GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:113
Tarih:22.07.2026

BURAK AKBURAK (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun teklifinin 3'üncü maddesi üzerine İYİ Parti Grubu adına söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bu madde sinema sektörüne verilecek desteklerin Kültür ve Turizm Bakanlığının döner sermaye kaynaklarından da karşılanmasını öngörüyor. İlk bakışta sinemaya yeni bir kaynak açılıyor gibi görülebilir. Sinemamızın daha fazla desteklenmesini biz de istiyoruz ancak yeni kaynak oluşturmak tek başına yeterli değil; kaynağın miktarı, ödeme takvimi ve nasıl denetleneceği de baştan belli olmalı. Kuruldan çıkan destek kararı yapımcı için kâğıt üzerindeki rakam değildir; oyuncuyla anlaşır, ekibini kurar, mekanını belirler, çekim takvimini yapar fakat ödeme tarihi bilinmiyorsa bütün hazırlık bekler. Paranın ne zaman geleceği belli olmayan destek yarım destektir. Çekincemiz bizim burada başlıyor. Döner sermaye geliri, Bakanlığın sunduğu mal ve hizmetlerden aldığı ücretlere bağlıdır, yıl içinde artabilir de azalabilir de. Sinema desteğini bu gelirin seyrine bırakmak, kültür politikasını tahsil edilen hizmet bedellerine bağımlı hâle getirir.

Teklif, bütünüyle birlikte okuduğunda başka bir risk daha ortaya çıkıyor: Bakanlığın sunduğu hizmetlerin daha fazla ücretlendirilmesi. Kamu hizmetlerini ücretlendirerek döner sermayeyi büyütmek bütçenin yükünü azaltıyor gibi görünür, gerçekte ise yükü vatandaşa, sanatçıya ve işletmeye taşır. Devletin görevi her hizmetten gelir üretmek değildir. Genel bütçede sinemaya ayrılan kaynak yetersizse rakam da sorumlusu da bellidir. Döner sermayede ise ödeme geciktiğinde "Gelir gerçekleşmedi." denip geçilebilir. Oysa Meclis genel bütçe zamanı ne kadar kaynak ayrıldığını görmeli, sektör de hangi tarihte ne kadar ödeme alacağını bilmelidir. Bu nedenle, döner sermaye genel bütçenin yerine geçen bir yol değil ancak sınırları belirlenmiş tamamlayıcı bir kaynak olabilir.

Sinema destekleri için asgari bütçe tutarı, ödeme takvimi ve yıl sonunda hangi projeye ne kadar ödeme yapıldığı açıklanmalıdır. Fransa'da sinema ve görsel, işitsel faaliyetlerden alınan belirli vergiler yine bu alanların desteklenmesine yönlendiriliyor yani kaynağın nereden geleceği ve nereye gideceği baştan tarif ediliyor. Bizim ihtiyacımız da belirsizliği büyütmek değil böyle açık bir sistem kurmak olmalı. Sinema ile turizmi birbirinden ayrı düşünemeyiz. Bir film yalnızca salonda izlenmez; çekildiği şehri, sokağı, tarihî yapıyı milyonlara gösterir; yerel esnafa iş sağlar, bölgenin tanıtımına katkı sunar, yıllar sonra bile ziyaretçi getirir. Sinemaya ayrılan kaynak doğru kullanıldığında kültürün yanında turizmi de besler.

Turizmde açıklanan rakamlar ile sahadaki tablo arasındaki farkı göz ardı edemeyiz. Ziyaretçi sayısı yükseliyor, oteller doluyor fakat elde edilen gelir sektörün bütününe aynı ölçüde ulaşmıyor. Otelciden seyahat acentesine, tur rehberinden küçük esnafa kadar sektörün tamamı ağır maliyet baskısı altında. Sezon başında yapılan hesaplar birkaç ay içinde hükmünü kaybediyor. Bedelini yalnızca işletme sahibi ödemiyor, istihdam daralıyor, hizmet kalitesi zayıflıyor, küçük işletmeler piyasadan çekiliyor.

Turizmin birkaç aya ve belirli bölgelere sıkışması da çözülmeli. İspanya sezonu uzatmayı ve ziyaretçileri farklı bölgelere yönlendirmeyi turizim stratejisinin merkezine aldı. Biz de kültür, sağlık, gastronomi, yayla ve kış turizmini aynı planının küçük güçlü parçaları hâline getirerek turizmi yılın tamamına gelebiliriz.

Atılacak adımlar da belli. Küçük işletmelerin vergi ve katkı payları cirolarına göre belirlenmeli. Sezon dışında istihdamını sürdüren işletmelere prim desteği verilmeli. Enerji ve yenileme yatırımlarına uzun vadeli finansman kanalları açılmalı. Toplanan turizm payının nerede ve hangi amaçla kullanıldığı sektörle düzenli paylaşılmalı. Sinemaya da turizme de kaynak ayıralım. Ancak bunu belirsiz gelirlerle ve sektörün sırtına yeni yükler bindirerek yapmayalım.

Teklifin 3'üncü maddesinin genel bütçeyi esas alan döner sermaye ödemelerinin sınırını, takvimini ve denetimini açıkça gösteren bir yapıyla yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)