| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 113 |
| Tarih: | 22.07.2026 |
SEDA KÂYA ÖSEN (İzmir) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri, ekranları başında bizleri izleyen değerli vatandaşlarımız; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Gündemdeki kanun teklifiyle ilgili söz almış bulunuyorum.
Getirilen torba kanunla Hükûmet, aklın, siyasetin ve Meclisin sınırlarını zorlamaktadır. Bir torba kanun düşünün ki emekli maaşlarından siber güvenliğe, siber güvenlikten sinema sektörüne, oradan PTT'ye, oradan turizme kadar birçok ilgili ve ilgisiz konu bir araya getirilmiş, kanunlar pazar torbası misali sıkış pıkış doldurulmuştur. Bu ciddiyetsizlik, bu özensizlik niye? Türkiye'yi antidemokratik raylara sokmak için yıl boyunca göstermiş olduğunuz çabayı Meclisi çalıştırmak için gösterseydiniz, bu memleketin hâli de vatandaşın cebi de Meclisin nizamı da daha iyi durumda olurdu.
Kıymetli milletvekilleri, getirmiş olduğunuz pazar torbası kanunla turizm ve kültür alanındaki gerekli, geç kalmış ve eksik adımları atıyorsunuz. Verdiğiniz teklifle sizleri İran-Amerika Birleşik Devletleri krizinin başladığı günden bu yana söylediğimiz "Geliyorum." diyen kazanın geldiğini itiraf ettiniz. Turizm işletmecilerine SGK teşviki veriyor ve bunu da turizmdeki krizden kaynak istihdam azalmasının önüne geçmek adına yaptığınızı dile getiriyorsunuz. Siyasi kaoslara alışkın olan bir coğrafyada ayakta kalmaya çalışan turizm sektörünün bu krizden etkileneceğini bilmiyor muydunuz? Kriz şubat ayında başladı yoksa kanunları pazar torbası sıkıştırmanıza neden olan egonuz sizleri "Biz bu krizi nasıl olsa atlatırız." mı dedirtti? Bugün turizmciye teşvik veriyorsunuz, verdiğiniz teşvikin uygulanması ağustos ayını bulacak. Geçmişe dönük hesaplansa da İran-ABD krizinin çıktığı günden bu yana ayakta kalabilmek için sermayesinden yiyen, yüksek faizle borçlanan işletmecilerin zararını peki kim karşılayacak? Bu zarar ortadayken, teklifte söylediğiniz gibi istihdamda sorun varken turizmde kalıcı ve uzun vadeli adımlar atılması gerekiyor. Kârsızlık, yüksek maliyet, düşen talep üçgenine sıkışan sektörün yaklaşık elli yıllık kazanımlarını kaybetmemesi ve dünyadaki yerini koruması için 2027 yılını da kapsayacak düzenlemeler getirilmelidir. Unutmayalım ki turistlere hizmet sağladığımız bu coğrafyada bizleri gül bahçeleri beklemiyor.
Kıymetli milletvekilleri, Komisyona getirdiğiniz ve daha sonra çıkardınız maddeyle yapısal bir kriz yaşayan sinema sektörüne de kaynak aktarımı yapacağınızı söylemiştiniz. Bunun da internet platformlarının cirosundan yapacağınız kesintiyle gerçekleşeceğini belirtmiştiniz. Bu mesele ele alınış biçimi olarak içinde haksızlık barındırıyordu. Bunun yanında verginin doğasına aykırı bir durumu da işaret ediyor ancak Hükûmet cirodan vergi kesintisi meselesine alışmış durumda. Vergi işletmeler ve ticarethaneler söz konusu olduğunda doğası gereği kazançtan alınmalıdır. Ancak Hükûmet konaklama vergisi ve TGA payında gördüğümüz gibi maliyenin finansman kaynakları daralınca soluğu cirodan kesintilerle alıyor. Yüksek enflasyon karşısında işletmelerin kârlılığı günden güne azalırken bir de verginin haraca döndürülmesi kabul edilemez. Sizlerin "Ben yaptım oldu." anlayışının son tablosu olan 281 sayılı pazar torbası kanununa dair görüşümüz işte bu şekildedir. Türkiye'yi adalet ve kalkınmadan uzaklaştırma heyecanı ve arzusu içinde olan Hükûmetin aynı coşkuyu memleketin dertleri için de göstermesini temenni ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)