| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 114 |
| Tarih: | 23.07.2026 |
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Saygıdeğer milletvekilleri, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
"S-400 konusunu bitirdik, ortak üretime varıncaya kadar konuştuk, imzalar atıldı. Bizim geri dönüşümüz asla olamaz, bize böyle bir ahlaksızlık yakışmaz. Kimse bizden tükürdüğümüzü yalamamızı beklemesin, alışılmış liderlerden değiliz, bunu herkesin böyle bilmesi lazım." Bu ifadeleri kim kullandı? Bu ifadeleri S-400'leri aldıktan sonra Sayın Erdoğan kullandı tam yedi sene önce, bu ifadeler kayıtlarda var. Peki, o günden beri S-400'ler kullanılabildi mi? İran savaşı esnasında sözde İran'dan geldiği iddia edilen füzelere karşı kendimizi koruyabildik mi? Hayır. S-400'ler o günden beri hangarlara kapatılmış, bir soba borusuna dönmüş ve İran'dan geldiği iddia edilen füzelere karşı da İspanyol Patriot'ları bizi korumuş ve biz buna tam 2,5 milyar dolar para ödedik ve bu parayı öderken de bu lafları söyledi Sayın Erdoğan. Bugün geldiğimiz noktada S-400'leri satmak için fellik fellik dolaşıyorsunuz. Bu da Sayın Erdoğan'ın ifadesidir. S-400'lere tam 2,5 milyar dolar para ödedik, bunun karşılığında kullanamıyoruz. O günden bugüne tefeciden aldığımız parayı faiziyle hesap edersek bu para 6-7 milyar doları buldu, yanı sıra 1,5 milyar dolar para da F-35'lere ödedik. Amerika dedi ki: Ben seni çıkartıyorum projeden, ödediğin parayı da vermiyorum, uçakları da vermiyorum, bundan sonra ne istiyorsan yap. Bu süre içerisindeki kayıpları da hesaba koyduğumuzda neredeyse 10 milyar dolarlık Türkiye'nin bir kaybı söz konusu oldu. Bu arada Türk sanayisiyle yapılan sözleşmeler, anlaşmalar, hepsi iptal oldu, inanılmaz bir kayıpla karşı karşıyayız. Tabii, CAATSA yaptırımları geldi arkasından, ardından F-16'larla ilgili yaptırımlar geldi, modernizasyon yaptırımları geldi, bir sürü yaptırım geldi fakat o günden sonra ne yazık ki AKP rejimi kalkıp ne kamuoyuna ne Parlamentoya bu sürece dair derli toplu hiçbir izahat, hiçbir açıklama yapmadı. NATO Toplantısı'ndan sonra geçtiğimiz günlerde Amerikan Başkanı Trump ne dedi? "Türkiye bize sadık bir ülkedir." dedi. Bu, inanılmaz bir ifadeydi ve bununla ilgili de ne sizin ne AKP cephesinden ne diplomatik çevrelerde ne de Sayın Erdoğan'ın bizatihi kendisinden hiçbir değerlendirme gelmedi. Bu ülke hiç kimseye sadık olamaz, bu ülkenin sadakati bu topraklaradır, bu milletedir, bu devletedir. Ama Trump dedi ki: "Bana sadıklar hatta İran'da savaşa gireceklerdi, ben söyledim, girmeyin dedim, benim yanımda oldular ve İran savaşında da bize çok yardımcı oldular." Parlamentonun yetkisinde olan savaşa girme veya girmeme konusundaki yetki bile anlaşıldığına göre kullanılmış ve Trump'la kapalı kapılar ardında paylaşılmış. Şimdi dedi ki Trump: "Ben F-35'lerle ilgili bir düşüneceğim." kullandığı ifade o, bir düşüneceğini ifade etti fakat o günden beri hiçbir adım atılmadı, atılması da mümkün değil. Bugün Trump'ın bu sözü üzerine havaya uçanlar aslında Amerika'da olanları bitenleri bilmeyen ve ne yazık ki okuyamayanlardı. Dün itibarıyla Amerikan Dışişleri Bakanlığı bir yazı yazdı, dedi ki kongreye: "Bu şartlar altında Türkiye'ye herhangi bir şekilde F-35'lerin verilmesine onay veremezsiniz çünkü CAATSA yaptırımları var çünkü NDAA Yasası var. Bu yasaya göre Türkiye S-400'leri satmadığı veya tahrip etmediği veya geri iade etmediği sürece ve Rusya'dan bundan sonra herhangi bir silah alışverişi yapmayacağına dair taahhüt vermediği sürece F-35'ler verilmez." Ve siz de şu anda kapı kapı dolaşıp bunları satmaya, bunları pazarlamaya çalışıyorsunuz. Bütün bu haberleri sizden duymuyoruz, Bizim Dışişleri Bakanlığından duymuyoruz; Yunan basınından duyuyoruz, Amerikan kongre üyelerinin yazdığı mektuptan ve Amerikan Dışişleri Bakanlığının Kongreye yazdığı mektuplardan öğreniyoruz. Bu son derece vahim ve son derece sıkıntılı bir durum ne yazık ki.
Tabii, siz bunları önemsemiyorsunuz çünkü hakikaten elinize geçirdiğiniz devlet gücüyle manipüle etmeye çalıştığınız bir kamuoyu var ama gerçekler sizin arzu ettiğiniz gibi saklanmıyor. Bundan tam altı ay önce şu kürsüde S-400'leri satmak için bir girişim içerisinde, bir çaba içerisinde olduğumuzu ifade ettik. O gün de bir şey söylemediniz ama yine Amerikan gazetelerinde yazdığına göre, kapalı kapılar ardında Birleşik Arap Emirlikleri'yle pazarlık yapıyormuşsunuz ve S-400'leri Birleşik Arap Emirlikleri'ne satmak için çaba harcıyormuşsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bu Birleşik Arap Emirlikleri kimdir Allah aşkına? Darbe girişiminden sonra Süleyman Soylu'nun "Darbenin arkasında Amerika ve Birleşik Arap Emirlikleri var." dediği bir ülkedir. Başka? Zamanın Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun "Darbenin arkasında Birleşik Arap Emirlikleri vardır." dediği ülkedir ve siz şimdi bunlarla oturup pazarlık yapıyorsunuz ve acaba S-400'lerden nasıl kurtuluruz diye çaba harcıyorsunuz. Kurtulsanız bile, kurtulsanız bile korkunç bir ekonomik kayıpla kurtulacaksınız ve nihayetinde F-35'leri almak için Amerika'daki yaptığınız girişimler belki uzun yıllar alacak. Kamuoyunu bu yönde yönlendirmeyi lütfen bırakın diyorum.
Şimdi, bu konunun bugün Meclise gelen, daha doğrusu Mecliste görüşülmesine devam eden yasayla ne alakası var? Çok net bir ilgisi ve alakası var. Şu anda tartıştığımız bu torba yasanın içerisinde Akkuyu Nükleer Santrali'yle ilgili bazı hükümler var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun devam edin.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Akkuyu Nükleer Santrali'yle ilgili bazı maddeler var. Sanki çok önemliymiş gibi gece yarısı operasyonuyla çalıştınız, getirdiniz Komisyona ve Komisyon toplantısının bitmesine iki saat kala nükleer tesislere verilecek olan teşviklerle ilgili bir kanun maddesi eklediniz görüşülmekte olan torba yasaya. Peki, buna göre bir etki analizi var mı? Yok. Maliye Bakanlığının bilgisi var mı? Yok. Ne kadar vergi kaybı var? Bilmiyoruz. Bu konuyla ilgili Erhan Usta -bizim Genel Başkan Yardımcımız- hem Komisyonda hem Mecliste konuştu, dün Sayın Yavuzyılmaz çok önemli rakamlar verdi. İkisine de baktığımız zaman, sizin vermediğiniz bilgiler, bizim yaptığımız araştırmalar; bu ülke, bu geçirmek istediğiniz yasayla ilgili tam 5 milyar dolar Ruslara boca etmek durumunda kalacak ve bunun faturası aziz Türk milletine, milletin sırtına vergi olarak yüklenecek. Allah aşkına, Türk sanayicisine uygun görmediğiniz, münasip görmediğiniz, lütfetmediğiniz bu vergi indirimlerini Ruslara niye veriyorsunuz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, son dakika.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Tam 5 milyar dolar, Ruslara bu vergi indirimlerini niye veriyorsunuz? Sorduğumuz zaman cevap veremiyorsunuz. Bir sürü indirim var, hepsinin detayları kanunun içerisinde var. Niye verdiğinizi ben size söyleyeyim mi? Ruslara gittiniz, dediniz ki: "Amerika'ya karşı çaresiz kaldık. F-35'ler gelmiyor. Biz milyarlarca dolar ödediğimiz bu füzelerden, S-400'lerden kurtulmak istiyoruz. Bize bu konuda müsaade eder misin?" Ruslarda hazır yakalamış sizin diplomatik beceriksizliğinizi ve çapsızlığınızı ne kadar sömürürüm ona bakıyor ve ne yazık ki başta nükleer tesisler ve Akkuyu olmak üzere büyük imtiyazlar alıyor. 5 milyar doları bu milletin cebinden alıp Ruslara boca ediyorsunuz. Bu sebeple bunu tarihe not düşmek için söylüyorum, bu imtiyazları verseniz de S-400'leri götürüp Birleşik Arap Emirlikleri'ne satsanız da F-35'leri almak için yapacağınız çabadan netice alamayacaksınız, yanlış yoldasınız diyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.