GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:120
Tarih:05.08.2026

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüz beş yıl önce bugün Millî Mücadele tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olan Başkomutanlık Kanunu'nun kabul edildiği tarih. 5 Ağustos 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya Başkomutanlık yetkisi vermiştir. Bu karar işgal altındaki bir milletin bağımsızlık iradesini tek bir hedefle birleştiren tarihî bir adımdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu yetkiyi kişisel bir iktidar aracı olarak görmemiştir, bu yetkiyi millet egemenliğinin ve bağımsızlık mücadelesinin sorumluluğu olarak görmüştür. Başkomutanlık görevi, Büyük Taarruz ve 30 Ağustos zaferine uzanan sürecin en önemli kilometre taşlarından biri olmuştur. Bu anlamlı günün yıl dönümünde Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, Kurtuluş Savaşı'nın tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.

Değerli milletvekilleri, evet, dün Meclisin çalışma takvimini, çalışma şartlarını, gündemini uzun uzun konuştuk. Bugün 6 Ağustos. 1 Temmuzda tatil olması gereken Meclis bugün çalışacak ama neyi görüşeceğimiz...

BAŞKAN - 5 Ağustos...

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Anlamadım.

BAŞKAN - Ayın 5'i.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Ha, 5, pardon... 5 Ağustos Sayın Başkan, düzeltirdik onu, neyse.

Herhâlde bu karışıklığı süreme eklersiniz umarım.

Evet, 5 Ağustos.

Maalesef ki üzülerek söylüyorum...

BAŞKAN - Çok özür dilerim...

Bu da benim hatipleri ne kadar dikkatli dinlediğimin bir göstergesi. (AK PARTİ ve Yeni Parti sıralarından alkışlar)

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Sağ olun Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Otuz beş gün fazla bir çalışma süremiz var ama biz neyi görüşüyoruz? Biz bugün neyi görüşeceğiz, yarın neyi görüşeceğiz? Daha bu planlanmamış. Maalesef ki burada olan milletvekili üç saat sonra hangi konuyu görüşeceğini bilmiyor ama bakın, kamuoyu araştırmalarında, milletin gündeminde çok önemli sorunlar ve başlıklar var. Türkiye'nin toplumsal sorunları, birbirini etkileyen bu çok boyutlu sorunlar, nelerdir bunlar? Üç yılı aşkın 600 milletvekili buradayız 28'inci Dönemde. Ben buradan sormak istiyorum: Bakın, toplumsal sorunlar... Bir; ekonomik yoksulluk ve gelir adaletsizliği... Çözebildik mi? Gündeme bile gelmedi bu Mecliste. İşsizlik ve güvencesiz çalışma... O kadar araştırma önergesi verildi, birini kabul etmediniz. Eğitimde fırsat eşitsizliği... Maalesef ki bugün özel okulların fiyatı ortada, bir asgari ücretli 80 tane maaşını bir yıllık özel okula ücret olarak vermek zorunda. Geliyorum; sosyal güvencesizlik, düşük emekli aylıkları, 65 yaş üstü yaşlıların korumasız bırakılması, adalet sorunu, adalete olan güven; bunların hiçbiri konuşulmadı. Kadına yönelik şiddet, toplumsal cinsiyet eşitsizliği; bunlar konuşulmadı. Çocukların karşı karşıya kaldığı sorunlar, çocukların içinde bulunduğu durum; bunlar konuşulmadı. Uyuşturucu ve madde bağımlılığı, gençlerin gelecek kaygısı, barınma krizi, göç ve uyum sorunları; bunlar konuşulmadı. Deprem konuşulmadı. Bakın, 20 tane Türkiye'nin çok önemli sorunu; biz üç yıl boyunca yüzlerce önerge verdik, kanun teklifi verdik; bunları konuşmadık. Şimdi, altı yedi gün sonra Meclis kapanacak, herkes bekliyor, ne gelecek? Komisyondan hangi yasa gelecek? Hangi uluslararası anlaşma gelecek? Olmaz, olmaz.

Bakın, dün Ankara'nın göbeğinde çekilen bir resmi paylaşmak istiyorum. Bakın, bir baba, oğlu; Cebeci Postanesinin dibindeki çöpten topladıkları yemeği yiyor. Başkentte çekilen bir resim, Türkiye Büyük Millet Meclisinin sorunudur bu, bizim sorunumuzdur, sizlerin sorunudur. Bu Meclisin, bizlerin, iktidarın utanması gereken bir durumdur. Ben gösterirken utanıyorum. AKP Grubuna gösteriyorum, bakın; muhalefete de gösteriyorum; Türkiye'nin tablosu bu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Süre konusunda da o kadar şey değilsiniz Başkanım, algılar...

BAŞKAN - Buyurun.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Ama maalesef ki üzülerek söylüyorum, bunlarla ilgili konuşulan hiçbir şey yok. Dün de söyledim, bugün de söyledim, gerçek gündemi konuşalım. Türkiye'nin 20 tane çok önemli sorunu var; tüm araştırmalarda, anketlerde, milletle yapılan görüşmelerde bu ortaya çıkıyor. Bir iktidar eğer beslenme, barınma, ulaşım gibi çok hayati sorunları çözemiyorsa o iktidar gitmelidir ama maalesef ki beslenme, barınma, ulaşım, sağlık, emeklinin, işçinin sorunları dışında her şeyi konuşuyoruz bu ülkede aylardır. Demokrasiyi maalesef konuşmak zorunda kalıyoruz, adaleti konuşmak zorunda kalıyoruz.

Bakın, bir tane Türkiye Büyük Millet Meclisi var ve yüz yılı aşkındır tüm meseleler burada çözülmüştür. Sizlerin, milletvekillerinin, bu Meclisin itibarını hep beraber düşünmek zorundayız. Yakın bir tarihe kadar en güvenilen kurumlardan biri olan Meclis maalesef artık itibarını yitirmiştir, millet güvenmemektedir. Millet bizi bir yerlerden gelen yasa teklifini onaylayan bir kurum olarak görmektedir. Milletvekilinin güvencesi yok, maalesef ki yasama dokunulmazlığı yok, çok ciddi bir demokratik tehdit altında. O yüzden, oturup düşünmemiz, konuşmamız, tartışmamız gereken çok önemli meseleler var.

Bakın, yargı, yargı kararları, bugün seçilmişlerin durumu. Bunları konuşabiliyor muyuz? Bugün benim başıma gelen yarın sizin başınıza gelir, yarın sizin başınıza gelen bizim başımıza gelir. O yüzden, demokrasimizi, iradeyi, millî iradeyi hep beraber korumalıyız, bunu hep beraber yapmalıyız. Eğer bir kez millî iradeye müdahale olursa, bu olağan hâle gelirse bundan sonra seçilmişlerin güvencesini uzun yıllar sağlayamayız. Yasama, yürütme, yargı organlarının ilişkisini, durumunu, saygınlığını hep beraber korumalıyız. Eğer "Bana dokunmayan bin yaşasın." derseniz, "Hadi canım, benlik bir durum." derseniz, "Ben bugün iktidarım canım, ne olur? Bana hiçbir şey olmaz." derseniz demokrasiye en büyük zararı vermiş olursunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - O yüzden hepimiz şapkamızı önümüze koyup uzun uzun düşünüp tartışmalıyız. Altı gün sonra Meclis kapanacak ve bir buçuk ay sonra ekimde Türkiye Büyük Millet Meclisi tekrar açılacak. Bu ülkenin sorunlarını, demokrasimizi, hukukun üstünlüğünü, adaleti hep beraber tesis edip korumalıyız; bizim için, millet için en büyük güvence budur.

Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)