| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 114 |
| Tarih: | 23.07.2026 |
ŞENOL SUNAT (Manisa) - Evet, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin 8'inci maddesi üzerine söz aldım. Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Evet, 8'inci maddedeki değişiklikle Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatının standartlarına uyum sağlanmaktadır. Elbette böyle bir uyumdan yanayız ancak güçlü bir havacılık sektörü, güçlü bir mevzuat kadar, güçlü bir uygulamayı da gerektirir. O nedenle, bu uyumun sadece kanunun metninde kanmaması, denetimde uygulamada ve kurumsal kapasitede de aynı ciddiyetle hayata geçirilmesi gerektiğini özellikle vurgulamak isterim.
Değerli milletvekilleri, havacılıkta uluslararası standartları yakalamaya çalışırken üzüm üreticilerinin, üzümde kendi üreticimizi uluslararası rekabet karşısında yalnız bırakıyoruz. Temmuz ayının ortalarına doğru üzümün başkenti Manisa'daydım. Saruhanlı'dan Salihli'ye, Alaşehir'den Sarıgöl'e kadar üzüm üreticilerimize kulak verdim. Üreticilerimiz son derece endişeli, önlerini göremiyorlar. Kuru üzümün fiyatı 2023'te 100 liraydı, 2024'te 110 lira, 2025'te ise 120 liraydı. Enflasyon, mazot, gübre, işçilik maliyetleri her yıl katlanıyor fakat kuru üzümün fiyatı yerinde sayıyor. Rekolte fazla olacak bu yıl, üreticiler fiyat daha da aşağı çekilir diye çok endişeli. Buradan, Tarım ve Orman Bakanlığı ile TARİŞ'e sesleniyorum: Geçen yıl fiyatı on sekiz gün geç açıkladınız, üreticiyi çaresiz bıraktınız. Bu yıl aynı hatayı yapmayın, fiyatı zamanında açıklayın. Bugün, Manisalı üreticinin haklı talebi en az 180 liradır. Bu yüksek enflasyon ortamında bizce bu rakam bile yetersizdir. Beklentimiz, üreticinin maliyetini esas alan, alın terinin karşılığını veren, üreticiyi tüccarın insafına bırakmayan adil bir fiyatın gecikmeden açıklanmasıdır
Değerli milletvekilleri, yanlış planlamanın, öngörüsüz tarım politikalarının ve üreticiyi maliyetlerle baş başa bırakan anlayışın sonucu olarak son beş yılda üzüm sektöründe büyük değişimler oldu. Ekim alanı yüzde 7 azaldı, üretim miktarı yüzde 17 azaldı, verim yüzde 11 düştü. Daha acısı kuru üzüm ihracatı miktar bazında yüzde 37 düştü. 2025'te son yirmi beş yılın en düşük ihracatı gerçekleşti. Dış pazar daralırken iç tüketim de yüzde 25 düştü. Duyuyoruz bu sezon Mersin, Adana, Gaziantep'te de üreticiler tüccar bulamıyor. Yaş üzüm tarlada 20 lira, ihracat bu yıl da kısıtlı. Bu fiyatlarla 1 kilo üzüm satıp 1 birim girdi maliyetini karşılayamazsınız. Buradan iktidara çağrıda bulunuyorum: Bu şartlar altında üzümde iç tüketimi arttıracak acil devlet politikalarını devreye sokmalısınız. Okullarda kuru üzüm dağıtımı projesi derhâl başlatılmalıdır. Millî hava yolu şirketimiz Türk Hava Yollarında ikram olarak kuru üzüm dağıtabilirsiniz. Kahraman Mehmetçik'in kışladaki kumanyasına üzüm dâhil edilmelidir. KYK yurtlarında kalan gençlerimizin sabah kahvaltılarına kuru üzüm koyabilirsiniz. Ceza infaz kurumlarında ve kamuya ait tüm sosyal tesislerde kuru üzüme hak ettiği yer açılmalıdır. Kendi üreticimiz desteklenmek zorundadır sayın milletvekilleri. Elbette sadece ihracat ve iç tüketimi artırmak da yetmez. Üzümü işleyerek, markalaştırarak yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmeliyiz. Gastronomi alanında, inanç ve doğa turizmiyle üzümü dünya vitrinine çıkarmalıyız. Üreticiyi tüccarın insafına, bağlarımızı iktidarın vurdumduymazlığına bırakamayız. Üretici kazanırsa Manisa da kazanır, Türkiye de kazanır diyorum.
Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)