| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 114 |
| Tarih: | 23.07.2026 |
MEDENİ YILMAZ (İstanbul) - Sayın Başkan, çok kıymetli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Artık rutin hâle getirdiğimiz bir torba yasayı daha görüşüyoruz. Maalesef son dönemde hazırlanan tekliflerin birçoğunu torba yasa hâlinde Meclise sunarak yasamanın şeffaflık, öngörülebilirlik ve devamlılık mekanizmasının bozulduğu bir dönemi yaşıyoruz.
281 sıra sayısıyla bizlere dağıtılan ve kamuoyu tarafından "emekli maaş artış yasası" diye bilinen Komisyon raporu yürütme ve yürürlük maddesini çıkardığımızda, 32 maddelik bir teklif olarak 22 ayrı kanun ve 2 kanun hükmünde kararnamede değişiklik öngörmekte; bu teklifin değişiklik öngördüğü kanunların sadece ismini saymaya çalışsam buna sürem yetmez.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Parlamentonun 2 görevinden, temel görevlerinden biri, ülkenin ihtiyaç duyduğu yasaları çıkarmak yani yasama faaliyeti; diğeri ise yürütmeyi denetim görevidir. Son sistem değişikliğiyle birlikte denetim yetkisi kalktı; yasama görevi ise son dönemdeki uygulamalarla yürütmenin ihtiyaç duyduğu düzenlemeleri yapar hâle geldi. Bunu yaparken Parlamentonun bilinen geleneksel doğrularından bir hayli sapma meydana geldi. İhtisas komisyonları yeterince fonksiyonel değil, torba yasa ve temel yasa yöntemleri ihtiyaca göre istisna olması gerekirken rutin yasama uygulaması hâline geldi. Yasa teklifleri, ilgili ihtisas komisyonlarında gerekli ve yeterli şekilde tartışılıp olgunlaşmadan Genel Kurula geliyor, Genel Kurulda yeterince tartışılamıyor. Bu uygulamalardan lütfen artık vazgeçiniz; temel yasa ve torba yasa uygulamalarını sadece gerektiğinde istisna olarak kullanınız ve Parlamentonun olması gereken ve bilinen yasa yapma usulüne geri dönünüz.
Üzerinde yeterince çalışılmadan, paydaşların, sivil toplum kuruluşlarının, ilgili kurumların, uzmanların görüşü yeterince alınmadan çıkarılan bu kanunları sürekli yenilemek zorunda kalıyoruz. Hangi kanunda, hangi alanda değişiklik yapılacaksa getirin teklifi ilgili komisyona, çağırın o konunun tüm paydaşlarını, alın sivil toplumun, akademisyenlerin, konunun uzmanlarının görüşlerini ki yapacağımız yasalar yıllarca sağlam bir şekilde kalsın ve verimli, şeffaf, öngörülebilir bir kanun yapma sistemimiz oluşsun.
Değerli milletvekilleri, yine, bu teklifte gördüğümüz gibi, teklifin ana metninde olmayan ve oldubittiye getirilmek istendiği anlaşılan madde ihdas etme sistemini de bir rutin hâline getirmeye çalışıyorsunuz. Adına "emeklilerin maaş artışı" dediğiniz yasada emeklinin maaşına 3.520 lira zam yapıyorsunuz ama son anda Akkuyu Termik Santrali için milyarlarca dolar Rusya'ya imtiyaz veriyorsunuz. Yürütme tarafından hazırlatıp yasamanın temel fonksiyonunu baypas ederek maddelerin yeterince tartışılmasını zaten kısıtlıyorken bir de olağanüstü düzenlemeler içeren maddeleri teklife son anda dâhil ederek bu maddeleri emrivakiyle çıkarmaya çalışıyorsunuz. Yasama faaliyetinde denetimi ve katılımcı yapıyı yok etmeye çalışan bu aceleci davranış, temelde üzerinde anlaşılamayan veya kamuoyunda meydana getireceği tepkiden çekinilen düzenlemelerin yangından mal kaçırırcasına yasalaştırma çabasından başka bir şey değildir.
Kıymetli arkadaşlar, Meclisin itibarını ve yasamanın kalitesini her geçen gün biraz daha aşağıya çekiyorsunuz. Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim ve müzakere işlevini zayıflatan bu sistemden lütfen vazgeçin artık. Ülkemizin temel direği bu kanunlardır. Bunu da bozarsanız nasıl ayakta kalacaksınız? Gelin, asıl görevimiz olan yasama işini hakkaniyetli bir şekilde yapalım ki hem sağlam bir kanun sistematiğimiz oluşsun hem de gelecek nesiller bizleri hayırla yâd etsin diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)