GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:115
Tarih:24.07.2026

FAİK ÖZTRAK (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 14'üncü maddedeki değişiklik önergemizle ilgili söz aldım ama bugün önemli bir gün, ben bugünle ilgili olarak bir konuşma yapmak istiyorum.

Bugün, milletimizin emperyalizme karşı verdiği kurtuluş mücadelesini diplomasi zaferiyle taçlandıran Lozan Antlaşması'nın imzalandığı günün 103'üncü yıl dönümü. Türk milletine karşı yıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması'yla tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın sonuçsuz kaldığının belgesi olan Lozan; aynı zamanda ülkemizin tapu senedidir, savaş meydanlarındaki zaferimizin hukuki mührüdür. Bir büyük dünya savaşından çıkan yokluklar içindeki ulusun her aşamasında milletin iradesine, millet iradesinin tecelligâhı Türkiye Büyük Millet Meclisine dayanarak kazandığı zafer, kurduğu cumhuriyet eşsizdir. Dünyanın pek çok yerinde meclisleri devletler kurarken ülkemizde devleti Millet Meclisi kurmuştur. Fakat kurtuluş bir sürecin sonunu değil, bir başlangıcı ifade eder. Cumhuriyetimizin kurucuları, savaş meydanlarında kazanılan zaferlerin ekonomik, sosyal, kültürel zaferlerle sürdürülmedikçe kalıcı olmayacağını biliyordu. Bu yüzden, zaman kaybetmeden ülkemizi çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak için mücadelenin ikinci aşamasına geçtiler. Egemenliği saraylardan aldılar, milletimizin tertemiz sinesine emanet ettiler. Asrı yıla sığdıran devrimleri tek tek hayata geçirdiler. Atatürk Cumhuriyet Halk Partisinin 4'üncü Büyük Kurultayın açılış konuşmasında bu yılları şöyle anlattı: "Uçurumun kenarında yıkık bir ülke, türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar, yıllarca süren savaş, ondan sonra içeride ve dışarıda saygıyla tanınan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız devrimler." İşte Türk genel devriminin bir kısa DM'i. Türkiye Cumhuriyeti, çağdaş medeniyetlerin üzerine çıkmayı hedefleyen insanların inançlarına, kökenlerine, tercihlerine saygı duyan, yönetimde aklı ve bilimi kendine yol gösterici kabul eden ve kimsesizlerin kimsesi olarak tüm yurttaşlarını kucaklayan, kurucu anlayışın temelleri üzerinde bina edilen yıkılmaz bir kaledir. Bizler için her zaman yükseltilmesi gereken en mukaddes bir emanettir.

Bu vesileyle, sözlerimi bitirirken milletimizin büyük önderi, Cumhuriyetimizin ve Cumhuriyet Halk Partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, Lozan Antlaşması'nın mimarı İsmet İnönü'yü ve Kurtuluş Savaşı'mızın tüm kahramanlarını bir kere daha saygıyla, rahmetle ve minnetle anıyorum.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)