GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:114
Tarih:23.07.2026

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Sevgili halkımız size bu cumhur zulüm ittifakını şikâyet ediyorum. Bu Meclise, önümüze bir yasa getirmişler, zenginlere, patronlara vergi muafiyeti getirip onları daha zengin eden fakirleri, emeklileri, esnafı sefalet ücretiyle daha da fakirliğe mahkûm eden bir yasa getirmişler. Hiç yüzleri kızarmıyor ya! Bu nasıl olabilir arkadaşlar? Olacak iş mi? O kadar insanlar sıkıntıda, emekliye "Ancak sana 3.500 verebilirim efendim." diyor, patronlara dev muafiyetler. Buradan 86 milyona şikâyet ediyoruz bu zulüm ittifakını.

Sevgili arkadaşlar, bakın, emekli yetmiyor engelli emekliye bile zulmediyorlar. 15 Ocak 2025'te burada bir yasa çıktı, o zaman biz burada kendimizi paraladık, bu yasayı çıkarmayın, zulmedersiniz dedik, SGK yetkilileri iktidarın önünde el pençe divan "Yok, engellilere bir zararı olmayacak." dedi, ne oldu biliyor musunuz? 2008 öncesi sigortalı olan kişiler vergi indiriminden kaynaklı engelli emeklilik hakkını kaybettiler, iş gücü kaybı hesabı getirildi. En ağır hastalar yanımıza geliyor -ben Meclis Sağlık Komisyonu üyesiyim- ağır derecede hasta insanlar perişan durumda, emekli olamıyorlar ama patrona milyon dolarları veriyorlar. Arkadaşlar, nasıl buna susarız ya? Biz buna susamayız. Bakın, artık insanlar intihar ediyor, intihar! Bakın, Diyarbakır'da bir esnafın acı sonu, ölmeden önce isyan etti bu kişi. Bakın, gencecik bir esnaf, 42 yaşında arkadaşlar -internette de bulabilirsiniz- ne demiş: "Maliyesi bir yandan, belediyesi bir yandan, esnaf kefaleti bir yandan, tarımı bir yandan, trafik polislerinin kuryeye kestiği cezalar bir yandan bu dükkânın kaç ortağı var ben anlamadım." diyor merhum. "Ver, ver, ver bitmiyor, vallahi onlar benden daha çok kazanıyorlar ya, eziyeti çeken ben, kazanan onlar. Ne oldu ya?" demiş ve sonra ertesi gün Dicle Nehri'nde cenazesi bulundu. Arkadaşlar, vicdanınız sızlamıyor mu ya? İnsanlar perişan durumda, emekli, esnaf perişan durumda, intihar ediyor, umurunuzda değil.

Bakın, emekli memurların bir kısmı yararlanamıyor, 3600 ek gösterge birinci derece memur ve emeklilerin bir kısmına verildi ancak maliye, kaymakamlık, Spor Bakanlığına bağlı olanlar, gümrük memurları, adliye memurları, belediye memurlarına ek gösterge verilmedi arkadaşlar, bu adaletsizlik nedir? Yine, memure seyyanen zam verildi 2023'te, emekliye verilmedi, 25 bin lira değerinde, niye vermiyorsunuz? Hani Cumhurbaşkanı Erdoğan söz vermişti "Ben emeklimin hakkını savunacağım, vereceğim." demişti, burada AK PARTİ'liler var, buyursunlar, ne oldu o söz? Üç yıldır o söz yok ortada.

Yine, bakın, yabancı uyruklu diye hekimlerin hakkını çiğneme yasası getirmişler. Nereniz doğru, Allah aşkına ya! Bakın, Anayasa Mahkemesi iptal etmişti böyle bir maddeyi, kanunu yeniden önümüze getirdiler şu anda ve yabancı uyruklu doktorların hakkını gasbedecekler. Düşünün, serviste iki doktor çalışıyor, aynı işi yapıyorlar, efendim "Sen yabancı uyruklusun, sana hak ettiğini vermem." O zaman, alın Anayasa'yı çöpe atın kardeşim! Bu ne rezalet ya!

Yine, bakın, bir fıkra daha getirmişler maddeye, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler, artı, yükseköğretim kurumlarında çalışacak öğretim elemanlarına da arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması diyerek... Bakın, burada yıllardır bir mücadele sergiliyoruz, işte "Senin baban HDP il yönetiminde çalışmış, güvenlik soruşturman zayıf, giremezsin işe." Öbürüne "Senin annen kapatılan okullarda aşçı olarak çalışmış, işe giremez." Ben bu Mecliste bunun istihbari belgelerini gösterdim, idare mahkemelerinde dosyalara yansımıştı, burada gösterdim. Aynısını, şu anda yapmaya çalışıyorlar yani özgür düşünce ortamının olduğu üniversitelere de böyle boğucu bir şey getirmeye çalışıyorlar sevgili arkadaşlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Devamla) - Bakın, 1990'lara döndük arkadaşlar. Şu 2 kişiyi görüyor musunuz? Ya, Türkmenistan vatandaşları bile bu ülkede kaçırılıyor. Önceden Kürtler kaçırılıyordu ha bire, zorla kaybedilip kaçırılıyordu. Alişer Sahatov ve Abdulla Orusov bu 2 kişi, Türkmenistan yönetimine muhalif 2 kişi; Türkiye'de oturum izinleri vardı ama Türkmenistan yönetimi Türkiye'ye herhâlde, şikâyet etmiş. Adamları buna rağmen, Edirne Geri Gönderme Merkezine aldılar; Anayasa Mahkemesi ihlal verdi, "Ya, ne yapıyorsun ey idare?" dedi ama bu iktidar Anayasa, mahkeme falan dinler mi? Ayaklarının altında çiğniyor. Adamları sonunda serbest bıraktılar; ne oldu, biliyor musunuz? Sonrasında bu insanlar buharlaştı. Bakın, 4 çocuğu var Alişer Sahatov'un ve bu insanlar yok. Belli ki Türkmenistan'a iade edilmişler. Hiçbir açıklama yapılmıyor, İçişleri Bakanına da soruyorum. Ya, ne biçim bir ülke burası arkadaşlar, olacak bir iş değil.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Devamla) - Adamları yok etmişler ya, buharlaştırmışlar, yok yani Türkmenistanlı bu kişilerin şu anda ne ölüleri var ne dirileri var. Ya, siz, bu zorla kaybetme ve kaçırma huylarından vazgeçmediğiniz müddetçe nereye varacaksınız, Allah aşkına? Aynı kafa, nato kafa, nato mermer, aynısı devam ediyor arkadaşlar, belgelerle de burada ispat ediyoruz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)