| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 113 |
| Tarih: | 22.07.2026 |
TALİH ÖZCAN (Düzce) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun teklifinin 2'nci maddesi üzerinde grubumuz adına söz almış bulunuyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Türkiye böyle bir dönemi tarih boyunca hiç yaşamadı. Emekli olduk, ev aldık, araba aldık, emekli maaşımızla geçindik, kimseye muhtaç olmadık. Ürünümüzü sattık, traktör aldık, tarla aldık, çocuklarımızı evlendirdik, fabrikalarda çalıştık, insanca yaşadık. Millet olarak fakirlik ve yokluk içinde Kurtuluş Savaşı verdik, cumhuriyeti kurduk, Osmanlı döneminden kalan borçları ödedik. Portakal sattık, üzüm sattık, yüzlerce fabrika inşa ettik; kâğıt fabrikası, demir çelik fabrikası, şeker fabrikaları kurduk. Otoyollar, köprüler yaptık, ülkemizi demir ağlarla ördük. Siz yirmi dört yılda elimizde ne var ne yok hepsini sattınız; yetmedi, yer altı kaynaklarımızı tükettiniz; yetmedi, 130 milyar dolar olan dış borcumuzu 550 milyar dolara çıkardınız; yetmedi, yap-işlet-devret modeliyle milleti borç batağına soktunuz; yetmedi, yargıyı, orduyu, polisi, jandarmayı, eğitimi, sağlığı, medyayı ve devletin bütün kurumlarını kendinize bağladınız. Temel hak ve özgürlükleri yok ettiniz, kurduğunuz düzende hak, hukuk ve adaleti bitirdiniz; insanları korkudan konuşamaz hâle getirdiniz. Kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırdınız, millet olarak egemenliği tek adam rejimine bağladınız; Türkiye'yi üçüncü dünya ülkesi yaptınız. Size soruyorum: Memuru, işçiyi, emekliyi, esnafı, çiftçiyi, gençleri ne zaman gündeme alacaksınız? Ne zaman Türk halkının mutluluğu ve refahı için çalışacaksınız? Bir avuç insanı zengin ettiniz, 25 milyon yoksul yarattınız; varlıklarımızı ve kaynaklarımızı müteahhitlere, yabancılara aktardınız. Yirmi dört yılda bu yönetim milleti perişan etti. 4 milyon kişi banka borçları yüzünden icralık oldu, icra dosya sayısı 25 milyona yükseldi. 86 milyon vatandaşımıza zenginlik içinde fakirlik yaşatıyorsunuz. Adaleti ve hukuku yok ettiniz. Yabancı yatırımcı gelmiyor, yerli yatırımcı fabrikasını yurt dışına götürüyor. 3 milyon kişi iş bulamıyor; 2,5 milyon kişi umudunu kaybetti, iş aramaktan vazgeçti. İnsanların yaşama hevesini, mutluluğunu ve geleceğini yok ettiniz; yirmi dört yılda yüzü gülen insan bırakmadınız. Sizin en büyük eseriniz yoksulluk ve yasaklardır.
Değerli arkadaşlar, açlık sınırının 35 bin lira, yoksulluk sınırının 116 bin lira olduğu bir dönemde milyonlarca emeklimize verdiğiniz 3.500 liralık artış sefalettir, fakirliktir, açlıktır. Emeklimize bu yapılan artış çare olmaktan çok uzaktır. Uzun zamandır halkın karşısına çıkamayan, çarşıya, markete, pazara gidemeyen iktidara soruyorum: Mutfaktaki yangını ne zaman söndüreceksiniz? Yatağa aç giren, okula yemek götüremeyen, musluktan su içen, kantinden simit alamayan çocukların yaşadığı dramı biliyor musunuz? Kirasını, faturasını, vergisini ödeyemeyen esnafların yüzüne nasıl bakacaksınız? Tarlasını ekemeyen, traktörüne icra gelen çiftçimizi hiç mi düşünmüyorsunuz? Gece karanlığında pazar atıklarını toplayan, tarihî geçmişleri alarak evine götüren kadınlardan, emeklilerden hiç utanmıyor musunuz?
Değerli arkadaşlar, biz burada ne söylersek söyleyelim, siz Cumhur İttifakı olarak bu artışı kabul edeceksiniz. Bu yüzden sokağa çıkın, çarşıya, pazara, markete gidin, halkın arasına girin, bu artan emekli maaşını, 3.500 lirayı siz izah edin, siz izah edin!