| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 113 |
| Tarih: | 22.07.2026 |
YAVUZ AYDIN (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu teklifin içinde emeklilerimizi ilgilendiren yakıcı bir mesele vardır, o mesele en düşük emekli aylığıdır. Bu kanun teklifiyle en düşük emekli aylığı 20 bin liradan 23.552 liraya çıkarılmaktadır. İktidar bunu yine büyük bir müjde gibi sunmaktadır. Demek ki "müjde" dediğimiz şey emekliyi açlık sınırının altında tutabilme başarısına dönüşmüştür. Ortada refah artışı yoktur, ortada emekliye nefes aldıracak iyileştirme yoktur; sadece eriyen maaşın üzerine birkaç rakam eklemesi vardır, bunun adına "iyileştirme" denilmiştir. Yani emeklinin sofrasındaki ekmek küçülmüş, iktidarın cümlesindeki müjde büyümüştür. Bugün 23.552 lirayla bir emekli nasıl geçinecektir? Emekli bu maaşla kirasını mı ödeyecektir, faturasını mı ödeyecektir, pazara mı çıkacaktır, torununa harçlık mı verecektir; yoksa ilacını ikiye bölüp tasarruf mu edecektir? Saraylardan bakınca belki bu rakam yeterli görünebilir fakat pazarda, eczanede, kirada ve mutfakta bu para yetmemektedir.
Değerli milletvekilleri, son çeyrek asır emeklinin nasıl geriye itildiğini göstermektedir. 2002 yılı sonunda en düşük emekli aylığı asgari ücretin 1,5 katına yakındı. Bugün teklif edilen 23.552 lira 28.075 liralık net asgari ücretin ancak yüzde 84'üne denk gelmektedir. İşte, yirmi dört yıllık AK PARTİ iktidarının özeti budur. Dün emekli maaşı asgari ücretin üzerindeydi, bugün emekli asgari ücretin altında yaşamaya mahkûm edilmiştir. Aynı çöküş memur emeklilerinde de vardır, 2002'de en düşük memur emekli aylığı en düşük memur maaşının yüzde 96'sına denk geliyordu, bugün bu oran yüzde 43 seviyesine gerilemiştir yani çalışan ile emekli arasındaki makas açılmıştır. Emekli sistemin kenarına itilmiştir. Devlete yıllarca hizmet eden insanlarımız emeklilik döneminde yoksulluğa terk edilmiştir. Kök aylık sorunu çözülmeden yapılan her artış emeklinin cebine kalıcı iyileşme olarak yansımamaktadır. Milyonlarca emekli kök aylığı düşük olduğu için zamdan gerçek anlamda yararlanamamaktadır. Bu sistem, prim ödeme adaletini bozmakta, emekliyi yardıma muhtaç hâle getirmektedir. Emekli, sosyal destek kuyruğunda bekleyen kişi değildir, emekli, emeğinin karşılığını onuruyla alması gereken vatandaştır. Bu ülkede "Kaynak yok." denilmektedir fakat bu torba kanunda büyük yatırımlar için vergi istisnaları vardır, çeşitli sektörler için teşvikler vardır, kamu kaynaklarını aktaran düzenlemeler vardır. Ne hikmetse söz konusu emekli olunca bütçe disiplini hatırlanmaktadır, söz konusu emekli olunca "Kaynak yok." denilmektedir, söz konusu emekli olunca sabır istenmektedir fakat emeklinin sabredecek gücü kalmamıştır. En düşük emekli aylığı net asgari ücretin altında olmamalıdır. Kök aylık sorunu çözülmelidir. Emekli aylıklarına gerçek refah payı verilmelidir. Emekliliği açlık sınırının altında bırakan anlayış ne adaletten ne de kalkınmadan söz edebilir.
Bakın, buradan sesleniyor ve bu fırsatı tepmeyin diyorum: Bu milletin duasını almanın yolu, emektar insanlarımızın hakkını teslim etmekten geçer. Emekliye hakkını vermeyen bir iktidar milletin vicdanında mahkûm olacağı gibi Allah katında da kul hakkıyla hesap verecektir diyor, bu ülkenin alın teriyle emekliliğini hak etmiş vatandaşlarımı saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)