlara çağrımdır: Bu Komisyon raporunu herkes okusun. Bu Komisyon raporuyla ilgili birisinin ne dediği değil bu Komisyon raporunda ne yazdığı çok önemli. Bakın, Komisyon raporu ne diyor, biliyor musunuz? "Türkiye'nin üniter devlet yapısı, toprak bütünlüğü, Türkçenin resmî dil statüsü ve laik cumhuriyet ilkesi ortak temel değerlerdir." Komisyon raporundan söylüyorum, benim kişisel fikrim değil. Ve bu temel değerler ışığında Komisyon diyor ki: "Kardeşlik hukukunu gözeten, toplumsal rıza ve sürecin toplumca sahiplenilmesine olanak sağlayacak bir bütüncül yaklaşıma ihtiyaç var. Bütüncül yaklaşımın da bileşenleri var; en başta demokratikleşme, sonra eşit yurttaşlık, hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, ekonomik kalkınma." Burada demokratikleşmeyle ilgili öneriler de sıralanmış, deniyor ki: "Güvenli bir toplumsal ve ve siyasal ortam, ifade özgürlüğü, AİHM ve AYM kararlarının uygulanması..." Ki gerçekten bunu buraya koymak gerekir miydi yani bir hukuk devletinde "AİHM kararı uygulanacak." "AYM kararı uygulanacak." denilebilir miydi? Ama buradan iki isim üzerinden buna atıfta bulunalım yani Selahattin Demirtaş ve üç yıldır bu sıralarda oturması gerekirken bir türlü buraya gelemeyen Can Atalay'ın buraya gelmesini sağlayacak bir düzenleme yapılması, adında "demokrasi" olan bu Komisyonun raporunda da karşımıza çıkan kavramlardan bir tanesi.

Ayrıca, yargılama ve infaza ilişkin düzenlemeler, temel hak ve özgürlüklerin tam ve eksiksiz kullanılması, Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu'nun demokratikleştirilmesi, siyasi etik kanununun çıkarılması ve elbette, yerel yönetimlerde kayyum uygulamasının sonlandırılması.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

KAYIHAN PALA (Devamla) - Değerli milletvekilleri, bu ilkeler ve değerler ışığında hazırlanacak kanun tekliflerinin elbette Yeni Parti yanındadır, arkasındadır ama ben, örneğin, adında "demokrasi" geçen böylesine kapsamlı bir Komisyon raporu dururken demokratik değişimleri bir kenarda bırakan bir yasal düzenlemenin kapsamının ülkenin ihtiyaçlarına yanıt vermeyeceği kanısındayım. Bunu burada sizinle paylaşmak isterim. Sorun yalnızca güvenlik politikalarıyla çözülemez, geniş kapsamlı bir demokratikleşme paketine ve çok ciddi hukuki reformların yapılmasına ihtiyacımız vardır. Bunların tamamının Meclis çatısı altında, çoğulcu demokrasi, eşit yurttaşlık ve toplumsal mutabakat temelinde çözülmesi için biz elimizden geleni yapmaya hazırız.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)