| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 114 |
| Tarih: | 23.07.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA ELİF ESEN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Sözlerimin başında, ölüm yıl dönümünde Batı Trakya Türklerinin unutulmaz lideri Doktor Sadık Ahmet'i de rahmetle anıyorum.
Lozan, Türkiye Cumhuriyeti için yalnızca sınırları ve hukuki statüyü belirleyen bir anlaşma değildir, öncelikle bunun altını çok net bir şekilde çizmek isterim. Zira, Lozan Osmanlı'nın son yüzyılındaki savaş, toprak kaybı, göç, parçalanma deneyimlerinden çıkışı sağlayan psikolojik bir eşiktir Türkiye Cumhuriyeti için. Anlaşmanın psikolojik tatmin yaratması Türkiye'nin rövanşist bir çizgiye yönelmesini engellemiş, yeni cumhuriyetin enerjisini geçmişin kayıplarına değil, devlet ve toplum inşasına çevirmesine yardımcı olmuştur. Lozan'ın "hezimet", "gizli maddeler" veya "süresi dolacak anlaşma" söylemleriyle itibarsızlaştırılması yalnız tarihsel bir yanlış bilgilendirme olarak görülemez. Bu söylemler cumhuriyetin kurucu özgüvenini ve ortak başarı hafızasını aşındıran bir psikopolitik müdahale niteliği taşır ki bunu kabul etmek mümkün değildir. Bunun karşı kutbunda Lozan'ı her maddesiyle tartışılmaz ve kusursuz göstermek de elbette sağlıklı bir yaklaşım olmaz.
Politik psikolojinin duayenlerinden çok değerli Profesör Doktor Vamık Volkan'ın "seçilmiş zafer" kavramı hukuki ihtilafları inkâr etmek anlamına gelmez, toplumun kurucu başarıyı koruyarak güncel haklarını rasyonel biçimde savunmasını ifade eder. Yine DEVA Partisi Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan'ın ifadesiyle "Lozan Barış Anlaşması bu ülkenin kuruluş noktasıdır ve Lozan'dan doğan haklarımızın çiğnenmesine izin vermemek Türkiye Cumhuriyetinin temel görevidir." diyor Sayın Babacan. Batı Trakya'daki Türk azınlığın kimliğine, eğitim kurumlarına, dinî ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik müdahaleler asla görmezden gelinemez. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen Türk adını taşıyan derneklerin önündeki engellerin sürmesini kabul edemeyiz. Yine, Ege'deki ada, adacık ve kayalıkların hukuki statüsü ile gayri askerî statüdeki adaların silahlandırılması da sloganlarla değil antlaşmalar, haritalar, arşiv belgeleri ve uluslararası hukuk çerçevesinde bütün yönleriyle incelenmelidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun devam edin.
ELİF ESEN (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Ancak şunu da belirtmek gerekir: Azınlık hakları bir misilleme alanı değildir. Türkiye kendi vatandaşlarının haklarını, başka bir devletin tutumuna göre ölçen değil hukuk devleti olmanın gereği olarak koruyan bir cumhuriyettir. Lozan'ı korumak topluma sürekli kuşatılmışlık korkusu aşılamak olmamalıdır, değildir. Kurucu özgüvenimizle haklarımızı bilmek diplomasiyi, hukuku ve devlet aklını birlikte çalıştırmaktır. Bu nedenle araştırma komisyonunun kurulmasını destekliyoruz. Komisyonun görevi hamaset üretmek değil Türkiye'nin haklarının eksiksiz envanterini çıkarmak, ihlalleri somut delillerle belirlemek ve Meclise uygulanabilir bir diplomatik yol haritası sunmak olmalıdır.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)