| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 115 |
| Tarih: | 24.07.2026 |
MEHMET ZEKİ İRMEZ (Şırnak) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Genel Kurulu saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki Sinema Genel Müdürlüğü sanatın ve sinemanın gelişimi için çalışması gereken bir kurum olmaktan çıkmış; âdeta bir sansür merkezine, iktidarın ideolojik ve politik dayatmalarını fonlama müdürlüğüne dönüşmüştür. Destek sağlanan projelere bakıldığında tablo nettir. İstisnai olarak birkaç filme destek verilmiş olması bu hakikati değiştirmez. Meselenin en alıcı noktası ise bağımsız sinemacıların kendi ülkesinde destek göremediği için uluslararası fonlardan da mahrum kalmasıdır. İktidar bu durumu bir koz olarak kullanmaktadır. Dolayısıyla, kanun teklifinin 16'ncı maddesiyle getirilen medya hizmet sağlayıcıları ile dijital platformların net satışlarından yapılmak istenen yüzde 2'lik kesinti sanata değil yalnızca iktidarın ideolojik hegemonyasına hizmet edecektir. Bizler bu kesintinin sanata, bağımsız ve özgür sinemaya aktarılacağından emin olsak inanın ki bu teklife "Evet." deriz ancak biliyoruz ki tahayyül edilen ve hedeflenen bunun tam tersi.
Sayın milletvekilleri, faili meçhul cinayetler bu ülkenin köklü bir sorunudur. 90'larda zirveye ulaşan bu durum bugün biçim değiştirerek sürmektedir. Yeni Adalet Bakanı ise geçmişini unutturmak istercesine kurduğu Daire Başkanlığı üzerinden bu dosyaları yeniden gündeme taşımaktadır. İktidar ve medyası ise kamuoyundaki bu cinayetler sanki bu dönemde yaşanmamış, dosyaların kapatılmasında iktidarın sorumluluğu yokmuş ve yürütülen süreçler birer kahramanlık örneğiymiş gibi yoğun bir algı ve propaganda yapıyor.
Şimdi sizlere Şırnak'ta son yıllarda yaşanan failleri ve arkasındaki karanlık ilişkileri açığa çıkarılmayan 2 dosyadan, 3 cinayetten bahsetmek istiyorum. Ocak 2020'de Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinin Kovankaya köyünde yaşayan Süryani yurttaşlarımız Hürmüz ve Şimuni Diril çifti ortadan kayboldu. Şimuni Diril'in cansız bedeni yetmiş gün sonra bulundu ancak Hürmüz Diril'den altı yılı aşkın süredir maalesef hiçbir iz yok. Dosyadaki tek tutuklu sanık 70 yaşındaki Apro Diril. Şimuni Diril'in ölümünden yalnızca bu kişinin sorumlu tutulması hayatın olağan akışına elbette ki aykırıdır. Diğer şüphelilerin "Ben devletin adamıyım." sözleri ve arkasındaki ilişkiler görmezden gelinmekte, aile avukatının ek soruşturma talepleri reddedilmektedir. Soruşturma tek bir faile sıkıştırılarak gerçek bağlantılar karartılmak istenmekte. Hürmüz Diril'in bedeni hâlâ bulunamamış, aile altı yıldır yazısında bile tutamamıştır.
Bir diğer dosya Temer Temel. Şırnak Beytüşşebap'ın Setkar Köyü'nde yaşayan Temer Temel 7 Mayıs 2023'te evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu maalesef yaşamını yitirdi. Yirmi dört saat askerî gözetim altındaki köyde işlenen bu cinayette ciddi ihmaller yaşanmaktadır. İddianameye göre sanıklar saldırıyı 2022'den beri planlamış ve silah temin etmiştir ancak duruşma hâkimliği sanıkları delil yetersizliğinden tahliye etmiştir. Şu ana kadar tek bir tutuklunun bulunmadığı dosya faili meçhul bırakılmak istenmektedir. Kolluk ve yargı makamları bu cinayetlerin de üstünü örtmekten vazgeçmeli, adalet talebi bir an önce karşılanmalıdır. Gerek Diril çifti gerekse Temer Temel dosyası bölgede yıllardır uygulanan özel konseptin ve cezasızlık politikalarının birer somut sonucudur. Bu iki dosyanın ve benzeri tüm vakaların ortak noktası açıktır: Failler ya bilinçli olarak yakalanmamakta ya da olay tek bir kişinin üzerine yıkılarak arkasındaki karanlık ağlar gizlenmek istenmekte.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.
MEHMET ZEKİ İRMEZ (Devamla) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Gülistan Doku dosyasında bugün ortaya çıkan detaylar nasıl ki başından beri biliniyor ama görmezden geliniyorsa bu dosyalarda da aynı akıbet yaşatılmak istenmektedir.
Buradan açıkça soruyoruz: Temer Temel'in katili ve katilleri kimlerdir? Şimuni Diril'in katili ve katilleri kimlerdir? Hürmüz Diril nerededir? Bu cinayetlerde kimler sorumludur? Faillere kimler yardım etmiştir? Hakikatin ve faillerin bir an önce açığa çıkarılmasını talep ediyor, Meclisi ve adli makamları göreve çağırıyoruz diyerek Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)