GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:115
Tarih:24.07.2026

MEHMET ZEKİ İRMEZ (Şırnak) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bu Kanun Teklifi'nin 22'nci maddesiyle resmen, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının etrafından dolanılmak isteniyor. İktidar idarenin elindeki ceza sopasını geçmişe doğru uzatmaya çalışıyor. Geçici 8'inci maddeyle eski fiiller yeni tekerrür sürelerine dâhil edilmek isteniyor yani bu durum hukuki güvenlik ilkesini açıkça ihlal anlamına geliyor. Lehe olan kanunun geriye yürümemesi ilkesi alenen yok sayılıyor Anayasa Mahkemesi "Ömür boyu ceza tehdidi olamaz." diye belirtmiştir ancak iktidar eski sicilleri sıfırlamak yerine yeni sisteme taşımaktadır. Kurumlar üzerinde kapatma ve ağır para cezası tehdidi canlı tutulmak isteniyor. Bu düzenlemede öğretmenlerin maalesef iş güvencesi yoktur. Öğrencilerin eğitim hakkı göz ardı edilmiştir. Eğitimdeki sorunlar cezacı anlayışla çözülmeye çalışılıyor. İktidar toplumsal ve idari sorunları çözmek yerine halının altına süpürerek ya da var olan sorunları daha da büyütecek yasa teklifleriyle karşımıza çıkmak istiyor. Bu hukuksuz maddenin tekliften çıkarılmasını doğrudan elbette ki talep ediyoruz.

Sayın milletvekilleri, değerli halkımız; Şırnak ve köklü geçmişiyle Botan bölgesi hem yer altı ve hem yer üstü varlıklarıyla hem de eşsiz ekosistemiyle zengin bir kültürel mirasa ev sahipliği yapıyor ancak tarih boyunca birçok medeniyete beşiklik etmiş olan bu coğrafya, bugün çok boyutlu bir ekolojik kırım, talan ve idari hukuksuzlukla karşı karşıya. Bunun en somut örneğini Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından birinci derece arkeolojik sit alanı ilan edilen "..."(*) Çağlayan ve Hisar köyleridir. 1990'larda güvenlik eksenli inkârcı politikalar sonucu boşaltılan bu köyler, Orman ve Tarım Bakanlığı tarafından 2009 yılında atış talimi yapılması amacıyla kırk dokuz yıllığına Millî Savunma Bakanlığına kiralanmıştır. Burada apaçık ve kabul edilemez bir idari çelişki söz konusu, bu çelişkiyi elbette ki kabul etmemiz mümkün değildir. Halkın kendi topraklarına ve evlerine dönme talepleri hiçbir somut gerekçe gösterilmeden sit alanı bahanesiyle engellenirken aynı koruma altındaki bölgede tarihî mirası sular altında bırakacak baraj projeleri ısrarla sürdürülmek istenmekte, kamu kurumları yasal sit alanı statüsünü koruma amacıyla değil, halkın geri dönüşünü engellemenin bir kılıfı olarak kullanılmaktadır. Bu tutum tekil idari kararlardan ibaret elbette ki değildir, Cizre Barajı Projesi'nde de görüldüğü üzere Botan özelliğinde yürütülmek istenen bu uygulamalar coğrafyamızı belleksizleştirmeyi ve tarihsizleştirmeyi amaçlayan sistematik bir politikanın ürünüdür. Botan Bölgesi bugün petrol arama faaliyetleriyle, maden ocaklarıyla, güvenlik barajlarıyla ve kıyım boyutuna varan ağaç kesimleriyle kuşatılmıştır. Devlet, doğal ve tarihî varlıklarımızı koruması gereken değerler olarak değil, bu yıkım politikalarının önündeki engeller olarak görmektedir. Bir an önce sit alanı gerekçesiyle sürdürülen hukuksuzluğa derhâl son verilmeli ve tarihî mirası tehdit eden Nerdüş Barajı Projesi iptal edilmelidir. Millî Savunma Bakanlığına yapılan kiralama prosedürü feshedilmelidir. Yıllardır sürdürülen göçertme politikalarının yarattığı maddi ve manevi zararlar eksiksiz bir şekilde tazmin edilerek halkın topraklarına güvenle dönmesi sağlanmalıdır. Söz konusu köylerdeki tarihî yapıların korunması adına elbette ki Kültür Bakanlığı etkin rol almalıdır. Talan politikasının durdurulmasını talep etmek meşru mücadelemizin tabii ki bir gereğidir. Ancak süreç yalnızca pasif bir talepte bulunmaktan ibaret değildir bizim için. Bu talana karşı toplumsal iradeyi ve fiili karşı koyuşa hep birlikte elbette ki örgütlülüğümüzü güçlendiriyoruz. Uygulanan bu yok etme politikaları hiçbir şekilde halkımızda umutsuzluğa da yol açmamalıdır. Haklılığımızdan aldığımız güçle bu yıkımı ve talanı mutlaka durduracağız. Önümüzde başarıya ulaşmaktan ve bu coğrafyayı korumaktan başka bir yol olmadığının bilinciyle kararlı mücadelemizi sürdürüyoruz ve sürdüreceğiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MEHMET ZEKİ İRMEZ (Devamla) - Sözlerime son verirken, dün ve bugün çeşitli ziyaretler için Şırnak'a giden Ticaret Bakanı Sayın Bolat'a bu kürsüden çağrımızdır: Uludere halkı 2012 yılından bu yana Gülyazı Sınır Kapısı'nın açılmasını istemekte, kapının açılacağına dair söz verilmesine rağmen aradan geçen on dört yılda ne yazık ki tek bir çivi dahi çakılmış değildir. Ayrıca, Cizre-Silopi bölgesinin stratejik serbest bölge ilan edilmesi talebi söz konusudur. Bakanlığınızın özel ilgi alanında olması gereken Şırnak'ın sosyoekonomik gelişmişlik sıralamasında hâlâ en sonlarda yer aldığını Sayın Bolat da biliyor. Halkımızı oyalamaktan bir an önce vazgeçilmeli. Bu taleplerimiz dikkate alınarak çalışmalar derhâl başlatılmalıdır.

Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)