| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 113 |
| Tarih: | 22.07.2026 |
TURAN YALDIR (Aksaray) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İYİ Parti Grubum adına söz almış bulunuyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuz kanun teklifinde nükleer enerji santrali yatırımlarına ilişkin düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden istisna tutuluyor. Bu kıyak hangi şirketlere ne kadarlık bir vergi avantajı sağlıyor, belli değil. İktidarın klasik yaptığı işlerden birine daha tanıklık ediyoruz; sözleşmeleri yapılmış, fiyatları belirlenmiş, yatırım süreci başlamış projelere sonradan yeni bir imtiyaz sağlanıyor yani maç başladıktan sonra kurallar bir tarafın lehine değiştiriliyor. Peki, bu imtiyazların karşılığında milletimiz ne kazanıyor? Cevap yok. Yıl değişiyor, senaryo değişmiyor. Vatandaşın vergisine gelince taviz vermeyenler büyük şirketlerin vergisine gelince ne hikmetse cömertleşiyor. Teşvik verilecekse şirketlerin kasasını büyütmek için değil milletin elektrik yükünü hafifletmek için verilmeli.
Sayın milletvekilleri, bugün bu Mecliste en düşük emekli maaşının 20 bin liradan 23.552 liraya çıkarılmasının ayıbını oylayacağız. Verilen artış günlük yaklaşık 118 liradır. Şimdiye dek iktidarın en büyük destekçisi olan emeklilerimiz, pazar alışverişlerine dahi akşamüzeri gidip kalan ikinci sınıf ürünü satın alıyor, kışın kaloriferi en düşük ayarda tutuyor, huzur içerisinde torun seveceği yaşta çalışmak zorunda kalıyor. Bırakın torununa harçlık verebilmeyi, mutfaktaki tencerenin içini düşünüyor, kasabın önünden ise transit geçiyor. İktidar ile bu kadar acıyı çeken emekli arasındaki gönül bağını ise "Kasap sevdiği deriyi yerden yere vururmuş." atasözüyle özetleyebiliriz. Bu, öyle bir gönül bağı ki sorsanız bazılarına "20 bin lira emekli maaşı alıyorum, yetiyor; dahası, her ay bir de kenara bir tane altın atıyorum." diyor. İktidar 3.500 TL'lik artışa "Müjde." diyebilir, biz ise bu tutarları insan onuruna yakıştırmıyoruz.
Efendiler, emeklilerimiz sizden lütuf ya da sadaka istemiyor, yıllarca alın teriyle ödedikleri primlerin karşılığını istiyor çünkü emeklilik çalışmaya mecbur bırakılan bir hayat değil, huzurun ve vefanın karşılığı olmalıdır. Kamudaki şatafata kaynak bulurken emekliğe ise yokluk reva görülüyor.
Geçtiğimiz günlerde NATO ev sahipliğimizde güçlü devlet olduğumuzu hep birlikte gördük. O hâlde, NATO'da gösterilen bu gücü, gelin, bu iktidarı ayakta tutan emeklilerimize de bir kez olsun gösterin. Güçlü devlet, emeklisini sırtında yük gören değil ömrünü devletine adamış vatandaşına vefa gösterendir. Güçlü iktidar, emeklisini enflasyona ezdiren değil ona hakkını teslim edendir. Güçlü iktidar, vatandaşını yardıma muhtaç eden değil onuruyla yaşatandır. Velhasıl, en düşük emekli aylığı en az asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır. Çünkü emekliye sahip çıkmak sadece bir sosyal politika değil devlet olmanın namus borcudur.
Sayın milletvekilleri, Ahbap derneğinde yaşandığı iddia edilen kepazeliği, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması gereken bağışların başka amaçlarla nasıl kullanıldığını hep birlikte utanarak izliyoruz. Millet olarak bu tür dolandırıcılık sarmalı hikâyelerine o kadar alışığız ki Ahbap da ne ilk ne de son hikâye olacak. Hafızalarımızı geriye götürdüğümüzde, daha dün, Deniz Feneri, YİMPAŞ, JetPA, Kombassan, Endüstri Holding, Yunus Emre Vakfı, kuyumcu tarafından çalınan bir vakfa ait yüzlerce kilo altın, Kızılayın depremde çadır satışı hikâyesi ve bugün Ahbap; geçmişte ve yakın gelecekte ise daha niceleri ve tüm bu hadiselere rağmen uslanmayan yardımseverlik anlayışımız. Tüm bunların temelinde yatan sebep ise tarafgirlik duygusu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin, buyurun.
TURAN YALDIR (Devamla) - Böylesine büyük para trafiklerinin devletin radarına ancak para kül olduktan sonra girmesi acziyet değil ise nedir? MASAK, vergi daireleri ve dernekleri denetleyen birimler ne yapıyor? Bu kurumlar görmediyse acziyet vardır. Gördüğü hâlde sustuysa ihanet vardır. Ne tuhaftır ki dernek ve vakıf isimleri değişiyor ama denetimsizlik ve cezasızlık düzeni hiç değişmiyor. Bir kesim dinî duygularla, diğer kesim ise millî duygularla istismar ediliyor. Hangi vakıf, hangi dernek, hangi kurum olursa olsun şeffaflık da denetim de adalet de herkese eşit uygulanmalıdır.
Ahbapların dosyası da çavuşların dosyası da ardına dek açılmalıdır diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)