| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 118 |
| Tarih: | 30.07.2026 |
CHP GRUBU ADINA ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tarımdaki sorunlar derinleşiyor. Tabii, bunun yanında kamunun belirlediği alım fiyatları da piyasayı oluşturuyor. Bu bağlamda, ülkemizde Toprak Mahsulleri Ofisinin önemli bir işlevi var. 1938 yılında Cumhuriyet Halk Partisi tarafından kurulmuş çiftçinin kara gün dostuydu, sonradan yapısal değişikliklere uğradı. 2006 yılında Adalet Kalkınma Partisi iktidarları döneminde Toprak Mahsulleri Ofisinin depoları satıldı, bölgelerden çekildi, serbest piyasa ekonomisi mantığıyla ofis neredeyse tüketme noktasına geliyordu. Sonra baktılar ki üretilen ürün var, üretici ürettiği ürünü satacak nokta arıyor, yeniden TMO'nun işlevini değiştirdiler, günümüze kadar gelen farklı yapılanmalar oluştu. Burada ortaya çıkan en önemli sorun, kamunun alım fiyatı adı altında belirlediği fiyatı tüccarın beklemesi, onun altında fiyatla da piyasaya girmesi oluyor. Taban fiyat uygulaması olmadığı için TMO'nun açıkladığı fiyat bir alım fiyatı ama TMO'ya ürün teslim etmenin şartları ağır; "randevu sistemi" diyor, ödemede problem var, "Ayağıma yatır, belirlediğim yerde olsun." diyor çünkü her yerde alım yapmıyor. Her yerde alım yapmadığı zaman, borçlu çiftçi tarlaya gelen tüccara ürününü vermek durumunda kalıyor ve üründen para kazanamıyor. TMO'nun açıkladığı fiyatlar da genelde düşük oluyor. Bu yıl buğdayın tonunda 16.500 lira fiyat açıkladı, Çukurova'daki verimliliğe göre 20 bin lira civarında bir fiyatken İç Anadolu'da, kıraç arazideki verime göre de 24 bin lira civarında bir maliyeti var ton olarak. Onun için, bölgesel olarak da sorunun oluşumuna yol açıyor. Şimdi, bugünlerde fındıkla ilgili alım fiyatı açıklanacak. Toprak Mahsulleri Ofisinin açıklayacağı bu fiyat ülkemiz fındığı için de önemli. Cumhuriyet Halk Partisi olarak önerimiz çiftçi refahını sağlayacak, kiloda 370 liralık bir fiyat diyoruz. Nedenine gelince, stratejik bir ürün fındık. Fındığın yüzde 80'ini ihraç ediyoruz, katma değerli ürüne dönüştürüyoruz ama Türkiye'de fındık üreticisinin yanında durmayan bir kamu var. Tekelleşmiş yabancı şirketlere fındığımız neredeyse peşkeş çekilip farklı ülkelerde Türkiye'den götürülen fındıkla pazar yaratıp, üretim alanı yaratıp Türkiye fındığının da önü kesilmek isteniyor. Oysa fındıkta dünya markasıyız. Fındık üreticisinin yapısı da genelde büyük kentlerde olup fındığına bakım yapar, gelir, orada hasadını yapar, tekrar dönüş sağlar. Böyle giderse fındıkta da sorunlar oluşacak.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
ÖMER FETHİ GÜRER (Devamla) - Son yıllardaki yanlış politikalar fındığı da sorunlu kıldı. Çayda sorun, fındıkta sorun, buğday mevsimsel yıllık değişimlere uğradığında sorun, mısırda sorun; mercimekte ürettiğimizin 2 katını ithal eder duruma geldik mercimek ülkesiyken, 21 üründe arz açığı devam ediyor. Yanlış tarım politikası ve uygulamalarıyla ortaya çıkan sorunlar tarımda Türkiye'yi bir kaosa doğru sürüklüyor. Ne deniliyor? "Tarımsal üretim ihracatında yükseldik." İyi de yurt dışından, yabancı ülkelerden getirdiğin ürünü Türkiye'de işliyorsun, dâhilde işleme rejimi kapsamında yurt dışına satıyorsun, onunla övünüyorsun. Önemli olan kendi üreticini desteklemek, kendi üreticinin refahını sağlamak, ürettiğin ürünün değer bulmasına yol açmak, girdi maliyetlerini düşürmek ve tüketicinin de uygun fiyatlarla ürün alacağı bir sistemi oluşturmak. Bu sistem oluşmazsa ülke için sorunlar oluşur diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)