GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:115
Tarih:24.07.2026

METİN ERGUN (Muğla) - Yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Muhterem milletvekilleri, görüşülmekte olan kanun teklifine son anda eklenen nükleer enerji yatırımlarına ilişkin düzenlemeler yalnızca içeriğiyle değil, yasama sürecine dâhil ediliş biçimleriyle de ciddi soru işaretleri doğurmuştur. Bu maddeler Plan ve Bütçe Komisyonunun yerleşik teamüllerini zedeleyen, şeffaflığı ortadan kaldıran bir yöntemle Komisyona getirilmiştir. Muhalefet milletvekillerine yeterli inceleme süresi tanınmamış, kamuoyunun değerlendirme yapmasına imkân verilmemiştir. Bu yaklaşım, katılımcılığı ve parlamenter denetimi zayıflatmakta, üzerinde sağlıklı biçimde tartışılamayan düzenlemelerin âdeta yangından mal kaçırırcasına yasalaştırıldığı yönündeki kaygıları artırmaktadır. Oysa yüce Meclisimiz yalnızca kanun yapan bir kurum değildir, kamu adına denetim yapan anayasal bir kurumdur. Etki analizi yapılmadan, mali sonuçları ortaya konulmadan ve alternatifleri değerlendirilmeden oylanan her düzenleme yasama kalitesini düşürür, düşürmektedir de. Bu durum da parlamenter demokrasi kültürünün ruhuna aykırıdır.

Düzenlemelerin en önemli eksiği kapsamlı bir etki analizinden yoksun olmasıdır, vergi gelirlerinde milyarlarca liralık kayıplara yol açabilecek ve gelecek yılların bütçesini de etkileyebilecek hükümlülere sahip olmasıdır. Buna rağmen iktidar teklif edilen maddelerin mali etkilerini izah etmemiştir. Üstelik Hazine ve Maliye Bakanlığının da bu süreçte sessiz kalması hazırlık sürecindeki eksiklikleri açıkça göstermektedir. Daha da önemlisi, iktidar kendi söylemiyle çelişmektedir. Bir yandan vergi harcamalarının azaltılacağını savunurken diğer yandan yeni vergi istisnaları ve mali avantajlar getirmektedir. Tasarruf çağrıları yapılırken milyarlarca liralık yeni vergi ayrıcalıkları oluşturulmaktadır. Yanlış anlaşılmasın, İYİ Parti olarak burada bizim eleştirdiğimiz şey yeni yatırımlar değildir; eleştirdiğimiz husus esas itibarıyla şudur: Sözleşmeleri imzalanmış, fiyatları belirlenmiş ve yatırım süreci başlamış projelere sonradan ilave edilen vergi avantajları sağlanmasınadır. Bu, oyunun kurallarını maç başladıktan sonra değiştirmek demektir. Hukuki güvenlik ilkesi de kamu yararı anlayışı da bunu kabul etmez. Özellikle KDV iadesine ilişkin düzenleme bunun en somut örneğidir. Daha önce kaldırılan bir uygulama şimdi geri getirilmektedir. Sözleşme tarihinde bulunmayan bir avantajın sonradan şirketler lehine uygulanması kamu kaynaklarının özel şirketlere aktarılması sonucunu doğuracaktır. Eğer gerçekten teşvik verilecek ise bunun sözleşme müzakerelerinde kamu adına bir pazarlık unsuru olarak kullanılması gerekir idi.

Muhterem milletvekilleri, sanki yatırımların önündeki en büyük engel vergi sistemiymiş gibi bir algı oluşturulmak istenmektedir. Hâlbuki, yatırımların önündeki temel engel vergi sistemi değildir. Asıl engel öngörülebilirliğin ve güven ortamının zayıflamasıdır. Hukuk ve ekonomi alanındaki belirsizlikler yatırım riskini artırmakta, bedelini de millet ödemektedir. Güveni hukukla sağlayamayan anlayış bunu vergi teşvikleriyle telafi etmeye çalışmaktadır. Oysa güvenin yerini hiçbir vergi istisnası dolduramaz. Ayrıca örtülü sermaye düzenlemelerinde yapılan değişiklikler vergi adaletini ve kamu gelirlerini zedeleme riski taşımaktadır. Kanun yapmanın amacı belirli şirketlere sonradan avantaj sağlamak değil kamu yararını, mali disiplini ve hukuk devletini güçlendirmektir. Parlamentonun görevi de oldubittiye getirilen düzenlemeleri onaylamak değil, millet adına sorgulamak, denetlemek ve gelecek kuşakların hakkını korumaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

METİN ERGUN (Devamla) - Dolayısıyla İYİ Parti olarak düzenlemelerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)