| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 115 |
| Tarih: | 24.07.2026 |
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine bir torba yasa görüşmesi yapıyoruz. Bu torba yasa ibretlik bir içerik de barındırıyor; bir yandan emeklilere cüzi bir artış sağlarken nükleer santrallarla ilgili, vergi ve faizle ilgili düzenlemeyle yabancı şirketlere, yandaşlara önemli avantaj sağlanıyor. İşin daha vahimi, bu yapılan düzenlemede "etki analizi" dediğimiz yandaşa, şirketlere, yabancılara ne kadar aktarım olacağı konusunda ise bu düzenleme de veri yok. Yani bir yerde emekliye reva gördüğümüz "yoksulluk" ve "Yok ol." mantığını yabancı şirketler için nükleer santralda avantaja çeviriyoruz. Nükleer enerji santralları için sağlanan bu avantajı sorgulamak zorundayız. Vergi muafiyetleri, borçlanma kolaylığı bu yolla bu şirketlere sağlanıyor, yabancı ve yandaş sermaye bu düzenlemelerle yeni kazanımlara eriyor. Nükleer enerji üretim faaliyeti için ön lisans ve lisans alanların, yapılacak olanlardaki yabancı ülke şirketlerinin teşviklerden yararlanması artırılıyor. Nükleer enerji santralleri yatırımına ilişkin olarak düzenlenen bütün kâğıtlara damga vergisi istisnası getiriliyor. Nükleer enerji santrali yatırımları kapsamında ilişkili şirketlerden aldığı borcun örtülü sermaye kuralı kapsamında hesaplama oranı yüzde 50'den yüzde 25'e indiriliyor. Sonuçları vergide hafiflemeyi içeren bu düzenlemelerin yanı sıra, faiz yükü ve dolayısıyla vergi riskleri azaltılıyor, avantaj yaratılıyor. Cumhurbaşkanına bununla ilgili düzenlemeyi ayrıca beş yıl uzatma yetkisi de veriliyor.
Değerli arkadaşlar, bu nükleer santralleri yıllarca tartıştık. Özellikle atıkların bertaraf edilmesiyle ortaya çıkabilecek sorunların ileride ülkenin belli bölgelerinin dokusuna vereceği tahribatları da gündeme getirdik. Şu anda Akkuyu Nükleer Santrali bitmek üzere; o bölgeye gidenler gördüyse çevredeki ormanların tamamı da yanmış, doğa dokusu da bitmiş ama nükleer santral bitiyor. Yine, nükleer santral için tercih edilen yerler -bundan sonra da- Sinop'ta, Kıyıköy'de Türkiye'nin doğasının en verimli, en güzel olduğu yerler. Enerjiyle ilgili sorunların tartışılması, konuşulması, yatırımların olması bir yana, bir de yatırımla ilgili uygulamalarda artı avantajlar yaratılarak önü açılıyor. Emekliye gelince, asgari ücretliye gelince ya da yoksul kesimlere gelince bu iktidarın eli cebine gitmiyor. Bu yolla yabancı şirketlere ve yandaş firmalara avantajlar yaratılıyor. Eğer bir avantaj yaratılacaksa işçinin, çiftçinin, esnafın, emeklinin, engellinin, hatta ülkedeki KOBİ'lerin çoğunun içine düştüğü durum da hem kredi desteği hem kredilerle oluşan borçların faizlerinin silinmesi hem de onlara iş alanlarında yaşadıkları veya karşılaştıkları sorunlara çözüm üretilmesi gerekiyor, buna yönelik düzenlemeleri göremiyoruz. Ya, emekliye 3.500 lira civarında bir para veriyorsunuz; o parayla markete gitsin, alışveriş yapsın, filesi dolmadan çıkar. Yani bu insanların emekli maaşlarını en azından bir asgari ücret düzeyine getirelim arkadaşlar. Yoksulluğun yaygınlaşıp derinleşmesi bu ülkenin hayrına değil, ülkenin geleceği açısından da bu bağlamda ortaya çıkan sorunlara çözüm üretelim. Nükleer santral için torba teklif görüşülürken son anda hemen bir düzenleme yapıp bunu Komisyona getirip buraya getiriyorsunuz ama emeklinin, asgari ücretlinin, diğer kesimlerin sorunları konusunda çok ağır ya da hiç hareket etmiyorsunuz. Emekliye reva gördüğünüzü vicdanen çevrenize sorun, bu hak mıdır, adalet midir? İktidar partisinin emekli 16 milyon insanın içine düştüğü durumu görmek yerine gidip de yabancı şirketlere vergi muafiyetleri tanımanın, vergi adaletini sağlamak yerine onlara kayırmacı politikalar oluşturmanın bu ülkenin yarını açısından da yaratacağı problemleri buradan bir kez daha ifade ediyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)