| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 115 |
| Tarih: | 24.07.2026 |
BİROL AYDIN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Şair der ki: "Eğer şimdiye kadar başımıza gelenler bize bir şey öğretmediyse bundan sonra bildiklerimiz hiç işe yaramayacaktır." Evet, bundan sonra bildiklerimiz bir işe yarayacaksa ülke ve millet olarak başımıza gelenlerden ders çıkarmak zorundayız. Son günlerde kamuoyunda epey gündem olan birçok operasyon yapılıyor. Biraz da sanki magazin tarafı da olan bu operasyonlarla Adalet Bakanlığı ve iktidar, aynı zamanda reklam ve halkla ilişkiler faaliyeti de yürütmüş oluyor. Bu durum başımıza gelenlerden herhangi bir ders çıkarıp çıkarmadığımızı da ister istemez düşündürüyor.
Değerli arkadaşlar, yanlış yanlıştır, hırsızlık hırsızlıktır, yanlışa, hırsızlığa, yolsuzluğa kimin yaptığı üzerinden bakılmaz bakılmamalıdır. Fakat ne yazık ki ülkemizde son yıllarda derinleşen kutuplaşma, doğruya ve yanlışa dahi tarafgirlik gözüyle bakılmasına sebep olmaktadır. Bu çok vahim bir durumdur. Mahkeme süreçleri devam ettiği için köşeli cümleler kullanmak istemiyorum ancak kamuoyuna yansıdığı kadarıyla şüyuu vukuundan beter hadiseler cereyan etmektedir ve çok vahim tablolar var. Bu hadiseleri siyasi fırsatlar olarak değerlendirmek yerine bunlardan ders çıkarılarak -yani burada Ahbap Derneği üzerinden patlak veren durumu kastediyorum- topyekûn bir temizlik seferberliği başlatılması herkesin hayrına olacaktır. İrili ufaklı ne kadar yardım kuruluşu varsa tamamı bugünden geriye doğru tepeden tırnağa incelemeye tabi tutulmalıdır, hem de hiç vakit geçirilmeksizin, hemen, şimdi. "Senin ahbabın, benim ahbabım, senin mahallenin hırsızı, benim mahallemin hırsız" olarak tasniflemek çürümüşlüğü daha da artırmaktan başka bir sonuç ortaya çıkarmayacaktır. Herkes bilmelidir ki A'nın kirliliği B'yi temize çıkarmaz, dahası, A'nın kirliliğini öne çıkararak B'nin kirliliğini örtmeye çalışmak hiç işe yaramaz. Belediye operasyonlarında olduğu gibi sivil toplum kuruluşlarında da biz ve onlar ayırımı yapılarak çürümüşlüğün kokusu bastırılamaz. Belediyelerden bakanlıklara, kurumlardan STK, dernek, vakıflara varıncaya dek, kadar baştan aşağı bir çürümeyle karşı karşıya olduğumuz gerçeğiyle artık yüzleşmeliyiz.
Değerli milletvekilleri, kıymetli arkadaşlar; milletimizin en belirgin vasıflarından biri hiç şüphesiz yardımseverliğidir. İnsanımız düşeni kaldırır, isteyene verir, güven duyduğunun peşinden de samimiyetle gider, koşar. İşte, bu duyguyu ve güveni kötüye kullanan kim varsa kamu-STK-özel ayırımı yapılmadan canına okunmalıdır. Altını bir kez daha çizerek ifade ediyorum: İktidar-muhalefet, sağ-sol, seküler-muhafazakâr, şucular-bucular gibi bir tasnif yapılmadan, milletin güven duygusunu ve kutsal olarak kabul ettiği değerleri istismar edenlere karşı en etkili dezenfektanla mücadele yürütülmelidir. En etkili iki dezenfektan ise şeffaflık ve denetimdir. Madem istenince MASAK tepeden tırnağa tüm hesap hareketlerini bulup çıkarıyor, madem istenince WhatsApp dâhil tüm dokümanlar çarşaf çarşaf ortaya saçılıyor, öyleyse bu hadiseler bir dönüm noktası olarak kabul edilsin, ahbaplar, çavuşlar tepeden tırnağa şeffaflık ve denetim mekanizmasının kıskacına alınsın.
Değerli arkadaşlar, dün de konuştum üzerinde, bütün arkadaşlarımız aşağı yukarı temas ettiler, emeklilerimize verdiğimiz 3.500 lira günlük 118,5 lira. Daha fazlasını vermemiz gerekiyor dediğimiz zaman iktidardaki arkadaşlara onlar da hak veriyorlar ama bir gerekçe ortaya sunuyorlar "Bütçe müsait değil, kaynak yok. Nasıl verelim? Kaynak yok." deniliyor, "Bütçeye maliyeti şu kadar." deniliyor ve biraz önce zikrettiğim rakam telaffuz ediliyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
BİROL AYDIN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, ben bu son zamanlarda yaşadığımız yolsuzluk, rüşvet, kamu kurum, özel sektör, STK vesaire her biriyle ilgili söylüyorum, sadece buralara ilişkin olarak böyle sağlıklı, bütünüyle olmasa bile, bir dokunuş yapmış olsak, ballı ihaleleri götürenlere, kıyak çekilenlere yönelik bir hassasiyet göstermiş olsak güçlü bir kaynak oluşur ve emeklimize 3.500 lira değil 20.500 lira bile verebiliriz, aylık.
Sizleri saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)