GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:113
Tarih:22.07.2026

MEHMET ZEKİ İRMEZ (Şırnak) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Türkiye'de emekçilere dönük topyekûn bir güvencesizleştirme, borçlandırma ve kazanılmış hakları yok sayma, yok etme harekâtı son yıllarda giderek yoğunlaştı. Bu kürsüden iktidar milletvekillerine sormak istiyorum: Son yıllarda, işçinin, emekçinin, kamu çalışanının lehine olan, özlük haklarını iyileştiren tek bir kanun teklifini dahi yasalaştırabildiniz mi? Kendinizi kandırmadan, içiniz rahat bir şekilde bu soruya "Evet." diyebiliyor musunuz? Oysa öncelik yurttaşı, emekçiyi ve emekliyi bu ağır ekonomik krizden korumak olmalıdır.

Ne var ki emekçilere dönük bu saldırı dalgasının bir diğer boyutunu tam da önümüzdeki bu torba kanunda yaşıyoruz. TÜRK TELEKOM'u özelleştirip satan iktidar gözünü şimdi de PTT'ye dikmiş durumda. İktidarın bu sinsi niyetini diğer kamu teşebbüslerinde de pekâlâ görebiliyoruz. Kamu kurumları bilinçli politikalarla batırılıyor ve sermayeye peşkeş çekilmek üzere işlevsizleştiriliyor. Bir yandan emekçiler güvencesizleştirilirken diğer yandan taşeronlaşma âdeta merkezîleştiriliyor.

Bu kanun teklifiyle PTT'de yapılmak istenen açıkça şudur: Kamu emekçilerini idari hizmet sözleşmeli statüsüne mahkûm etmek ve onları kazanılmış tüm haklarından mahrum bırakmaktır. İktidar, bu piyasacı, neoliberal emek rejimi modelini PTT'de uygulayıp ardından tüm kamuda aynı biçimde yaygınlaştırmayı ve normalleştirmeyi hedeflemektedir. Üstelik İHS'yi kabul etmeyen emekçiler istihdam fazlası ilan edilerek kendi iradeleri dışında başka kurumlara sürgün edilmek isteniyor, iş güvencesi fiilen ortadan kaldırılıyor. Ayrıca, PTT'de binlerce İHS personeli yıllardır güvencesiz bir şekilde ve koşullarda çalıştırılıyor. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Emekçilerin talepleri açık ve nettir. 108'inci madde derhâl iptal edilmelidir. Tüm çalışanlara amasız ve fakatsız tam iş güvencesi sağlanmalıdır. Mali ve özlük haklarında adalet ve eşitlik tesis edilmelidir. Sömürüyü derinleştiren performans sistemi derhâl kaldırılmalıdır. PTT emekçilerinin hakları geçici düzenlemelerle değil, kanunla güvence altına alınmalıdır.

Değerli milletvekilleri, çalışanları piyasacı rejime tabi tutmada hiçbir olumsuzluk görmeyen bu iktidar, emekliyi es geçiyor mu? Elbette ki hayır. 17 milyona ulaşan emekliler derin bir yoksullukla maalesef karşı karşıya. 2003 yılında ortalama emekli aylığı asgari ücretin yüzde 36 üzerinde iken bugün asgari ücretin yüzde 22 altına geriledi. 2002'de emekli aylığının kişi başına düşen gelire oranı yüzde 46,4 iken bu oran yüzde 29'a düştü. Avrupa'da emekliye ayrılan kaynakların ülke gelirine oranı yüzde 9,8 iken Türkiye'de bu oran yalnızca -şimdi- yüzde 3,7. Aylık 20 bin liraya mahkûm edilen emeklilerin maaşı yılın ilk altı ayında enflasyon karşısında maalesef eridi, yok oldu, ortadan kaldırıldı. Emeklilerin yüzde 89'u geçinebilmek için çalışmak zorunda, yüzde 63'ü borç batağında şimdi. Yılın ilk dört ayında ise geçinebilmek için çalışmak zorunda kalan 65 yaş üstü 37 emekçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

Getirilen kanun teklifiyle en düşük emekli aylığı 20.000 liradan 23.552 liraya çıkarılıyor. "Ne büyük lütuf, ne büyük iyilik, Allah tüm iktidar milletvekillerinden razı olsun. Sonunda dayanamadılar, emeklilerin çığlıklarını duydular. Bu 3.552 liralık zamla emekli enflasyonu aşacak, rahata erecek. Çok sağ olun arkadaşlar. Emeklileri nasıl sevindirdiniz bilemezsiniz." dememizi bekliyorsunuz ama yanılıyorsunuz. Bu zam daha emeklinin cebine girmeden gene eriyecek, yok olacak.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MEHMET ZEKİ İRMEZ (Devamla) - Bunu bile bile, açlığı emekliğe dayata dayata bu devleti değil, iktidarınızı ayakta tutmaya çalışıyorsunuz ama er ya da geç devran dönecek, bundan hiç kuşkumuz yok.

Ben herkes için emeklilere reva gördüğü yaşamı yaşamasını diliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)