GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:115
Tarih:24.07.2026

METİN ERGUN (Muğla) - Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Muhterem milletvekilleri, teklifin 17'nci maddesiyle Sosyal Güvenlik Kurumuna Hazine tarafından yapılan bütçe transferlerinin muhasebeleştirilme yönteminde bir değişiklik yapılmak istenmektedir, özü budur. Böylece mevcut sistemde devlet katkısı ve açık finansmanı olarak izlenen iki ayrı transfer kalemi tek başlık altında birleştirilecektir. İlk bakışta teknik görünen bu değişiklik, muhtemel sonuçları ve kamu mali yönetiminin temel ilkeleri bakımından oldukça önemlidir çünkü kamu maliyesinde güvenin temeli şeffaflıktır, şeffaflığın temeliyse doğru ve karşılaştırılabilir verilerdir. Demokratik ülkelerde kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı vatandaşlardan gizlenmemelidir, gizlenemez. Parlamentolar da denetim görevini ancak açık ve güvenilir veriler üzerinden yerine getirebilir ve getirebilmektedir. Bu nedenle, bütçe yönet sisteminde yapılan her değişikliği yalnızca muhasebe tekniği açısından değil, hesap verebilirlik açısından da ele almak gerekmektedir. Ne yazık ki mevcut iktidar, uzun yıllardır kamu yönetimini bilerek ve isteyerek şeffaflıktan uzaklaştırılmıştır, vatandaşın kamusal bilgiye erişimini zorlaştırmıştır, Parlamentonun denetim imkânı da çok daraltılmıştır. Kamuoyu ise gerçek mali tabloya ulaşmakta güçlük çekmektedir.

Muhterem milletvekilleri, düzenlemeye yönelik temel itirazımız da tam olarak bu noktadadır. Söz konusu değişiklik, bütçeden SGK'ye aktarılan kaynağın büyüklüğünü değiştirmemektedir, bu kaynağın muhasebe kalemleri arasında nasıl izlendiğini değiştirmektedir. Asıl sorun da burada başlamaktadır. Geçmiş yıllarda devlet katkısı uygulaması nedeniyle SGK'nin mali açıkları, olduğundan daha düşük gösterilebilmiştir. Bu durum, kurumun mali yapısına ilişkin yanıltıcı değerlendirmelerin yapılmasına zemin hazırlamıştır. Bugün de aynı risk devam etmektedir. Nitekim, 2026 yılı bütçesinde SGK'ye merkezî yönetim bütçesinden 2 trilyon 328 milyar lira aktarılmıştır. Buna rağmen, kurum açığının yalnızca 44 milyar lira olarak gösterilmesi, mevcut raporlama yönteminin şeffaflığı açısından güven vermemektedir. Bu nedenle, geçmiş yıllara ait verilerin de yeni sisteme göre geriye dönük olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Aksi hâlde, yıllara göre sağlıklı karşılaştırma yapmak mümkün olmayacak, akademik çalışmalar için sağlıklı veri üretilemeyecektir, ekonomik ve mali analizler anlamını yitirecektir; en önemlisi de SGK açıklarının hangi ölçüde bütçe transferleriyle finanse edildiği, kamuoyu tarafından sağlıklı biçimde izlenemeyecektir.

Muhterem milletvekilleri, Türkiye'nin sosyal güvenlik sistemi hâlihazırda ciddi mali baskılar altındadır. Kayıt dışı istihdam devam etmektedir. Prim gelirleri gider artışını karşılamamaktadır. Aktif sigortalı ile emekli arasındaki denge giderek bozulmaktadır. Nüfusun yaşlanması, sistem üzerindeki yükü hızla artırmaktadır. Mali tabloların hazırlanış biçimini değiştirerek tüm bu yapısal sorunları çözemezsiniz, çözemeyiz. Çözüm, kayıt dışı istihdamı azaltmaktır; çözüm, üretimi ve nitelikli istihdamı artırmaktır; çözüm, prim tabanını genişletmektir; çözüm, sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesini güçlendirmektir ve bütün bunları yaparken toplum karşısında şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını hâkim kılmaktır.

Bilinmelidir ki güçlü demokrasiler güçlü kurumlarla ayakta durabilirler, güçlü kurumlar ise şeffaflıkla güven kazanabilirler. Bu duygu ve düşüncelerle, konuşmama son verirken Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)