| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 114 |
| Tarih: | 23.07.2026 |
HAYDAR ALTINTAŞ (İzmir) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sözlerime başlamazdan evvel bu boş koltuklarda oturan bütün arkadaşlarıma Anayasa’nın 96'ncı maddesini hatırlatarak sözlerime devam etmek istiyorum.
Yunus Emre'nin çok güzel bir deyişi var: "Suyum akar yalap yalap/ Böyle emreylemiş Çalap/ Derdim var ki inilerim." diyor. Evet, bugün Türkiye'de millet Yunus Emre'nin dediği gibi hukuk, ahlak, adalet, ekmek ve çürümemiş kurum ararken aynı Yunus Emre'nin dediği gibi hep derdinden ağlamakta devam etmektedir.
Sayın milletvekilleri, bu iktidarın kavgası cehaletle ve yoksullukla değil, patates ve soğanla. 2023'te soğan depolarını basarak stokçu aradık, şimdi de soğanın gümrük vergisini düşürerek ülkedeki geçim sıkıntısını ortadan kaldıracağımızı zannediyorsak vay hâlimize! Zeytinyağı ihracatına, salça ihracatına, limon ihracatına ve tavuk eti ihracatına yasaklar koyduk, sonra hızımızı alamadık tavuk eti üreticilerine operasyon yaptık. Bugün, geriye dönük operasyona uğrayan üreticilerin banka kredileri bile geriye çağrılmaktadır, bunların hâlini soran var mıdır? Bundan sonra fiyatlar nereye gelir hep beraber düşünürüz. Devletin aldığı tedbirlerin hiçbir tanesi işe yaramıyor, üretici yok oluyor, pahalılık devam ediyor. Bu işin perde arkasına bakmak lazım. Türkiye'nin son dört yıldır dış ticaret açığı yıllık 100 milyar dolar mertebesinde devam ediyor. Bu açığı kapatmak için asgari 350 milyar dolar değerinde ihracat artırıcı veyahut da ithalatı azaltıcı nitelikte yeni yatırımlara ihtiyaç vardır. Durum böyleyken neden ihracatı yasaklayarak ülkeyi ithalata daha bağımlı hâle getiriyorsunuz? Derdiniz soğan ve patates mi, yoksa ithalat lobileriyle dans ettiğiniz için mi üreticinin boğazını sıkmaya devam ediyorsunuz?
Değerli arkadaşlar, Meclis olarak bu Meclisin itibarını korumak için bu Meclisten ve bu Mecliste bulunanlardan istediğimiz şey şudur: Bütçe yapma hakkımızı geri istiyoruz. Yamalı bohçaya döndürdüğünüz torba kanunlardan vazgeçerek düzgün kanun tasarılarını Meclise getirmenizi istiyoruz. 2023 yılında ek bütçede Cumhurbaşkanına maktu vergileri 5 kat artırma; 5,8 trilyon lira olan devlet bütçesinin yüzde 50'sine yakın 2,2 trilyon lira borçlanma yetkisi verdiniz, bu yetkileri vererek sonuçta Meclisin yetkisiyle birlikte itibarını da devrettiniz; işte, Meclisin itibarını da geri istiyoruz.
Vatandaşın birisi Trakya'da 517 bin dönüm arazi alıyor, başkaları da aynı yerlerden arazi alıyor. "Ne yapacaksın bu araziyi?" diye soruyor musunuz? Veya "Çiftçi toprağını niye satıyor?" diye kendi kendinize soruyor musunuz? Sadece Trakya'da değil, Anadolu'nun her tarafı satılık. En küçük ilçede 3 veya 4 tane emlak ofisi var. Bu yolla çiftçiyi mülksüzleştirip gıda üretimini sermaye tekellerine devretmek istiyorsanız, eğer bu yola devam ederseniz, Anadolu boşalır, Atatürk'ün dediği gibi Torosların tepesinde dumanı tüten bir Yörük obası göremez ve eken de biçen de bulamazsınız.
Değerli milletvekilleri, devletin temel şartı egemenliktir, egemenlik yoksa devlet de yoktur. Egemenlik kayıtsız şartsız milletin ise millet egemenlik hakkını bu Mecliste vekilleri vasıtasıyla koruyacaktır. Kurumlar varlık sebeplerini kendileri yaratır. Meclisin itibarını korumak, bu itibara zarar vermemek milletvekillerinin asli görevidir. İtibar, kurallara uyarak yaratılır. Güven, liyakat, adalet itibarın olmazsa olmaz şartıdır. Bu kurallar keyfî ve şahsi olarak çiğnenemez. Hani sıkça söylüyoruz ya "devlet aklı" diye, işte devlet aklı bu kurumların birikimidir. İtibarın varlığı milleti bölmek değil, birleştirmektir, adam kayırmacılık, hak yemek değildir, itibar hukuktur, itibar adalettir, itibar geleceğin teminatıdır, itibar karnı tok insandır, itibar, milletin kör kuruşunun hesabını vermektir. Devlet malı, iktidarların ganimet malı değildir, bu şartlara dayanan güç, devletin gücüdür. Bu güç, dış politikada da devleti itibarlı hâle getirebilir, aksi takdirde itibar içeride de, dışarıda da yok olur.
Değerli milletvekilleri, bunlar Meclisin teminatı altında olmalıdır. Meclis bu haklara sahip çıkmalı, iktidar da kendisine çekidüzen vermelidir. Milletin sıkıntılarını çözerek, milletin hem bugününü hem de geleceğini teminat altına alarak...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
HAYDAR ALTINTAŞ (Devamla) - ...dünya milletleriyle yarıştan geride kalmamalıyız. Cumhuriyet fazilettir, demokrasi cumhuriyetin ruhudur, demokratik cumhuriyeti korumak ve onu yaşatmak, geliştirmek bizim görevimizdir.
Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum arkadaşlar. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)