| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 114 |
| Tarih: | 23.07.2026 |
CHP GRUBU ADINA EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Zonguldak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bugüne kadar Azak Denizi'nde 119, Karadeniz'de 64 olmak üzere toplamda 183 tane ticari gemiye saldırı yapıldı ve son zamanlarda saldırıya uğrayan gemiler arasında Türk bayraklı veya Türkiye bağlantılı ticari gemiler var ve bu konuda en son açıklama Dışişleri Bakanlığı tarafından 22 Haziranda yapılmış. Bu açıklamada, yapılan bu saldırılardan duyulan rahatsızlığın her iki ülkenin makamları nezdinde dile getirildiği ifade edilmiş ve Karadeniz'de sivil gemilerin seyrüsefer emniyetinin sağlanması için tüm tarafların bölgedeki gerilimi azaltacak önlemleri alması için çağrı yapıldığı ifade edilmiş. Bizler de bu saldırıların başladığı ilk günlerden itibaren eğer gerekli reaksiyon şimdi verilmezse müteakip dönemde Türk bayraklı veya Türkiye bağlantılı gemilerin de bu saldırılara maruz kalmamasının herhangi bir garantisi olmadığını ifade ettik ve uyarılarda bulunduk. Saldırılardan sorumlu devlet veya devletler nezdinde gerekli girişimlerin en üst düzeyde ve gecikmeden başlatılması ve kamuoyunun bu süreçle ilgili açık, şeffaf ve düzenli bir şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini ifade ettik.
Sayın milletvekilleri, son kırk sekiz saatte gerçekleşen saldırıların yoğunluğuna bakıldığında, daha önce yapılan çok sayıda uyarıya rağmen önleyici ve caydırıcı fiili tedbirlerin yeterli seviyede uygulanmadığı maalesef görülmektedir. Karadeniz'de mayınlar, silahlı insansız deniz araçları, silahlı insansız hava araçları bildiğiniz cirit atıyorlar ve bunlar sivil asker ayrımı yapmadan savaşan, savaşmayan veya tarafsız ayrımı yapmadan ticari gemiler de dâhil herkese saldırıyorlar. Örneğin, 5 Haziranda Kırım Adası açıklarında bir balıkçı teknemize saldırı düzenlendi ve maalesef 47 yaşında bir balıkçımız hayatını kaybetti. Bugüne kadar ticari gemi mürettebatlarında bulunan pek çok Türk vatandaşımız da yaralandı ve hayatını kaybedenler de oldu. Bunlardan bir tanesi de Ukrayna'nın 10 Temmuz tarihinde gerçekleştirdiği saldırıda Türk bayraklı Sabahat Telli isimli gemide görev yapan Zonguldaklı hemşehrim Kadir Kâmilçelebi'ydi. Bu saldırılarda yaşamını yitiren tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum, yaralılara da acil şifalar diliyorum.
Sayın milletvekilleri, artan saldırılar çok dikkat çekici düzeydedir. Saldırıların gerçekleştiği yerler Türk deniz yetki alanları dışında olsa bile gelişmeler doğrudan millî güvenlik meselesi hâline gelmiştir. Bu durumda çatışma hukuku devreye girmektedir. Bunlar tartışmasız şekilde hukuksuz saldırılardır. Çatışma hukukunda iki kriter vardır: Bir, ayrım yapmak yani asker mi sivil mi. İki, orantılılık. Bu gemiler sivil ticaret gemileridir ve günlük hayatın idamesi için gerekli olan ham petrol ve tahıl gibi yükler taşımaktadır yani bu gemilere saldırılması tamamen suç oluşturmaktadır.
Sayın milletvekilleri, bizim millî politikamız Karadeniz'in güvenliğinin Karadeniz'e kıyıdaş devletler tarafından sağlanmasıdır. Kıyıdaş olmayan devletlerin bayraklarına sahip gemilerin Karadeniz'de saldırıya uğramaları burada güvenliğin sağlanamadığı algısını kuvvetlendirmektedir yani bu gelişmeler, Türkiye'nin güvenilirliğini, caydırıcılığını ve ulusal menfaatlerini doğrudan etkilemektedir. Oysaki eğitimli personeliyle harekât tecrübesi ve gelişmiş kabiliyetiyle Türk donanması uygun planlama ve siyasi iradeyle gerekli güvenlik tedbirlerini almaya muktedirdir ancak bu konuda zafiyet yaşandığı son gelişmeler de göz önüne alındığında açıkça ortadadır.
Sayın milletvekilleri, Karadeniz'e dışarıdan müdahalelerin önü asla açılmamalıdır. Bakın, dünyanın günlük ihtiyacı olan ham petrol ve doğal gazın yüzde 2,5'i Türk boğazlarından geçmektedir. Buradan bakarsak bu gelişmeler ışığında deniz yoluyla ham petrol ve doğal gaz ihracatının güvenli olmadığı algısı oluşmaktadır. Karadeniz'deki bu güvenlik zafiyeti doğrudan mutfağımıza, soframıza ve Türkiye ekonomisine bir darbe vurmaktadır. Bölgeye gemi göndermek isteyen armatör sayısının azalması, sigorta maliyetlerinin artması ve benzeri sebeplerle navlun maliyetlerinde çok önemli artışlar yaşanmaktadır ve sektör temsilcilerinin de vurguladığı üzere Karadeniz'den ülkemize gelen yem ham maddesi ve ayçiçeği yağı tedarik zinciri kırılmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Devamla) - Ayçiçeği yağının ton fiyatı bir gecede tam 40 dolar artmıştır sayın milletvekilleri, yem ham maddesi ithalatı durma noktasına gelerek hayvancılık sektörümüz ve dolayısıyla da gıda enflasyonumuz çok ciddi şekilde tehlike altına girmiştir. Bölgedeki lojistik kilitlenme liman kentlerimizin ekonomisi ve sanayisini de negatif bir şekilde etkilemektedir.
Sayın milletvekilleri, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin sunduğu tarihî haklarımızı ve bölgedeki diplomatik ve askerî caydırıcılığımızı sonuna kadar kullanmak zorundayız. Bu doğrultuda, devletimiz sivil gemilerimiz için erken uyarı ve koruma mekanizmalarını derhâl aktiflemeli, saldırıların devamında sorumlu devletlere gerekli yaptırımlar yapılmalı, hayatını kaybeden denizcilerimizin ailelerinin hakları devlet güvencesi altına alınmalı ve kamuoyu bölgedeki seyir güvenliği konusunda şeffaf ve düzenli bir şekilde bilgilendirilmelidir.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)