| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 116 |
| Tarih: | 28.07.2026 |
CHP GRUBU ADINA SERKAN SARI (Balıkesir) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, şu anda aramızda da olan Şehit Aileleri ve Gazileri Derneği Genel Başkanı, Er Şehit Aileleri ve Er Gazileri Platformu Başkanı olan Erdem Çerçioğlu ve arkadaşlarını bugün Güvenpark'ta ziyaret ettim. Güvenpark'ta yapmış olduğumuz ziyarette arkadaşlarımızın sorunlarını dinledik. Yaklaşık on beş günden beri seslerini duyurabilmek, bu Meclisin dikkatini çekebilmek için var güçleriyle mücadele ediyorlar. Bugün onlara yapılan haksızlığı, onlara yapılan eşitsizliği görünür kılmaya çalışıyorlar.
Evet, biraz önce bir açıklama yapıldı, Mecliste bir toplantı yapılmış, bu konuyla ilgili dosya komisyona sevk edilecekmiş. Bu toplantıya çağırılan dernekler var. Peki, bu derneklerin arasında bu sorunu dile getirilen platformun yetkilileri neden yok, ben AKP yetkililerine soruyorum. Hazırlayacağınız paket gene kendi tarafınızdan, kendi çerçevenizden bakan ve sizinle eş güdümlü çalışan derneklerle ortaklaşa hazırlayacağınız bir kanun teklifi mi olacak yoksa gerçek sorunlara çözüm üreten, sorunları merkezine alan, talepleri dikkate alan bir çözüm mü olacak, bunu da merak ediyorum. Buradan AKP Grup Başkan Vekilimize ve AKP kadrolarına çağrıda bulunuyorum: Yarın yapılacak olan komisyon toplantısına platform adıyla seslerini yükseltmeye çalışan arkadaşlarımızın davet edilmesi, onların taleplerinin dikkate alınması ve üretilecek çözümde de eş güdümlü olarak bir çalışma yürütülmesi gerekmekte. (CHP sıralarından alkışlar)
Tabii, biz alıştık. AKP'nin çıkardığı kanun çalışmalarında "yaptım oldu, işinize gelirse çoğunluğumuz var, biz ne istersek o olur" anlayışıyla yürüttüğünüz çalışmalara da alışkınız. Bugün sizlerden beklenenleri dikkate almazsanız ne yazık ki 10 bine yakın ailenin umudunu yine yok sayacaksınız. Peki, talep ne? Bunu da doğru anlamamız lazım. Düşünün, 2 kardeş var, 2'si de üniversite mezunu olmuş, askere gitmişler, biri kısa dönem er olarak görevini yapıyor, bir diğeri de astsubay olarak yapıyor. Bunlar Allah göstermesin, Allah muhafaza, şehit olduklarında er olarak görev yapanla bugün asteğmen olarak görev yapan arasında ciddi hak mahrumiyetleri var. Bu vicdani değil, bu adil değil. Bugün aldığınız kararlarla görev ve statüsüne, rütbesine, olayın gerçekleştiği tarihe, tabi olunan kanuna göre değişen bir uygulama var. Allah aşkına, şehit ve gaziler arasında bu ayrımı hangi ülke yapıyor, dünyanın neresinde var? Ağzınıza şehit ve gaziyi aldınız mı anlata anlata bitiremiyorsunuz ama onların hakkını vermeye geldiğinde ne yazık ki o haksızlığın, hukuksuzluğun mimarısınız. (CHP sıralarından alkışlar) Aynı bayrak altında mücadele eden, aynı acıyı yaşayan, aynı üniformayı giyen ama tazminat hakkında, sağlık hizmetlerinde, ortezde, protezde aynı hizmetten mahrum bırakılan bir kadronun, bir mağdurun, bir ailelerin, bir mağdur gazilerin sesi için buradayım zaten, bu kürsüye geldim. Sizlerden ricam, bu ayrışmayı ortadan kaldırmamız lazım. Gazi ve şehitlerimiz arasında yürütülen bu ayrışma ne yazık ki kırgınlıklara vesile oluyor. Terör mücadelesinde olanlar ayrı, Kıbrıs'ta şehit olanlar, gazilerimiz ayrı, bugün 15 Temmuzda şehit olanlarımız ayrı ama siz, size yakın hissettikleriniz için yine ayrı bir ayrıcalıklı tavır sergiliyorsunuz. Bu sebeple sizlerden rica ediyorum, bugün gittim, kendileriyle konuştum, arzu ediyorum sizler de gidin konuşun. Ayak protezinin arızalandığını, silikonlarının parçalandığını ama ne yazık ki ona tanınan haklardan dolayı onu yenileyemediği için hüznünü paylaşan gaziyle oturdum, konuştum. "Benim çocuğumu, evladımı diğerlerinden ayırıyor." diyen şehit yakınıyla konuştum. Niye bu ayırımı yaptığınızı merak ediyorum, soruyorum. Çözmek için fırsatımız var, bugün Komisyona gelen bir teklif var, bu teklifi hep birlikte mevzuatını düzenleyerek aşabilir ve çözebiliriz. Bugün protezleri için hastaneye giden "Protez hakkı dolmadı." diye reddedilen, bugün gitmek istediği hastaneye "Senin statün yeterli değil." diye kabul edilmeyen gazilerimiz var. Bugün sizlerden bu konuyu aşmak için -burada ilgili Komisyon yetkilisi arkadaşlarımız, milletvekillerimiz de var, konunun muhatapları da arkamızda, bizleri dinlemekte- meydanda on beş günden beri çoluklarını, çocuklarını bırakmışlar; soğuk, sıcak, yağmur demeksizin bu haklarını talep etmek için Güvenpark'ta direniyorlar. Buyurun, hep beraber gidelim, gitmeye tenezzül etmiyorsanız, buyurun, onları davet edelim Meclis çatısı altında onları dinleyelim ama bu vicdansızlığa bir son verelim.
Sonuç itibarıyla, "Biz bu vatan için, ay yıldızlı bayrağın altında canımızı vermek üzere, maaş almadan, hiçbir hak talep etmeden..."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayalım.
SERKAN SARI (Devamla) - "Biz maaş almaksızın, hiçbir hak talep etmeksizin, vatanımız, bayrağımız uğruna bu görevimizi yaparken ya bir uzvumuzu kaybettik ya da canımızı kaybettik." Bugün, geldiğimiz nokta itibarıyla erbaş olarak yapan, vatan sevdasıyla bu görevi yapan askerlerimizin yaşamış olduğu haksızlığın çözülmesini bu Meclisimizden talep ediyorum, AKP Grubundan talep ediyorum, bu önergenin kabul edilmesini bütün siyasi parti temsilcilerinden talep ediyorum. Hep birlikte buraya "Evet." oyunu vereceğinize inancımla yaşanılan sorunları hep birlikte aşabiliriz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletinse o milletin talebini de burada çözebiliriz.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)