| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 115 |
| Tarih: | 24.07.2026 |
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
AK PARTİ iktidara geldiğinde bu ülkede 6 tane eczacılık fakültesi vardı, bugün tam 64 tane eczacılık fakültesi var, biliyorsunuz ve bugün AK PARTİ "Gördünüz mü bak, ne kadar çok eczacılık fakültesi açtık." diye gurur duyuyor, binalarla, yapılan yatırımlarla gurur duyuyor. Peki, ne kadar rantabl, ne kadar netice veriyor? Şimdi, biraz sonra anlatacağım size. Tam 20 bin eczacı işsiz bu ülkede. Peki, bu kadar eczacılık fakültesi açtınız, bu kadar yatırım yaptınız, bunun neticesinde ne elde ettiniz? Ürettiğiniz bir ilaç var mı, keşfettiğiniz bir ilaç var mı? İlaç ithalatında herhangi bir kısıntıya gittiniz mi? Hayır. Bakın, Türkiye'nin yıllık ilaç tüketimi 350 milyar lira civarında ki elimizdeki rakamlar bunlar, Sağlık Bakanlığı teyit etsin, bunun yüzde 40'ı direkt ithal ediliyor, yüzde 60'ı Türkiye'de üretiliyor ama Türkiye'de sadece ambalajı yapılıyor, paketleniyor. Hammaddesinin neredeyse yüzde 95'i yine yurt dışından geliyor. Tabiatıyla bu kadar yatırım yapmışsınız, bu kadar maliyetli işler yapmışsınız, orada yetiştirdiğiniz eczacılar işsiz ve bu ülke hâlâ ilaç ithal ediyor ve ne yazık ki Türkiye'nin sermayesi oluk oluk dışarıya boca ediliyor. Peki, bu kadar yatırımın karşılığında Türk milletine siz ihtiyaç duyduğu akıllı ilaçları verebiliyor musunuz? Hayır. Onların raporlarını çıkardım. Bakın, Avrupa Birliği genelinde yaklaşık 173 akıllı ilaç kullanılıyor. Peki, Türkiye'de ne kadar? 6 tane. Türk milletinin neyi eksik Allah aşkına? Türk milletine sizin saygınız yok mu? Bu millet doğru düzgün tedavi olmayı, akıllı ilaç kullanmayı hak etmiyor mu? Hak etmiyor, anlaşılan o.
Acaba durum nasıl diye istatistiklere baktım. 2019-2020 yılından itibaren Türkiye'deki akıllı ilaç kullanım oranında çok ciddi bir azalma var. Niye biliyor musunuz? Çünkü pahalı, çünkü siz üretmiyorsunuz, dışarıdan geliyor ve bunu Türk milletine layık görmüyorsunuz ama kendi yakınlarınız, yandaşlarınız zengin oldukları için bunları gayet güzel dışarıdan getirip kullanıyorlar.
Bir başka vahim durum daha var. Uzmanlık alanım olduğu için çok da teknik bir konu olduğu için uygun cümlelerle ifade edeceğim. Ameliyatlarda kullanılan cihazlar var. Müteaddit defalar soru önergesi verdim, dedim ki: Kullanılan cihazlar eskiden modern ülkelerden, medeni ülkelerden geliyordu; niye şimdi Hindistan'dan, Çin'den ithal edilen adi ve beş para etmez cihazları kullanıyorsunuz? Cevap verilmedi. Ben size söyleyeyim: Para kalmadığı için. Hastane müteahhitlerine para vermek için bunlara para bulamıyorsunuz. Israrla ve iddiayla söylüyorum -hastanelere beraber gidip yerinde denetlemeye de varım, yerinde ziyaret edip doktorlarla konuşmaya varım- eskiden kaliteli malzemeler kullanılıyordu, artık Çin'den, Hindistan'dan gelen kötü malzemeler kullanılıyor. Bunun da faturası hastada -bir yakınımı bundan dolayı kaybettim- komplikasyonlar meydana geliyor.
Şimdi, Kahramanmaraş'ta bir skandal ortaya çıktı geçtiğimiz günlerde. Teşekkür ediyorum, üniversitenin rektörü ve tıp fakültesinin dekanı bu konuda çalışma yapıyor. Kendilerine teşekkür ediyorum. Meğer Kahramanmaraş'ta kullanılan tıbbi malzemeleri bir daha, bir daha, bir daha kullanıyorlarmış. Aslında tek üretim veya tek kullanımlık imal edilen malzemeleri bir kere daha, bir kere daha kullanıyorlarmış. Dünyanın hiçbir medeni ülkesinde bu uygulama yok. Ben buradan Sağlık Bakanına çağrı yapmak istiyorum. Hastaneleri tek tek denetleyin; aziz Türk milletine 2'nci, 3'üncü, 4'üncü defa steril edilmiş, kullanılmış, adi malzemelerin kullanılmasına müsaade etmeyin.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Tıp Fakültesinde bir genelge yayınlandı, benim de okuduğum tıp fakültesinde. Genelge diyor ki: "Hastanemize turistler geldiği zaman aman ha, onlarla iyi ilgilenin." Genelge burada Sayın Başkanım, utanç genelgesidir bu. Tıp fakültesinde genelge yayınlanıp "Dışarıdan yabancı gelirse iyi ilgilenin. Sakın ola kendilerine uzak tarihte randevu vermeyin, hasta memnuniyeti çok önemli, onları memnun edin. Sağlık turizm faaliyetlerinde aksaklık yaşanmasın, biz onlardan para alıyoruz, para kazanalım." deniliyor. Baktığınız her yerde rant ve talan görüyorsunuz. Nihayetinde hastanelerde de aynı şeyi yapmaya başladınız, Allah aşkına yapmayın. Türk milletini, bu ülkenin asil vatandaşlarını 2'nci sınıf vatandaş olarak görmeyin, onlara hak ettiği sağlıklı, kaliteli hizmetin verilmesi için gerekeni yapın.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Devamla) - Bitireceğim Başkanım.
BAŞKAN - Devam edin.
TURHAN ÇÖMEZ (Devamla) - Bu genelgeyi yayınlayıp Türk milletini 2'nci sınıf görenlere de lütfen bunun hesabını sorun. Bu millet bunu hak etmiyor.
Son olarak bir şey daha söylemek istiyorum sizlere. Geçtiğimiz aylarda BlackRock'un CEO'su Türkiye'ye geldi. Şuradan, koltuğumdan konuştum: "Bu adam niye geldi? Dünyanın Yahudi finans ve sermaye çevrelerinin en büyüklerinden bir tanesi Türkiye'ye niye geldi?" diye sordum ama hiçbiriniz cevap vermediniz. Şimdi, ASELSAN'da bir çalışma yaptım, ASELSAN'ın bu yıl yapılması gereken maaş zamları yapılmamış. Dikkatimi çekti, sonra geri dönük olarak arkadaşlarımızla bir araştırma yaptık. Özelleştirme kapsamında olan, mesela TÜRK TELEKOM'da, SEKA'da, TEKEL'de, TEDAŞ' da aynı şeyi yapmışsınız. Özelleştirmeden önce maaş zammı yapmamışsınız. Niye? Çünkü kârlı görünsün diye. Şimdi, aynı uygulamayı ASELSAN'da da yapıyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Devamla) - Bilmiyorum, niyetiniz gerçekten BlackRock'a satmak mıdır, değil midir? Bu konunun takipçisi olacağım. Meclis kayıtlarına girdi, böyle bir satış gerçekleşirse günü geldiğinde hesabını soracağız.
Teşekkür ediyorum. (İYİ Parti ve CHP sıralarından alkışlar)