GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:113
Tarih:22.07.2026

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben sizlere bu akşam bir kanun maddesinden değil bu çatının yıllar içinde kaybettiği en önemli değerlerinden bahsetmek istiyorum. Zarafetten, nezaketten, uzlaşma kültüründen bahsedeceğim. Eskiden siyaset sertti ama seviyesiz değildi. Demirel ile Ecevit kürsüde birbirlerine en ağır eleştirileri yaparlardı ama nezaketi asla göz ardı etmezlerdi. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı başladığında Ecevit'in en sert siyasi rakibi Alparslan Türkeş çıktı, "Önce devlet." dedi ve Hükûmetin arkasında durdu. Turgut Özal Çankaya'da muhalefet liderlerini hep ağırlardı çünkü devlet meselelerini parti meselesinin üstünde görürdü. Rekabet vardı, fikirlerin kavgası vardı ama düşman hukuku yoktu. Siz buna "eski Türkiye" diyorsunuz. Soruyorum şimdi, sizin bu yeni Türkiye'nizde, bu düzende ne var? "Torba kanun" diye önümüze koyduğunuz çuvalların içinde gece yarısı hangi maddelerin atıldığını gerçekten okuyan kaç milletvekiliniz var, bilmiyorum. Komisyonlarda muhalefetin verdiği kaç önergenin kabul edildiğini veya reddedildiğini bilen herhangi bir milletvekili olduğunu da zannetmiyorum. Çünkü artık burada yasama yapılmıyor, saray bürokratları tarafından hazırlanan metinler açılıyor, iktidar sıraları el kaldırıyor, sonra adına da "millî irade" deniliyor. Kürsüde fikir tartışılmıyor, milletvekiline söz sadaka verilir gibi veriliyor. Geçmişte bu kürsüden İnönü konuştu, Türkeş konuştu, Erbakan konuştu, Demirel konuştu; birbirlerine muhaliftiler ama hepsi devlet adamıydı. Siz bunu anlayamazsınız çünkü siz yeni Türkiye'nin milletvekillerisiniz. Sizin döneminizde fikir tartışmak çıktı, sadakate dönüştü.

MUSTAFA CANBEY (Balıkesir) - Niye milletvekillerine konuşuyorsun, şöyle Meclise konuş.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Devamla) - Efendim, iktidar milletvekilleri duysun diye konuşuyorum.

MUSTAFA CANBEY (Balıkesir) - Milletvekilleriyle uğraşma, Meclisle uğraş.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Devamla) - Bugün görüştüğümüz torba kanun da bunun en açık ispatıdır.

Anlıyorum, yüzüme gelmek istemiyorsunuz, zor şeyler söylüyorum, olmayan şeylerden bahsediyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)

MUSTAFA CANBEY (Balıkesir) - Tamam, zor şeyler söyleme, gerekli şeyler söyle.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Devamla) - Milletin gerçek gündemi bu torba kanun değil, milletin gündemi ekonomi. Soğanın kilosu 100 lira. Eti, mutfağı filan hiç konuşmak istemiyorum onları. Bu gidişatın değişmesi bu sistemde mümkün görünmüyor çünkü Türkiye'yi siz yoksullukla yönetmek istiyorsunuz, insanları fukaralıkta birleştirmek istiyorsunuz, aynı eski komünistler gibi. İdeali olur insanların ya! "Herkes zengin olsun, herkese eşit davranılsın." Hayır! Sizin ideolojiniz aynı komünistler gibi "Herkes fakir olsun, fakirlikte birleşelim." Böyle bir sistem olur mu arkadaşlar ya! Fukaralıktan insanları kırıyorsunuz.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Alakası yok, alakası yok.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Devamla) - Bakın, komünistlerden ses geldi.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sezai Bey, beğenmediniz mi?

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Alakası yok.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Devamla) - Türkiye bu sene 2,7 trilyon lira faiz ödeyecek arkadaşlar. Bu milletin kaynakları var, bu devletin kaynakları var ama kaynaklar nereye akıyor, onu söylemek istiyorum. 2,7 trilyon lira faiz ödeyecek. Bu, Yunanistan'daki millî savunma harcamasının bütçesinin tam 10 katı. Bu sene 2,5 trilyon lira ÖTV hedeflendi, bu 2,5 trilyon lira ne biliyor musunuz? Komple faize gidiyor, tamamı faize gidiyor. Sanayicinin bile kazancının yüzde 87'si faize gidiyor bu ülkede. Onun için her gün iflas ve konkordato haberlerini okuyoruz. Hangi istihdamdan, hangi yatırımdan bahsedebilirsiniz böyle bir tabloda?

Sizin gündeminiz şu anda ne? İtişli arabadan vergi, arkadan çekişli arabadan vergi, oradan harç, buradan zam; milletin boğazına kadar çöktünüz, millet nefes alamaz hâle geldi. Mesele kaynak bulmak değil, bulunan kaynağı doğru kullanmaktır asıl mesele. Türkiye'nin kaynakları var ama biz başka yerlere kullanıyoruz. Bu Meclisin görevi de milletin cebine yük olmak değil, bu Meclisin görevi milletin hayatını kolaylaştırmak olmalı. Maalesef yeni Türkiye'de, yeni Türkiye'nin vekilleri milletin yükünü hafifletmiyor, her çıkardıkları kanunla milletin omuzuna yeni bir yük daha veriyorlar. Şunu unutmayın: Bakın, bu Meclisi vasatlığa mahkûm edenler sadece yasamanın kalitesini düşürmez, milletin umudunu da düşürür, milletin iradesini de zayıflatır ve bunun siyasi sorumluluğu, vebali bugün bu sıralarda düşünmeden el kaldıran herkesin omuzlarında olacaktır.

Saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)