GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:115
Tarih:24.07.2026

ELİF ESEN (İstanbul) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri ve ekranları başında bizleri izleyen aziz vatandaşlarımız; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Geldik milyonlarca emeklinin geçim derdiyle can çekiştiği bu ortamda akla zarar teklifin detaylarını içeren maddeye. Teklifin 18'inci maddesiyle en düşük emekli aylığı 20 bin liradan 23.552 liraya çıkarılıyor; iktidar bunu bir iyileştirme olarak sunuyor emekli vatandaşlarımıza. Oysa, emekliye refah payı verilmiyor, yalnızca yılın ilk altı ayında TÜİK'in açıkladığı yüzde 17,76'lık enflasyon aylığa ekleniyor sadece yani emeklinin sofrasına yeni bir lokma konulmuyor, yalnızca son altı ayda resmî enflasyon karşısında kaybettiği tutar geri veriliyor. Komisyonda verilen bilgiye göre bu düzenlemeden yaklaşık 5 milyon kişiden fazla emeklimiz yararlanacak, 2026'nın ikinci altı ayında bütçeye maliyeti 79 milyar lira olacak. Peki, 23.552 lirayla bir emekli ailesiyle birlikte nasıl yaşayacak; soruyorum sizlere. TÜRK-İŞ'in Haziran 2026 araştırmasına göre, 4 kişilik bir ailenin sadece sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için aylık 36 bin liraya yakın bir maaşa ihtiyacı var. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 46 bin lirayı geçiyor. Teklif ettiğiniz emekli aylığı açlık sınırının 12.207 lira daha altında. Bu parayla emekli kirasını ödese sofrasını kuramıyor, gıdasını alsa ilacı geride kalıyor, elektriği, doğal gazı, suyu; liste uzayıp gidiyor ama maaş onlara yetişemiyor; nefessiz kalıyor aynen emeklilerimiz gibi. Torununa harçlık vermeyi bir yana bırakın kendi çocuğundan destek istemek zorunda kalıyor bugün emekli vatandaşlarımız; bunu hepimiz ve sizler de elbette çok iyi biliyorsunuz. Emekli yoksulluğu artık yalnızca emeklinin sorunu da değil. İktidar, emeklinin karşılayamadığı barınma, beslenme, sağlık ve bakım gibi temel giderlerini çocuklarının omuzlarına yüklüyor. Bir yandan gençlerden evlenmelerini, çocuk sahibi olmalarını istiyorsunuz, biz de istiyoruz ama diğer yandan aynı gençleri "Hem kendi çocuklarına bak hem de geçinemeyen, emekli olmuş anana, babana bak." diyerek köşeye sıkıştırıyorsunuz. Aileyi böyle güçlendiremezsiniz değerli vekiller. Üstelik bu düzenleme emeklilik sisteminin asıl sorununa hiç dokunmuyor, kök aylıklar yükselmiyor, düşük kalan aylıklar hazine desteğiyle 23.552 liraya ancak tamamlanabiliyor.

Uzun yıllar çalışan, daha fazla prim günü bulunan ve yüksek kazanç üzerinden prim ödeyen emekliler giderek aynı taban aylıkta buluşuyorlar. Bugün yaklaşık 17 milyon emekli içinden 5,1 milyon kişinin geçinilemeyecek tutar olan bu taban aylığa muhtaç kalması, sistemin koruyuculuğunu değil kök aylıkların ne kadar aşındırıldığını, kırpıldığını gösteriyor bizlere. Komisyonda HAK-İŞ'in de bu sistemin prim, kazanç ve aylık arasındaki ilişkiyi zayıflattığını, sigortalıların sisteme güvenini sarstığını söylediğine hepimiz tanık olduk. Daha fazla çalışma ve daha yüksek prim ödeme emekli aylığına anlamlı biçimde yansımıyorsa burada sosyal sigorta adaletinden söz etmek mümkün değil.

YENİ YOL Milletvekilimiz Sadullah Kısacık, en düşük emekli aylığının net asgari ücret düzeyinde yani 28.075 liraya çıkarılması önergesi verdi. Biz de bu önergeyi destekledik ancak sizler reddettiniz. Oysa emekliye biraz nefes aldıracak maaşı geçen yıl ben 35 bin lira olarak söylemiştim. Yine bu kürsüden sesleniyorum: 45 bin lira olursa emeklimiz nefes alabilir diyorum. Bakın, biz yalnızca rakamsal bir artış istemiyoruz. Adil ve sürdürülebilir bir refah sağlayacak emeklilik sistemi istiyoruz. En düşük aylık en az net asgari ücret düzeyine çıkarılmalı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ELİF ESEN (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Kök aylıklar yükseltilmeli, aylık bağlama sistemi prim gününü, çalışma süresini ve ödenen primi adaletli biçimde hesaba katmalı. Emeklinin sağlık ve bakım giderleri de ayrıca gözetilmeli. Yaş ilerledikçe artan ilaç, ulaşım ve bakım ihtiyacını yok sayarsanız yaşlılığı sosyal yardıma bağımlı hâle getirirsiniz. Emeklilik insanın ailesine muhtaç bırakıldığı bir dönem olamaz.

Sözlerimi bitirirken, emekli olup yaşlılığında zorluklarla mücadele edenler, emekli olup da çalışmak zorunda kalanlar, kış soğuğunda ucuz et kuyruğunda sıra bekleyenler, ucuz otel köşelerinde gün sayanlar bizim yüreğimizi sızlatıyorlar. Ben sizlere soruyorum: "Sizlerin de vicdanınız sızlamıyor mu, vicdanınız kanamıyor mu?" diye.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP, İYİ Parti sıralarından alkışlar)