| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 118 |
| Tarih: | 30.07.2026 |
CHP GRUBU ADINA CEVDET AKAY (Karabük) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Kamu varlıklarının satışının kamu maliyesi üzerine etkilerinin ve kamu yararı açısından uygunluğunun araştırılmasıyla ilgili bir önerge verdik. Gerçekten bu önerge çok çok önemli bir önerge. Kamu varlıklarının satışından elde edilen gelirlerin nereye kullanıldığıyla ilgili bir araştırma yapılmasına ihtiyaç var yani bütçe açığının finansmanında mı kullanılıyor, borç ödemelerinde mi kullanılıyor, faiz ödemelerinde mi kullanılıyor, yoksa üretime, istihdama veya teknolojik yatırımlara mı aktarılıyor, bunları bilmemiz gerekiyor ama baktığımız zaman, süreç içerisinde, 1986 yılından bu yana özelleştirilen veya satılan kamu varlıklarından elde edilen gelir 73,7 milyar dolar; bu çok ciddi bir rakam. AK PARTİ'nin iktidara geldiği tarihten itibaren, 2003 yılından bu tarafa elde edilen geliri de 65,6 milyar dolar yani yüzde 89'u. Şimdi, bu gelirler nerelere harcanmış? Bakıyoruz, ekonomik sıkıntılar giderilmediğine göre, borç miktarları sürekli arttığına göre, faiz giderleri arttığına göre demek ki bütçe açığının finansmanında ve faiz giderlerinin ödenmesinde kullanılmış. Az önce Sayın Gökhan Günaydın 15 trilyonları bulan bir kamu borcundan bahsetti -şimdi burada değil- ve mevcut itibarıyla da borçlanmanın devam ettiği bir süreçte bunların verimli kullanılmadığı görülüyor. Bakın, nereler satılmış: TÜPRAŞ, PETKİM, TÜRK TELEKOM, Erdemir, TEKEL, SEKA, Sümerbank, limanlar, sayabiliriz bunları. Şimdi örnek vereceğiz: TÜRK TELEKOM mesela. 2005 yılında Hariri ailesine satıldı, 6,5 milyar dolara satıldı ve bu aile TELEKOM'u işletip gelirlerini, kârlarını alıp bırakıp gittiğinde de bankalara 4,5 milyar TL borç bıraktı. Şimdi, 2026 yılında sıfır bedelle burası alınabilecekken Türkiye Varlık Fonu 2022 yılında 1,6 milyar dolara TÜRK TELEKOM'u aldı. Nereden aldı? Özel bankalardan aldı çünkü hisseler oradaydı ve dört yıl bekleseydi sıfır bedelle alabilirdi. Sadece alırken 1,6 milyar doları ödemekle de kalmadı. 1 milyar 581 milyon dolar 11 bankadan kredi kullanıldı. Bir kredi yükü altına da girdi ve bu kredi yüküyle ilgili kullanıldığında 32 milyar TL olan tutar defaten erken kapama yapıldığında 21 milyar TL'nin üzerinde bir kur farkı gideriyle de Türkiye Varlık Fonunu karşı karşıya bıraktı.
Yine bir başka örnek daha verecek olursak, Alsancak Limanı'nın özelleştirilmesiyle ilgili. Türkiye Varlık Fonu 2016 yılında Alsancak Limanı'nı almıştı. 2026 yılının ilk çeyreğinde bu limanın işletme hakkını hiçbir ihaleye çıkmadan veya ihale şartlarını açıklamadan veya ne kadar yatırım taahhüdü verileceği bilgilendirilmeden sırf bu limanı işletmek için kurulan bir şirkete devretti ve bunu devrederken de Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarına yazı yazarak tahsis edilmesiyle ilgili de yazıyı ulaştırdı. Şimdi, ne kadar işletme hakkı olacak, ne kadar işletecek burayı, şartlar nedir, hiçbirini bilmiyoruz. Yine, son günlerde sık sık gündeme geliyor, boğaz köprülerinin ve otoyolların özelleştirilmesiyle ilgili, biliyorsunuz, danışmanlık hizmeti görevi Ernst & Young'a verilmişti. Şimdi, yine bakıyoruz ki bu 2 boğaz köprüsü ve otoyollar yine işletme hakkı devredilmek suretiyle gündemde tutuluyor. Bir Fransız altyapı firmasının ismi geçiyor -buradan da açıklanırsa memnun oluruz- Meridiam diye; yine bir Türk konsorsiyum ortağından bahsediliyor, MAKYOL'dan. Buradan, bu işletme hakkının devriyle ilgili olarak da rant aktarımının aşağı yukarı 23,2 milyar dolar olduğu görülüyor yani 1 trilyonun üzerinde bir rakam. Bunun açıklanmaya ihtiyacı var. 2013 yılında aynı boğaz köprüleri ve otoyollar özelleştirmeye çıkmıştı. Türkiye'nin önde gelen grupları Malezyalı bir firma ile girmişti, o zaman 5,6 milyar dolar verilmişti, Sayın Cumhurbaşkanı bunu az bulmuştu, 7 milyar dolardan aşağı olmaz denmişti. Şimdi, böyle böyle bir sürü şey sayabiliriz. Kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlıklarının, gayri menkullerinin satışıyla ilgili daha geçtiğimiz aylarda Plan ve Bütçeden geçip burada Genel Kurulda onaylanan bir kanun oldu. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından satılacak, o satış şartlarının nasıl olacağıyla ilgili de takip etmemiz mümkün değil.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
CEVDET AKAY (Devamla) - Bunun gibi çok örnek sayabiliriz. Topalarken şunu söylemek istiyorum: Kamu varlıklarının satışının, özelleştirilmesinin veya devriyle ilgili hususların kamu maliyesine etkilerinin mutlaka araştırılması ve kamu yararı olup olmadığının da araştırılması gerekiyor. Benim saydığım bütün örneklerde bırakın kamu yararını kamu zararı olduğunu görürsünüz ve bu kamu zararıyla ilgili de sorumlulardan hesap sorulmadığını görürsünüz. Dolayısıyla müsebbiplerden hesap sorabilmek için bu araştırma önergemizin bugün burada sizler tarafından desteklenmesini bekliyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)