| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 113 |
| Tarih: | 22.07.2026 |
MEHMET KARAMAN (Samsun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün önümüzde bulunan kanun teklifinin bazı maddelerini değerlendirmek üzere söz almış bulunuyorum.
Bu kanunun 3, 4, 5, 16 ve 21'inci maddeleri Mili Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna tali komisyon olarak havale edildiği hâlde tali Komisyon Başkanı Komisyon üyelerini toplamadan tek başına görüş bildirmeyeceğine dair bir yazıyı bütçe Komisyonuna yazarak Komisyon üyelerinin görüş bildirme haklarını gasbetmiştir. İktidar bu maddeleri sinemaya destek ve kültür varlıklarını koruma ambalajıyla önümüze getirmiştir. Ancak teklifin satır aralarına baktığımızda karşımıza bambaşka bir tablo çıkmaktadır. Bu maddelerin ortak bir paydası ve tek bir amacı vardır. Devletin anayasal görev alanına giren hizmetleri genel bütçeden finanse etmek yerine Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütçe denetiminden kaçırarak Kültür ve Turizm Bakanlığı döner sermayesine bütçe dışı, keyfî bir havuz yaratmaktır.
Dijital platformlardan kesinti ve sinemanın fonlaştırılması... Teklif diyor ki: "Ücretli televizyonlar ve internet platform işletmecileri net satışlarının yüzde 2'sini Bakanlık döner sermayesine yatırsın." Üstelik Cumhurbaşkanına bu oranı yüzde 4'e çıkarma veya yüzde 1'e indirme yetkisi de veriliyor. Değerli milletvekilleri, bu düzenleme hukuken sakattır. Anayasa'mızın 73'üncü maddesine göre bu bir benzeri mali yükümlülüktür ve temel unsurlarının kanunla belirlenmesi zorunludur. Mükellefi ve matrahı belirsiz bir vergi ihdas ediyorsunuz. Yarın Anayasa Mahkemesi bu garabeti iptal ettiğinde devlet devasa toplu iade davalarıyla karşı karşıya kalacaktır. Ayrıca, vergi oranını Cumhurbaşkanının takdirine bırakarak Anayasa’nın 7'nci maddesindeki yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesini açıkça çiğniyorsunuz. Vergilendirme yetkisini Meclisten alıp yürütmeye kaydırıyorsunuz.
Peki, bu kesintinin sektöre faydası var mı? Bugün bu platformlar zaten yüzde 1,5 RTÜK payı ve yüzde 7,5 dijital hizmet vergisi ödüyor. Şimdi, siz buna potansiyel olarak yüzde 4'e kadar çıkabilecek yeni bir yük ekliyorsunuz. Bunun iki sonucu olur: Ya platformlar bu maliyeti doğrudan vatandaşın faturasına yansıtacak -ki bu geçim sıkıntısı çeken hanelere kesilmiş örtülü bir dijital abonelik vergisidir- ya da platformlar yerli içerik bütçelerinden kesinti yapacaktır. Parayı doğrudan Sayıştay denetimi dışındaki döner sermaye havuzuna atarak siyasi tercihlere dayalı, seçici ve eleştirel sinemacıları cezalandıran bir sansür fonu yaratma riskini büyütüyorsunuz.
Gelelim teklifin kültür varlıklarını koruma hizmetlerinin ücretlendirilmesine. Anayasa'mızın 63'üncü maddesi çok açıktır; kültür varlıklarını korumak devletin anayasal ödevidir ve bugüne kadar bu ödev genel bütçeden karşılanmıştır. Ancak bu torba yasayla koruma idaresini resmen bir tahsilat dairesine dönüştürüyor. Neler getiriyorsunuz? Sit kaydının kaldırılması veya Koruma Yüksek Kuruluna itiraz için 12.500 ila 25 bin TL arası ücret. Onaylı projede tadilat için metrekare başına 20 ila 40 TL, bilgi, belge talepleri için evrak başına 175 TL ve Boğaziçi Kanunu kapsamındaki alanlarda bu ücretleri 2 katı olarak alacaksınız. Üstelik olumsuz bir karar çıkarsa vatandaşın parasını iade bile etmeyeceksiniz.
Değerli milletvekilleri, bir devlet vatandaşına "Benim verdiğim karara itiraz edeceksen bana 25 bin lira ödeyeceksin." diyemez. Bu, hak arama hürriyetinin, etkili başvuru ve dilekçe hakkının doğrudan gasbıdır, Anayasa’nın 36'ncı, 40'ıncı ve 74'üncü maddelerine de aykırıdır. Bu paralar kimden çıkacak? Zaten restorasyon maliyetleri altında ezilen, tarihî mahallelerde yaşayan orta ve dar gelirli vatandaştan. Siz sit alanındaki vatandaşa metrekare hesabı ceza gibi harç keserken, enerji, maden ve altyapı projeleri için devasa şirketlere 5 bin ila 50 bin TL arası sembolik bir tavan ücret koyuyorsunuz. Yük dağılımındaki bu adaletsizlik vicdanları yaralamaktadır. Vatandaşlar parasızlıktan evine çivi çakamayıp binasını kaçak müdahaleye veya çökmeye terk ederken Bakanlık kendi denetlemesi gereken dev projelerden gelir elde ederek açık bir kurumsal çıkar çatışmasının içine itilmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; karşımızdaki tablo nettir: Kamu maliyesini fonlaştıran, Anayasa’nın 87'nci ve 161'inci maddeleriyle teminat altına alınan Meclisin bütçe hakkını aşındıran tehlikeli bir emsalle karşı karşıyayız. Bizler, adaletsiz yük dağılımını yaratan, vatandaşına hak aramayı parayla satan, sanatı ve kültürü siyasi bir tekelin esnek döner sermayesine mahkûm eden bu tasarıyı kabul edemeyiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MEHMET KARAMAN (Devamla) - Kültür ve Turizm Bakanlığının bütçe dışı, maliye üstü gelir yaratma sevdasıyla hazırlanan bu maddenin teklif metninden çıkarılmasını talep ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)