GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:115
Tarih:24.07.2026

HASAN ÖZTÜRKMEN (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz kanun teklifinin en önemli konusu emekli maaşlarıydı Cumhur İttifakı'nın oylarıyla kabul edilen maddeyle en düşük emekli maaşlarına sadece 3.522 liralık bir zam yapıldı. TÜİK'in insafına terk eden emeklilerin tamamı bir bütün olarak yine sefalet hayatına mahkûm edildi. CHP'li arkadaşlarım emeklilerin sorunlarını derinlemesine anlattı. Ben gözlerden uzak kalan iki çok önemli konuya değineceğim. Geçmişin bir mirası daha AKP eliyle katlediliyor. 186 yaşındaki PTT âdeta can çekişiyor. Bu yıl için 4,5 milyar TL'nin üzerinde zarar öngörülen PTT'nin batırılmasının sorumlusu emekçiler değil, liyakatsiz yöneticileridir. PTT'de yıllardır adım adım uygulanan parçalama, güvencesizleştirme ve tasfiye politikaları bugün yeni bir aşamaya ulaşmıştır. Torba yasada kabul edilen madde yalnızca 399 sayılı KHK'ye tabi personeli ilgilendiren teknik düzenleme değildir. Bu teklif, PTT'nin kamu kurumu niteliğini tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen, tüm çalışanları güvencesizliğe sürükleyen siyasi bir tercihin ürünüdür. Hak gaspları bir kez başladığında artık durmaz, her yeni düzenleme emekçilerin elindeki son hakları da alır. Bu nasıl bir hukuk anlayışıdır? Devlet kendi yaptığı KPSS'yle personel alacak, yıllarca kamu hizmeti yaptıracak, en ağır sorumluluklar yükleyecek, sonra da "İş güvencen yok." diyecek. PTT çalışanları emir kulu değildir. Tepeden inme ve keyfi dönüşüm politikalarını kabul etmiyorlar. PTT'ye alınacak personeli dahi AKP teşkilatları belirliyor. Geçen yıl -belgesiyle açıklamıştım- Gaziantep AKP İl Başkanlığı WhatsApp grubunda PTT'ye alınacak personel için AKP Yönetim Kurulu üyelerinden birer isim istendiğini gösteren yazışmaları kamuoyuyla paylaşmıştım. PTT'yi arpalığa çevirdiğiniz kamu kurumlarından sadece biri olarak görüyorsunuz.

"Arpalık" demişken rezil ettiğiniz bir başka miras kurumumuzu da konuşalım: (TMO) Toprak Mahsulleri Ofisi. Toprak Mahsulleri Ofisi Atatürk'ün talimatıyla 13 Temmuz 1938'de kuruldu. Seksen sekiz yılı geride bırakan TMO çiftçinin kara gün dostu olsun diye kurulmuştu ancak TMO bırakın kara gün dostu olmayı, âdeta çiftçinin köstekçisi oldu. Arpa ve buğday hasadını büyük ölçüde tamamlayan çiftçilerimiz yine ürünlerini TMO'ya satamadı. Sıra bulamayan, randevu alamayan çiftçi kaderine terk edildi ve tüccarın kucağına itildi. Sadece bu mu? TMO depolarındaki buğdaya bile sahip çıkamıyor. Gaziantep'in İslâhiye ilçesindeki TMO tesislerinden piyasa değeri yaklaşık 100 milyon lira olan buğdayın çalındığını yine geçen aylarda duyurmuştum. Başka illerdeki depolarda da benzer olayların yaşandığını biliyoruz. Aylar geçti ancak yetkililer susmaya devam ediyor. Atatürk'ün bir mirası daha AKP iktidarının elinde can çekişiyor. (CHP sıralarından alkışlar) Gaziantep'in yeşil altını Antep fıstığı bölgenin en temel geçim kaynağı, aynı zamanda kalitesiyle dünyaca ünlü. Ancak Antep fıstığı üreticilerimiz âdeta can çekişiyor. Antep fıstığında üretim maliyetleri her yıl katlanıyor ancak üretici ürününden hak ettiği parayı alamıyor. Devlet TMO ve Tarım Kredi eliyle alım yapmadığı ve taban fiyat açıklamadığı için fıstık üreticisi tüccarın insafına terk edilmiş durumda. Geçen yıl üreticiden ortalama 230 TL'den toplanan fıstık piyasada 800 TL'ye satıldı, kazanan üretici değil aracılar oldu çünkü devlet taban fiyat açıklamadı, piyasayı denetlemedi ve çiftçiyi korumadı. Dolu ve fırtına nedeniyle rekolte de beklenenin altında gerçekleşecek. Fıstık ithalatı, özellikle de Suriye'den ve İran'dan kaçak getirilen Antep fıstığı yerli üretimi baltalıyor. TMO'yu bu hâle getirenler, Atatürk'ün mirasına karşı ihanet içindedirler. İktidara çağrımız, üreticiyi kaderine terk etmeyin, tüccarın insafına bırakmayın, uluslararası tekelleri değil Türk çiftçisini koruyun.

Teşekkür eder, saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)