GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:116
Tarih:28.07.2026

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yükseköğretim Kanunu 6 Kasım 1981 tarihinde 2547 sayılı Kanun olarak çıkmış, o günden beri YÖK'le ilgili çok kere Meclise gelen düzenlemeler olmuş ama bugüne kadar bütüncül, sorunları çözecek bir kanun düzenlemesine gidilmemiş. 12 Eylül kalıntısı olan bu kanunda bugün de yeni düzenlemeler gerçekleştiriliyor. Köklü bir değişiklik esasında ihtiyaç ama bu kanun teklifi bunları karşılıyor mu? 111 milletvekili arkadaşımız bu kanunla ilgili imza atmışlar. Şimdi, gündüz olsa, "Bu 111 milletvekili burada niye yok?" diye AK PARTİ'si Grup Başkan Vekilimize sorsak "Komisyonunda." diyecek ama bu saatte komisyon da yok. Ya bu kanun tekliflerine bu kadar kişi imza atmasın, 15-20 imzayla getirin ya da attıkları kanun teklifine gelip, sahip çıkıp AK PARTİ sıralarına arkadaşlarımız otursunlar. (CHP sıralarından alkışlar)

RAHMİ AŞKIN TÜRELİ (İzmir) - Neredeler Sayın Gürer?

ÖMER FETHİ GÜRER (Devamla) - Şimdi, kanun teklifi sağlık personelinin döner sermaye halklarından akademik disiplin hukukuna, vakıf üniversitelerinin idari yaptırımlarından teknoloji transfer ofislerinin ticarileşmesine, dönemsel öğrenci aflarından üniversite isim değişikliğine, öğretim elemanlarının güvenlik soruşturmasına kadar uzanan madde tekliflerinin yer aldığı bir torba kanun teklifi. Bu kanunda akademik özerkliği geliştirecek ya da onu sağlayacak bir düzenleme yok. Üniversite özerkliğinin, bilimsel bağımsızlığın güvence altına alınması yok. İş güvencesini garanti altına alan bir düzenleme sağlanmıyor. Akademisyenlerin özlük ve mali haklarının iyileştirilmesi de yine kanun teklifinde yer almıyor. Oysa içinde bulunduğumuz koşullarda ekonomik sorunların yarattığı durum dikkate alınarak akademisyenlerin özlük haklarının iyileştirilmesi zorunlu bir ihtiyaç.

Bu arada öğrenci burslarının, kredilerin artırılmasının da sağlanması yine öğrencilerimiz açısından zorunluluk arz ediyor. Ekonomik sorunlar nedeniyle öğrenciler ya öğretimlerine ara vermek zorunda kalıyorlar ya da ihtiyaçlarının sağlanacağı bir gelire sahip olmayınca yediklerinden, içtiklerinden, yaşadıklarından, yaşamlarından kısıyorlar. Barınma sorunlarıyla ilgili kalıcı ve köklü bir çözüm de burada yaratılmamış. Bu sorunların da bu kanunda yer alması yararlı olacak bir düzenlemeyi beraberinde getirirdi.

Teklifte etki analizine yönelik Komisyona şeffaflık, katılımcılık ve kamu kaynağı kullanılırken kamuya hesap vermeyi sağlayacak bir raporun da gelmemesi bu anlamda eksiklik. Teklifte yer alan günübirlik siyasi ihtiyaçlara, kurumsal imtiyaz dağıtımı gayretine dayanan değişikliklere yönelik düzenlemeler de bu sorunların çözümünü sağlamayacağı görülüyor. Disiplin süreçleri, idari cezalandırma süreçleri, adil yargılanma hakkı ve akademik özgürlükler gözetilerek demokratik usullere göre tasarlanmalıdır. Üniversitelerin akademik ve idari kararlar alma yetkisi sınırlandırılırken yurt dışında, yerleşkede akademik birim ve program kurulması yetkisi üniversite senatoları ve YÖK baypas edilerek doğrudan Cumhurbaşkanlığına devredildiği de yine bu kanun teklifinde dikkat çekicidir.

Değerler arkadaşlar, öğrenci affıyla ilgili birden çok kanun teklifi, soru önergesi, Meclis araştırması vermiş bir milletvekiliyim. Öğrenci affı daha önce düzenlenmişti, bu kez bu kanun teklifinde yer alması olumlu çünkü öğrencilerin içinde bulunduğu koşullarda farklı nedenlerle eğitimlerini sürdüremedikleri süreçler oluyor. Bununla ilgili ekonomik sorunlar başta olmak üzere, fahiş kira fiyatlarının olması, aile içi sorunlar ya da içinde bulunduğu psikolojik durumlar öğrencilerin okullardan kopmasına vesile oluyor. Ne var ki buradaki düzenlemede idare fişleme raporlarına dayalı muğlak iltisak ve irtibat gerekçeleriyle bazı öğrencilerin af kapsamı dışında bırakıldığı görülüyor. Bu öğrencilerin de af kapsamı içinde değerlendirilmesi gerekir. İnsanların, özellikle gençlerin içinde bulundukları yaşlıların gereği bazı yanlışlıkları, hataları yapabilmeleri olasıdır. Hepimiz gençtik, o dönemleri düşündüğümüz zaman, o günkü bakış açımızla bugünü değerlendirdiğimizde, bugünkü bakış açısıyla da o günü değerlendirdiğimizde "Keşke şunları yapmasaydık, yaşamımızın şu keresinde, bu keresinde bunlar olmasaydı." dediğimiz, birden çok öz eleştiride bulunduğumuz durumlar var. Onun için, insanların yaşamlarının sürekliliği içinde farklılaşan durumları dikkate alınarak, hatta hatta siyasi görüşlerinin de başladığı ile ileriki aşamada aynı olmadığı da düşünülerek bu bağlamda bu affın da genişletilmesi ve öğrenci affının tüm öğrencileri kapsayacak biçimde ele alınmasının doğru olacağını düşünüyorum.

Yine, burada, bazı öğrencilerin daha önce yararlanılmamış aflar nedeniyle tekrar af kapsamı içine alınmaması da bir eksiklik. Bu anlamda bunun da sağlanması ve kapsamlı bir öğrenci affının gerçekleştirilmesi gerekir.

Bugün üniversiteye girmek için ter döken, mücadele eden, girdikten sonra üniversiteyi bitiremeyen çocuklarımızın aileleri, anneleri, babaları, onların yaşadığı acılar, üzüntüler bütünüyle hepimizin gözlemi altında. Bir de ülkemizde eğitim sistemi ilkokuldan başlayarak çok kere değiştiği için o anlamda da sorunlarımız var. Bütüncül olarak eğitimin sorunlu olduğu yerde, akademik eğitimde başarılı düzenlemeler olsa da mezun olan çoğu öğrencimizin iş alanlarında iş bulamamaları ya da verimlilik sağlayamamaları, eğitim sisteminin aslında sorgulanması gerektiğinin doğal göstergesi. Eğer bir öğrenci okulda eğitimi yeterli alsa, gittiği alanda sağlayacağı başarıyla bunu ileriye taşıyabilir ama çoğu okul mezunu ki 1 milyona yakın öğrencimiz okullarını bitirdiği, diplomayı aldığı hâlde okul sonrasında iş bulmada sorun yaşıyor. Hiç ilgisi olmayan alanlarda insanların üniversite diplomalarıyla çalıştıklarını görüyoruz. Örneğin, Meclisimizde de öğretmen mezun olmuş arkadaşımız, polis memuru olmak durumunda kalmış. Sistemin kendi ihtiyaçlarını yeterli eğitim ve kapasiteyle verebildiği noktada onların farklı alanlara yönlendirilmesi, bu anlamda da tıkanmaların önüne geçip eğitim sisteminden yararlanıldığında sağlayacağı faydaların doğru biçimde kanalize edilmesi gerekir.

Değerli arkadaşlar, özellikle öğrencilerin burs ve kredilerine yönelik yeni düzenlemelerin mutlak surette sağlanması öncelik olmalıdır. (CHP sıralarından alkışlar) Bu arada şunu da belirtmekte yarar var: Sistemin kendi içinde oluşan sorunlarını çözmek önemlidir. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında mutlaka akademik ve idari özerkliği sağlayacağız, bilimsel özgürlüğü güvence altına alacağız. Vakıf üniversitelerinde insanca çalışma koşullarını oluşturacağız. Kamusal, parasız, nitelikli eğitim hakkını yaratacağız. Kamusal, bilimsel ve bütüncül bir eğitimin oluşmasının yolunu açacağız. Bu anlamda kredileri, bursları düzenleyeceğiz, yurt sorunlarını ortadan kaldıracağız, eğitimin kalitesini artıracağız. Mezun olmadan önce öğrencinin iş olanaklarını yaratacak sistemi geliştireceğiz. Türkiye'yi Endüstri 3.5'tan Endüstri 5'e taşıyacak kadroları yaratacağız diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)